Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Genel Sağlık Sigortası Bu Ülke Halkına Ve Çalışanlara Ne Getirecek?


Hükümetin son günlerde Bakanlar Kurulunda imzaya açtığı ve TBMM’ye sunacağı Genel Sağlık Sigortası ve Sosyal Güvenlik Yasa Taslakları konusunda endişelerimiz üst boyutlardadır. Bu yasa taslakları kamuoyunda tek taraflı olarak tartışılmakta, sağlık ve sosyal hizmet alanında örgütlü sendika ve meslek kuruluşlarının görüşü alınmamaktadır. Biz Sağlık ve Sosyal Hizmet alanında 50.000 üyeli, Profesöründen, Pratisyen Hekimine, Hemşireye ve Hizmetlisine kadar örgütlü olan; KESK’ e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) olarak bu konudaki endişe ve görüşlerimizi sizinle paylaşarak, bu topluma ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek istedik.

Ülkemizdeki mevcut sağlık ortamı ;

Hemen her gün kamuoyunda sağlık skandalları adı altında olaylar, uzayan kuyruklar, para yokluğundan tedavi olamayan yurttaşlar için (şanslı olanlar) açılan yardım kampanyaları gibi haberlerle karşılaşmaktayız. Biz sağlık çalışanları ise en ufak bir olayda sorumlu olarak işaret edilip sistemden kaynaklı sorunların üstünün örtülme aracı olarak görülüyoruz. Ülkemiz mevcut sağlık sorunlarını, sağlık hizmeti sunumuna bakışı, bu aşamaya gelişi irdelemeden tek başına Genel Sağlık Sigortası Modelini masaya yatırmak eksik bir değerlendirme olacaktır.

1980 sonrası uygulanan neo-liberal politikaların sağlık alanına yansımaları çok daha hızlı olmuştur. Özellikle 80’den sonra kamu sağlık sektörüne kaynak aktarımı azalmış, özel sağlık sektörü kredilerle desteklenmiştir. Ana başlıklar altında sağlık alanında yaşananlar ve sonuçları kısaca şöyledir;

ü Genel bütçeden Sağlık Bakanlığına ayrılan pay son yıllarda % 3-4 arasında seyretmiştir. Oysa Dünya Sağlık Örgütü Türkiye gibi ülkeler için en az %10’luk bir oran önermektedir .Genel Bütçeden Sağlık Bakanlığına ayrılan pay açısından Türkiye Avrupa ülkeleri arasında en sonda, kendi gelir grubundaki ülkeler içinde en düşük kaynak ayıran ülkeler arasındadır.

ü 1980 sonrası, Sağlık yatırımları sınırlandırılmış, Kamu Sağlık hizmetlerinin genişlemesi durdurulmuş, daha sonra da çökertilmiştir. Yatırımların giderek azalmasının toplum açısından anlamı, yetersiz olan kamu sağlık hizmetlerinin daralması, kuyrukların oluşması, hizmete ulaşamamadır. Ülkemizde 10000 kişiye düşen yatak sayısı 1999’da 23.3’tür. Oysa bu rakam ABD’de 53, Arjantin’de 48, Fransa’da 93, Türkmenistan’da 113…vb, dünya ortalaması da 36’dır. Bu oran ülkemizde bölgeler arasında da eşitsiz olarak dağılım seyretmektedir. Örn; Karaman, Şanlıurfa, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Osmaniye, Batman, Muş, Ağrı, Hakkari’de 10’un altında, İzmir, İstanbul, Isparta, Burdur, Sivas, Elazığ, Zonguldak, Trabzon gibi illerde ise 25’in üzerindedir. Koruyucu sağlık hizmetleri sunumunun yapıldığı sağlık ocaklarının dağılımı ve sağlık personeli doluluk oranında da eşitsizlikler mevcuttur. 6500 sağlık ocağından 785’inde doktor bulunmamaktadır. Ebe bulunmayan sağlık evi sayısı ise 8836’dır. (2002 Sağlık Bakanlığı istatistikl
eri)

