AÇIK SÜT TÜKETİMİ YÜZDE 50’YE GERİLEDİ

21 Mayıs Dünya Süt Haftası nedeniyle sağlık için her gün yeterli miktarda ve sağlıklı ambalajda süt tüketmek gerektiğine dair mesajlar bir kez daha gündemdeki yerini aldı. Süt tüketiminde en önemli konulardan birini açık süt oluşturuyor. Tetra Pak ülkemizde son yıllarda bu konuda önemli bir gelişme yaşandığını, açık süt tüketiminin giderek azaldığını açıkladı. Tetra Pak Kurumsal İletişim Müdürü Mutlu Tanberk, 2000 yılında yüzde 70 iken, 2007 yılında yüzde 50’ye gerilediğine dikkat çekti. Açık süt tüketiminin azalmasında bu konuda uzun yıllardır sürdürülen bilinçlendirme çalışmalarının, tüketicilerin süt ile ilgili mesajların doğruluğu konusunda daha duyarlı hale gelmesinin önemli rolü var.

21 Mayıs 2008, İstanbul; Açık sütün sağlık açısından yarattığı tehdit ve sağlık için her yaşta, her gün sağlıklı ambalajda, yeterli süt tüketilmesi gerektiği bu yıl da 21 Mayıs Dünya Süt Haftası’nın ana mesajı oldu. Düzenlenen etkinliklerle herkes daha fazla ve sağlıklı ambalajda süt tüketmeye davet edildi.

Tetra Pak, açık süt tüketiminde son dönemde yaşanan gerilemenin sevindirici olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, tüketicilerin artık süt ile ilgili verilen bilgilerin doğruluğu konusunda daha sorgulayıcı, daha duyarlı oldukları belirtildi. Sağlıklı ambalajda yönelimde, uzun yıllardır sürdürülen bilinçlendirme çalışmalarının da önemli katkısı bulunuyor.

Açık süt tüketimi yüzde 50 seviyesine geriledi

Tetra Pak Kurumsal İletişim Müdürü Mutlu Tanberk, 2007 yılında açık süt tüketiminin yüzde 50’ye gerilediğini belirterek şunları söyledi:

“Ülkemizde satışı kanunen yasak olan açık süt, zararlı çok sayıda mikroorganizma içeriyor. Açık süt, evlerde içindeki mikroorganizmalardan arındırılmak için uzun süre kaynatılınca besin değerini yüzde yüze varan oranlarda yitiriyor. Biz, uzun yıllardır sağlıklı süt tüketimi konusunda toplumu bilinçlendirici çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son dönemde açık süt tüketiminde yaşanan gerileme, toplumda sağlıklı ambalajda süt tüketimi bilincinin giderek güçlendiğini ortaya koyuyor. Açık süt tüketimi 2000 yılında yüzde 70 iken, 2007 yılında yüzde 50’ye geriledi. Açık sütün yararlı olduğuna dair, bilimsel gerçeklere dayanmayan yanlış bilgi ve mesajların, tüketicilerin gözünde inanırlığını yitirmeye başladığını görmekten mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde sürdüreceğimiz çalışmalarla, sağlıklı ambalajda daha fazla süt tüketiminin artmasına destek vererek, toplum sağlığının gelişmesine katkımızı sürdüreceğiz.”

Osteoporozdan korunmanın en etkili yollarından biri süt içmek

İleri yaşlarda özellikle kadınları tehdit eden osteoporoz yani kemik erimesi hastalığından korunmak için çocukluktan itibaren her gün yeterli miktarda süt içmek önem taşıyor. Süt vücuda ihtiyaç duyduğu kalsiyumu kazandırarak kemiklerin güçlenmesini sağlıyor.

Kemik yapısının 2/3’ü mineral, bu mineralin %40’ı da kalsiyumdan oluşuyor. Vücutta bulunan toplam kalsiyumun yüzde 90-99’u iskelet sistemi ve dişlerde bulunuyor. Büyüme çağında yeterli kalsiyum alımı, kemik kütlesinin artmasını ve ileri yaşlarda kemik erimesi riskinin önemli oranda azalmasını sağlıyor. Süt ve süt ürünleri, kalsiyum açısından zengin ve en rahat ulaşılabilecek besin maddeleri arasında yer alıyor. 100 ml tam yağlı süt 118 mg, yarım yağlı süt 120 mg, yağsız süt ise 122 mg kalsiyum içeriyor. Bu nedenle çocukluktan itibaren düzenli ve yeterli süt içmek gerekiyor.

Osteoporozdan korunmak için ayrıca düzenli egzersiz yapmaya, dengeli beslenmeye, her öğün dört temel besin grubu olan et, süt, sebze meyve ve tahıl grubu besinden dengeli olarak tüketmeye dikkat etmek önem taşıyor.