ü Koruyucu Sağlık Hizmetleri hastalık oluşmadan engellemeyi ve kişiyi yaşadığı çevre ile birlikte değerlendirmeyi (kanalizasyon, su, hava kirliliği… gibi) hedefler ve maliyeti hasta olanı tedavi etmeye yönelik sağlık hizmeti sunumundan daha düşüktür. Bir sağlık sisteminin hedefi; hasta olduktan sonra tedavi değil, yurttaşlarını hastalandırmamayı ve sağlıklı bir toplum oluşturmak olmalıdır. Bu da koruyucu sağlık hizmetlerine önem vermeyi ve yatırım yapmayı gerektirir. Ülkemizde 1961’de çıkarılan 224 sayılı Sosyalizasyon Yasası ile böyle bir model hedef alınmış, yurdun dört bir yanına 3000 kişiye sağlık ocağı,1000 kişiye sağlık evi yapılmaya çalışılmış, ancak bu yatırımlar 1980’lerden bugüne kadar azalan bir seyir izlemiştir. Sağlık Bakanlığı harcamaları içinde koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan pay 1992’de %7,2 iken son yıllarda %1’lere düşmüştür. Ücretsiz sunulması gereken bu hizmetlerin bir kısmı ücretlendirilmiş, AKP hükümetiyle birlikte; sağlık ocaklarına yazar kasalar yerleştirilmiş, en son Torba
yasa olarak adlandırılan yasa ile aşılar dahil tüm koruyucu hizmetler paralı hale getirilmek için yetki alınmıştır. (Sağlık Ocaklarındaki personel oranı 1999-2003 arasında azalan bir seyir izlemiştir. Örneğin: 1999’da kent sağlık ocaklarının hekim doluluk oranı %78.2 iken, 2003’te %50.13’e, kır sağlık ocaklarında %59.7’den %26.94’e, sağlık memuru oranı ise kentte %63.7, kırda %31.4 iken 2003 yılında kent sağlık ocaklarında %31.2, kırda %9.5’a düşmüştür.) Ülkelerin gelişmişlik seviyesinin ölçütlerinden birisi de o ülkedeki bebek ölüm hızı (BÖH) oranlarıdır. Ülkemiz; bebek ölüm hızında komşu ülkeler arasında Irak hariç, binde 36 ile en yüksek oranı taşımakta, dolayısıyla en çok bebeği ölen ülke konumundadır. Aynı konum 5 yaş altı çocuklar için de geçerlidir.Bu ölümlerin bir çoğu önlenebilir hastalıklardan gerçekleşmektedir. İşte bu yüzden aşıların ücretlendirilmesi bebek ve yetişkin ölümlerinin artışını sağlayacak bir politika olarak karşımızda durmaktadır. İşsizliğin, yoksulluğun her geçen gün arttığı ü
lke koşullarında vatandaş; sağlık hizmetlerine ulaşamamakta, kır-kent, doğu-batı, zengin-yoksul arsında eşitsizlikler hat safhadadır. Sağlık politikaları hasta merkezli, hizmet sunumu ise hekim merkezlidir Oysa çağdaş sağlık anlayışı sağlık memuru, hemşiresiyle, hizmetlisiyle ekip hizmetine dayanır. Kamu sağlık hizmetlerine kaynak aktarmak yerine, sevkler, teşviklerle, ilaç ihaleleri ile kamu kaynakları özel sektöre akıtılmaktadır. Mevcut durumda Sağlık alanında gerçekten bir reforma ihtiyaç vardır.

GENEL SAĞLIK SİGORTASI İSE BU DERDE DEVA OLACAK BİR MODEL DEĞİLDİR. İTALYA, PORTEKİZ, YUNANİSTAN, İSPANYA GİBİ AVRUPA ÜLKELERİ DAHİL DÜNYADAKİ BİRÇOK ÜLKE, TÜM NÜFUSU KAPSAMADIĞI, PAHALI OLDUĞU GEREKÇELERİYLE BU MODELDEN VAZGEÇERKEN AKP HÜKÜMETİ ISRARLA BU MODELE GEÇMEK İSTEMEKTEDİR.

Genel Sağlık Sigortası ve Aile Hekimliği modeli ile;

Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için %12,5 prim ödeme şartı getirilmekte, prim ödemeyen sağlık hizmetlerinden yararlanamamaktadır. Prim ödeme alt sınırı aylık asgari ücret (488 YTL), üst sınır ise alt sınırın 6,5 katı (3.176YTL) olarak öngörülüyor. Asgari ücretin altında kazananlar asgari ücret üzerinden, aylık 3.176’nın üzerinde kazananlar da üst sınır üzerinden prim ödeyecektir. Dolayısıyla daha yüksek gelir grupları korunmaktadır. Aylık kazancı asgari ücretin 1/3’ünden az olanların (116 YTL) primini devletin ödemesi öngörülüyor. Yoksulluk sınırı ve açlık sınırı göz ardı edilerek düşük gelirliler prim kapsamına alınıyor. EK VERGİ; SAĞLIK VERGİSİ.

Ödenilen primle bütün sağlık hizmetlerinden yararlanılamayacak, Yasa Taslağına göre ‘belirlenmiş’ sağlık hizmetlerinden yararlanılabilecek. Belirlenen hizmetler dışındaki hizmetlere ihtiyaç duyulursa cepten ödeme yada özel sağlık sigortacılığı işaret edilmektedir. Bütün bunların yanında;

Ayaktan tedavilerde 2 YTL, ayakta tedavide sağlanan ortez, protez, iyileştirme cihazları %10-20, ayaktan veya yatarak sağlanan diğer sağlık hizmetleri %1, hizmetten yararlanıldığı anda ödeme koşulu ile katılım payı ödeme zorunluluğu getirilmektedir. Bu koşullar 116 YTL’ nin altında kazancı olanlar için de geçerlidir.




ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Altunizade Acıbadem Kit Bölümü 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05326140733

Her gün kan ihtiyacı var. A RH POZİTİF TROMBOSİT Sağolun

Tarih: 10/11/2019 3:22:00 AM
Didem Hanım
  Aranan Kan: B RH +
Adana Yüreğir Başkent Hastanesi 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05412217231

Çok acil. B B Rh + Pozitif TROMBOSİT ihtiyacı var. Lütfen destek olalım. Gelmeden önce lütfen arayınız. SAĞOLUN.

Tarih: 10/9/2019 6:01:07 AM
Dürdane Yıldız
  Aranan Kan: A RH +
Hacettepe hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05447320306

Hacettepe hastanesinde yatmakta olan yakınım için Ab rh(+) kana ihtiyacımız vardi

Tarih: 10/7/2019 11:20:09 AM
Betül eryılmaz
  Aranan Kan: AB RH +
Gebze Anadolu Hastanesi 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05551572642

Acil. Her gruptan uyar TROMBOSİT kan ihtiyacı var. Yardımcı olalım. Rica ediyoruz.

Tarih: 10/4/2019 9:14:14 AM
Ahmet Tokgöz
  Aranan Kan: A RH -
Kartal Koşuyolu İhtisas'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05321714515

yarın saat 8 de beyin ameliyatına girecek hastz için acil A RH (-) kana ihtiyaç vardır.

Tarih: 10/3/2019 11:56:16 AM
Murat Şişmanoğlu
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası