Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


HASTANELER VE SAGLIK ÇALISANLARININ UYGULAMALARINDA ETIK

Saglik hizmetlerinde etik anlayis

Modern tibbin gelismeye basladigi ilk dönemlerde “tip” denildiginde daha çok hekimler akla gelmekteydi. Böylece tip ve hekimlik kavramlari insanlarin zihninde özdeslesiyordu. Zaman içinde tip uygulamalarinin genislemesi, hizmetlerin agirlik olarak hastanelerde verilmeye baslamasiyla çesitli görev ve ugras alanlari olustu. Bugün için tip ya da saglik sektöründe hekimin yani sira farkli hizmetleri yerine getiren onlarca farkli baslikta saglik personeli de bulunuyor. Dolayisiyla saglik hizmetlerinde etik anlayis tibbi personel kadar.

Aysenur Asuman UGUR
www.hastanedergisi.com

Etik felsefede, iyi ve kötü, dogru ve yanlisi sorgulayan bir alan olarak kabul ediliyor. Saglik sektöründe etik deyince ilk akla gelen genellikle hasta ile doktor arasindaki iliskinin niteligini belirleyen “tip etigi” kavrami olarak kabul edilebilir. “Tip Etigi” tip/saglik alanindaki tutum ve davranislarin iyi ya da kötü yönünden degerlendirilmesi etkinligi olarak ifade ediliyor. Bir bilim dali olarak kabul edilen tip etiginin ise günümüzde bir yandan hekim-hasta iliskilerinde, tibbin uygulanmasinda, iyi-kötü, dogru-yanlis üzerinde sorgulamada bulunan bir yandan da bazi kurallar ile iyiye ve dogruya ulasilmasini amaçlayan bu alandaki bazi kural ve ilkeleri içerdigi bildiriliyor. Modern tibbin gelismeye basladigi ilk dönemlerde “tip” denildiginde daha çok hekimler akla gelmekteydi. Böylece tip ve hekimlik kavramlari insanlarin zihninde özdeslesiyordu. Zaman içinde tip uygulamalarinin genislemesi, hizmetlerin agirlik olarak hastanelerde verilmeye baslamasiyla çesitli görev ve ugras alanlari olustu. Bugün için tip ya da saglik sektöründe hekimin yani sira farkli hizmetleri yerine getiren onlarca farkli baslikta saglik personeli de bulunuyor. Dolayisiyla saglik hizmetlerinde etik anlayis tibbi personel kadar saglik kuruluslarini da kapsiyor. Günümüzde saglik bakim organizasyonunun parçasi olan saglik kuruluslarina bakildiginda mesleki ilkelerle birlikte klinik ve yönetim etiginin bir arada bulundugu bir organizasyon yapisinin olmasi beklenebiliyor. Ilgili kaynaklara göre hastanelerin bakim sundugu hastalarla kurdugu iliskiyi niteleme sekli organizasyon etigi açisindansa en önemli halkayi olusturuyor. Örnegin özel hastanelerin hizmetlerinden yararlanan hastalari “müsteri” ya da “tüketici” olarak kabul etmesi, saglik bakiminin özellikleri çerçevesinde dogru bir yaklasim olmayabiliyor. Onun yerine hizmet sunulan bireyleri “hasta” kavrami ile ifade etmek ve bu bireylerin haklarini “hasta haklari” ve hastane ile olan iliskilerini hastane-hasta iliskisi çerçevesinde belirlemek daha dogru olabiliyor.

Yukarida yapmis oldugumuz tanimlamalar ve degerlendirmeler esliginde saglik hizmetlerinde etik anlayisi zorlayan durumlar kapak dosyasi konumuzun ana çerçevesini belirliyor. “Saglik kuruluslari ve etik” denildiginde de ilk akla gelen konular arasinda “tanitim amaçli” faaliyetler bulunuyor. Konuyla ilgili görüslerine basvurdugumuz Saglik Yöneticileri Dernegi Ikinci Baskani ve Sonomed Görüntüleme Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan Cingi “rekabetin” ve “ekonomik kaygilarin” etik anlayisi zorlayan faktörlerin basinda geldigini söyleyerek su açiklamalarda bulunuyor:

“Günümüzde hasta odakli hizmet sunumu yapilirken daha dogrusu yapilmasi gerekirken özellikle son yillarda artan rekabet kosullari nedeniyle etik degerlere verilen önem, duyulan saygi bir miktar gerilerde kalmis gibi görünüyor. Elbette ki bunun da altinda ekonomik kaygilar yatmaktadir. Öncelikle piyasada pazar payini artirmak isteyen özel saglik kuruluslari birbirleriyle ve hatta artik bugün kamu ile de rekabet içindedir. En basit örnek bazi saglik kuruluslarinin etigi iyice bir kenara iterek yaptiklari reklamlardir. Bilgilendirme ile reklam arasindaki çizgiyi tamamen kaldirip promosyonlarla adeta bir mal satarcasina yapilan reklamlar etik anlayisin zaten ayaklar altina alindiginin en önemli göstergesidir bence. Hele internet araciligi ile ve SMS’lerle son günlerde gelen mail ve mesajlar, tabiri caizse isi iyice ayaga düsürmüstür.”

Evet, günümüzde her sektörde oldugu gibi saglik sektöründe de rekabet giderek artiyor. Artan rekabet sonucunda saglik sektöründe hizmet veren kurumlarin daha çok ya da farkli kanallarla tanitim yapmalarini belki de zorunlu kiliyor. Tüm saglik kuruluslari özel ve genel hizmetlerini çesitli kanallarla anlatarak halkin gözünde taninir olmaya çalisiyor. Buna karsilik, saglik hizmetlerinin özelligi geregi, saglik sektöründe reklam faaliyetlerinin bir kismi toplum sagliginin tasidigi önem dolayisiyla yasaklanmis ve diger kismininsa büyük ölçüde sinirlamalara tabi tutulmus oldugu da biliniyor. Her ne kadar saglik hizmetlerinin ticarilestirilmesi, kanun, düzenlemelere ve etik ilkelere aykiri ise de serbest piyasa sartlarinda rakipleri ile mücadele eden tüm sektörel gruplar gibi özel saglik sektörünün de yapilan isleri tanitma ihtiyaciyla belli kosullari saglamasi gerektigini yadsimak mümkün görünmüyor. “Özel Hastaneler Yönetmeligi”nin bilgilendirme ve tanitim basligi altindaki maddesine bakildiginda; özel hastanelerin tibbi deontoloji ve mesleki etik kurallarina aykiri sekilde, insanlari ayartan, yanlis yönlendiren ve talep yaratmaya yönelik tanitimlari yapamayacaklari da bir kural olarak karsimiza çikiyor. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hastane Isletmeciligi Bilim Dali’ndan Fatih Orhan tarafindan hazirlanan “Saglik Hizmetlerinde Etik Boyut” konulu yüksek lisans tezinden aldigimiz bilgilere göre saglikta etik konusu söyle ele aliniyor: “Tip bilgisinde ve teknolojisinde ortaya çikan gelismeler, girisim olanaklarini degistirdigi ve seçenekleri çogalttigi için, günümüzde kimi yeni deger sorunlari, eskiden beri var olan ve bugün biçim degistirmis bulunanlarin yaninda yerlerini almislardir. Bu sorunlarin sayica artmalarinin yaninda tip uygulamasindaki belirleyici konumlari da, tip etigi alanini ve bu alandaki çalismalari giderek daha önemli kilmis ve ön plana çikarmistir. Tip etigi ilkeleri kavrami ile tüm saglik sistemi içerisinde faaliyet gösteren saglik çalisanlarinin uymasi gerekli olan etik ilkeler akla gelmektedir. Hasta haklari açisindan ise, hastane yönetiminin etik uygulamalarinin amaci, her bir hastanin haklarina saygi göstererek, hastaligin tedavi sürecinde hasta ile kamusal ve iç is iliskilerini etik yaklasimlarla çözümleyerek, hastanin iyilesmesi sonucunu saglamaya çalismaktir. Tibbin etik ilkeleri denildigi zaman Beauchamp ve Childress’in ortaya koydugu ve uluslararasi tüm tip otoritelerince de benimsenmis olan 4 temel ögeyi hatirlamakta fayda var. Bunlar: Yarar saglama, zarar vermeme, özerklik ve adaletlilik. Hastalarin tani ve tedavisinin sürdürülmesine iliskin tüm düzenlemelerin uygulamaya yansiyan durumundan sorumlu bir konumunda olan hastane yöneticisinin de hastaya, çalisanlarina, hizmet satin aldigi firmalarla da etik kurallar çerçevesinde çalismasi en ideal olani.”

Görüldügü gibi saglikta etik yaklasim, sadece bir mesleki gruba ya da bir ekonomik çevreye göre tartisilamiyor. Her meslek grubu ve her hizmet birimi bu konuda ortak sorumluluk altinda görünüyor. Hastane yöneticisinin bu kapsamda sorumluluklarinin neler olduguna geldigimizde, konuyla ilgili en kapsamli çalismalardan birini yapmis olan Gazi Üniversitesi Tip Tarihi ve Etigi Anabilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Çobanoglu’nun görüslerine dikkat çekmekte yarar var:

“Hastane hizmetlerinin ulasilabilir nitelikte olmasi, tani ve tedavi islevinin personel memnuniyeti saglanarak gerçekesmesi, uygun maliyetle verimli - etkili hizmet üretilmesi ve sonuçlardan hastalarin ve toplumun beklenti düzeylerinin karsilanarak, hastanenin toplumla iliskisinin basarili yürütülmesi yöneticinin sorumlulugundadir. Hastane yöneticisi, yalnizca olaylarin yönetiminden ve yürütmeden sorumlu degildir, hastanenin isleviyle ilgili gelecege iliskin planlar yapmak, hedefler belirlemek ve rakamsal olarak bu hedeflerin tutup tutmadigini denetlemeli ve uygulamalari istatistiksel açidan degerlendirerek yürütmeyi yönlendirmenin sorumlulugunu da tasir. Güncelin disinda gelecege iliskin de sorumluluk tasir.”

Saglik hizmeti sunumunda etik anlayisin korunmasi ve yayginlastirilmasi özel saglik kuruluslarinin da gündeminde sikça tartisilan konular arasinda yer aliyor. Çok sayida özel kurulus etik anlayisi çalisanlari arasinda tartistiran ve güncel uygulamalarinda öne çikaran çalismalar yürüttüklerini açikliyorlar. Hastane yönetiminin de destegiyle tibbi etik kurullari, hasta haklari ve hasta güvenligi komitelerinin kuruldugunu belirten ve bu dogrultuda etik çalismaya yönelik uygulamalar yaptiklarini ileri süren Medical Park Hastaneler Grubu Kalite Direktörü Güler Çakmak sunlari söylüyor: “Hasta hizmetlerinde yasanacak aksamalar veya gelistirilecek uygulamalar, bu kurum ve komitelerden, etik ve hasta haklari kurum kalite yönetim sistemi uygulamalarindan geçer. Çalismalarimiz; uluslararasi JCI akreditasyonu, Saglik Bakanligi HKS standartlari, hasta haklari yönetmeligi ve hasta güvenligi tebligi çerçevesinde yürütülmektedir. Saglik Bakanligi ve Türk Tabipler Birligi de bu alanda sürekli hekim egitimleri vermekteler. Ihmal, kasitli hasta bilgileri sizdirma, kasitli tibbi zarar ya da beklenmedik tibbi hatalar durumunda kurullar çalisir ve disiplin kurullari devreye girer. Hekim, hemsire ve diger saglik çalisanlarina, ilk is basi oryantasyon egitimlerinde hasta haklari ve etik degerler egitimi verilir. Tibbi arastirmalar, organ ve doku bagis/nakilleri gibi alanlarda bu süreç daha derinden takip edilir. Medikal çalisanlarin etik kurallar çerçevesinde hizmet üretmeleri için; denetim, sikayet alma ve degerlendirme, hekim performanslarini izleme, üye kabulü, ret / kabul etme gibi caydirici süreçler konmaktadir.”

Saglik Yöneticileri Dernegi Ikinci Baskani Dr. Ayhan Cingi’yse, etik anlayisin nasil korunmasi gerektigi konusundaki önerilerini söyle dile getiriyor:

“Esasen bir saglik kurulusunda etik konusu; o kurulustaki tüm personelin ayni duygu ve düsünceyle etik degerlere bagliligi ile benimsendiginde gerçek anlamda amacina ulasir. Her ne kadar hizmet sunumunda ana belirleyici olarak hekimler görülse de, hekim disi personelin yapacagi en küçük etik disi uygulama ve çikar çatismasindan kaynaklanan bir davranis bütün kurumu etkileyecektir. Isin özü yine hasta kaynakli hizmet sunumuna gelmektedir. Yani tüm kademedeki personel, hastaya odaklanip öncelikle hasta haklarini gözeterek, karsisindaki kisiye deger vererek davrandiginda etik degerler de yerine kendiliginden oturmus olur. Ancak öncelikle buna tepe yönetimin yürekten inanmis ve etik kurallarin neler oldugunu tüm ekibe iyi anlatmis ve benimsetmis olmasi gerekir diye düsünüyorum.”

Süphesiz hastane yöneticilerinin kuruluslarinda etik degerleri benimsemesi etik kurallar çerçevesinde çalisabilmenin ve ekibin bu anlayisi benimsemesi için oldukça önem tasiyor. Fakat bazi durumlarda saglik hizmetlerinde etik anlayisin zorlanmasina neden olabiliyor. Konuya saglik ekonomisi açisindan yaklasan Hacettepe Üniversitesi Emekli Ögretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Akalin “hekimlerin etik çalismasi ile ilgili olan önemli konularin profesyonalizmi zorlayan faktörler olarak siralanabilecegini ve bunlarin iyilestirilmesinin hem hekim ve hastalari, hem de tüm saglik kurumlarini rahatlatacagini vurgulayarak bu konularda bir degisiklik olmaz ise sorunlarin büyüyerek devam edecegini” bildiriyor. Prof. Dr. Akalin, profesyonalizmi zorlayan faktörleri ise söyle siraliyor:

“Dis faktörler; tibbi ticaret (commercialism), tibbi hizmetlerin az veya fazla kullanimini öngören tüm davranislar, tüketiciye yönelme (consumerism), hasta-doktor iliskisinde ‘Pazar’ kurallarinin ön plana çikmasi, bürokrasi, hasta ile doktor arasina yönetim ve yönetimin politikalarinin girmesi, sanayilesme; tibbi hizmette standartlarin uygulanabilirligi (rehberler, v.b.). Iç faktörler; etik kurallara uymada güçlük, klinik otonominin azalmasi, öz-denetimde sorunlar.”

Profesyonalizmi zorlayan faktörlere baktigimizda bu faktörlerin kisi ya da kurumlardan bagimsiz olarak sistemdeki bazi sorunlardan kaynaklandigini da söylemek mümkün olabilir. Konuyla ilgili olarak Türk Tabipler Birligi’nin degerlendirmesi de önem tasiyor. Konuya Türk Tabipler Birligi adina görüs veren Av. Verda Ersoy ve Dr. Orhan Odabasi saglik sistemi açisindan geçmisten bugüne genel bir degerlendirme yapiyorlar:

“Bu eylemlerin her biri için, geçmis ve bugüne iliskin çesitli durum ve neden analizleri yapmak mümkün elbette. Örnegin, önceki yillara göre tibbi hata iddialarina iliskin basvuru sayilarinda artis oldugu söylenebilir. Bu artisin nedenlerini, kisilerin sikayet etme bilinç düzeyleri veya üçüncü kisilerce sikayete yönlendirilmelerinde aramak tümüyle yanlis olmasa da konuya, tibbi hatayi doguran etkenler üzerinden yaklasim getirilmesinin anlamli olacagi düsüncesindeyiz. Tibbi hata olgulari salt kisisel kusurla veya özensizlikle açiklanamaz. Bu bir halk sagligi sorunudur ve temelinde saglik sisteminin isleyisi yer almaktadir.”

Prof. Dr. Nesrin Çobanoglu da benzer görüsleri savunarak “tek belirleyenin birey olarak hastane yöneticisi veya yönetici ekibi olmadigi, ulusal saglik politikalarinin önemli bir belirleyen oldugunun da” altini çiziyor ve “Hastanelerle ilgili mevzuatin gerçeklerle örtüsen ya da örtüsmeyen niteliginin etkileri hastane yöneticisinin basarisinda kuskusuz çok etkilidir” diyor. Prof. Dr. Çobanoglu hastane yöneticisi açisindan da konuyu degerlendirerek su açiklamalarda bulunuyor:

“Baska belirleyen ögelerin yaninda birey olarak çagdas yönetim anlayisindan haberdar, liderlik yetenegi olan, yetkilerini uygun biçimde paylasan bir yöneticinin sorumlulugu hastane basarisinda oldukça önemlidir. Hastane yönetiminin hekim- hasta iliskisinde özerklik alanina etkisi, hekime yönelik, hastaya yönelik ve iliskiden çikan kararlar dogrultusundaki uygulamalara yönelik olabilir. Basarili bir yönetimin, hastane kurumunun amaçlari dogrultusunda islevlerini kolaylastirici ve hizmet düzeyinin kalitesini yükseltmeye yönelik çabalari olmasi gereklidir. Bu nedenle bilimsel yöntemlerle elde edilmis verilerin kullanilmasi gerekir. Bu verilerin elde edilme gerekçeleri ve yollari hekim-hasta iliskisinde özerklik sorunu ile karsitlik yaratan bir durum olusturabilir. Burada etik açisindan, hastanenin temel amaçlarini gerçeklestirmek için, iyi niyetle, uygun araçlarla ve çogunlugun yarar görmesini saglayacak verilerin, kisisel olmayan yöntemlerle elde edilmesinin alti çizilmelidir.” Saglikta etik uygulamalar söz konusu oldugunda Saglik Bakanligi’nin konuyla ilgili yaklasimi, yaptirimlari ve denetleme gücü de önem kazaniyor. Saglik Yöneticileri Dernegi Ikinci Baskani Dr. Ayhan Cingi; son yillarda Saglik Bakanligi’nin etik konusunu içeren yasa çikarttigini hatirlatiyor ve “Bu konuda en somut örnek de ilaç firmalarinin oldukça siki denetlenmesi ve etik disi uygulamalarin önüne geçilmesini saglayan hükümlerin getirilmesidir” diyor. Dr. Cingi, “Türk Tabipler Birligi’nin de bu yöndeki uygulamalarinda belki daha etkin ve kararli yaklasimlar içinde olmasi gerekiyor” sözleriyle de meslek örgütünün konuyla ilgili agirligina dikkat çekiyor. Türkiye’nin en büyük meslek örgütü olarak kabul edilen Türkiye Tabipler Birligi’nden Av. Verda Ersoy ve Dr. Orhan Odabasi öncelikle hekimlik açisindan uygulamalarla ilgili görüslerini söyle aktariyorlar:

“Hekimlik Meslek Etigi Kurallari’nin 5. maddesinde de belirtildigi gibi hekimin öncelikli görevi, hastaliklari önlemeye ve bilimsel gerekleri yerine getirerek hastalari iyilestirmeye çalisarak insanin yasamini ve sagligini korumaktir. Bu çerçevede hekim, görevini yerine getirirken ticari kaygi güdemez. Bu, hekim sorumlulugunun bir parçasidir. Ayni sorumluluk hekimin görev yaptigi saglik kurulusu için de geçerlidir. Reklam ise ticari amaçla yapilir. Reklam, bir mal ya da hizmetin talebini artirmak, ya da insanlarin mal ya da hizmete talebini yaratmak üzere yapilan her türlü yayin olarak da kisaca tanimlanabilir. Saglik alaninda reklamin yaratacagi olumsuz etkileri öngören yasa koyucu bunu yasaklamayi uygun görmüs ve bunu mümkün olan en açik bir biçimde kaleme almistir. Zira Anayasa’da kamusal bir hak olarak taninan saglik hizmetleri, sosyal adalete uygun bir sekilde ifa edilmelidir. Bu alanda ticari reklamin varligi, saglik hizmetini ticari bir meta haline dönüstürür ve hizmetin geregi gibi ifasini engeller.”

Peki, saglik sektöründe özellikle hekimler cephesinde etik sinirlari zorlayan hangi uygulamalar bulunuyor. Görüslerini aldigimiz Türk Tabipleri Birligi temsilcileri kendilerine yansiyan “Hekimlik Meslek Etigi Kurallarina” aykiri davranislarin oldukça genis bir yelpaze olusturdugu vurgulayarak sunlari aktariyorlar: “Bilgi, beceri ya da özen eksikligi, dikkatsizlik vb. kusuru ile eksik ya da yanlis tani ve tedavide bulunarak hastaya zarar vermek, hasta kayitlarini özenli tutmamak, tanitim kurallarina aykirilik, reçete ve benzeri belgelerde usulsüz uygulamalar yapmak, hastaliklarin tani ve tedavisinde bilimselligi kanitlanmamis yöntemler kullanmak, kendisine ya da ortagi oldugu saglik kurulusuna hasta yönlendirmeye yönelik davranislarda bulunmak bunlardan bazilar.”

Bir meslek örgütü olarak Türk Tabipler Birligi’nin yapmis oldugu uygulamalarin da önem tasidigi süphesiz bir gerçek. Konuyu hekimlik meslegi uygulamalari açisindan degerlendiren Av. Verda Ersoy ve Dr. Orhan Odabasi görüslerini söyle aktariyorlar: “Türk Tabipleri Birligi’nin mesleki deontolojiyi korumakla görevli bir meslek kurulusu olarak etik ihlalleri saptamakta, basta Saglik Bakanligi olmak üzere ilgili tüm kurumlar nezdinde girisimlerde bulunmakta, çözüm önerilerini de dile getirmekte. Öte yandan Anayasa ve 6023 sayili Türk Tabipleri Birligi Kanunu’ndan aldigi yetki ile kamusal görevi kapsaminda, kendi yetkili kurullari araciligiyla etik ihlalleri saptamakta ve uyulmasi gereken meslek etigi kurallarini ihlal edenleri sorusturmaktadir. Sonuçta disiplin cezasi vermekteki amaçlari gözeterek, gerektiginde hekimlere uyari, para ve 6 aya kadar geçici süreyle meslekten men cezasi vermektedir. Her türlü meslek grubunda oldugu gibi saglik hizmetinin sunumunda yer alan hekim disindaki diger saglik personelinin de mesleki deontoloji bakimindan kabul edilemeyecek davranislari olabilmekte. Kamu görevlisi olanlarin bu statü nedeniyle karsi karsiya kaldiklari yaptirimlari bir tarafa birakirsak, yasa ile kurulmus ayri bir meslek kurulusu bulunmayan paramedikal meslek mensuplarinin eylemlerinin çogu zaman mesleki deontoloji bakimindan denetimsiz kaldigi söylenebilir. Ancak konuya salt denetim ve yaptirim odakli bakmak dogru olmaz.”

Öte yandan, “Türk Tabipleri Birligi’nin etik sinirlari zorlayan uygulamalarin iyilestirilmesi için bütünlüklü bir çaba gösterdiginin de” altini çizen Av. Verda Ersoy ve Dr. Orhan Odabasi sözlerine söyle devam ediyorlar:

“Türk Tabipleri Birligi sürekli yayinlarindan ‘Sürekli Tip Egitimi Dergisi’ araciligiyla ‘Ne Yapmali? Ve Siz Olsaydiniz’ sayfalari ile Yüksek Onur Kurulu örnek dosyalarindan gelistirilen olgularla farkindalik yaratilmasi amaçlanmaktadir. Türk Tabipleri Birligi web sayfasinda ‘Disiplin Sorusturmasi ve Kovusturmasinda Yasal Çerçeve ve Yöntem’ (www.info.dr.tr/hu) bölümünde etik sinirlari zorlayan uygulamalarin tabip odalarina iletilmesi ve izlenmesi için yöntem bilgisi sayfasi olusturulmustur. Bu sayfada süreç bilgisi yani sira tanimlarda yer almaktadir. Tabip odalari yönetimleri ve onur kurullari ile güncel konularda deneyim paylasimlari belirli sistematikle gerçeklestirilerek ülke genelinde tanim ve uygulama standardi saglanmasi hedeflenmektedir. Türk Tabipleri Birligi olarak, dosya hazirlanma ve inceleme süreçlerinde önem kazanan bilirkisilik konusunda bir egitim ve deneyim paylasimi programi yapilandirarak bu alandaki gereksinimin karsilanmasi planlanmaktadir.”

Saglikta etik ve uygulamalarda etik açisindan birçok kurulusta oldugu gibi kendi kuruluslarinda da konuyu sik sik ele aldiklarini belirten Saglik Yöneticileri Dernegi Ikinci Baskani Dr. Ayhan Cingi konunun farkli bir yönüne de deginiyor. “Ülkemizde maalesef kamu ile özel arasinda etik anlayisinin farkli oldugunu düsündügünü” belirten Dr. Cingi açiklamalarina sunlari da ilave ediyor:

“Daha dogrusu devletin saglik hizmeti sunumunda kendisinin etik davranmadigini net olarak görebiliyoruz. Söyle ki özel saglik kuruluslarindan istenen pek çok kosulun kamunun saglik kuruluslarinda olmadigini biliyoruz ve görüyoruz. Dolayisiyla burada bir çifte standart söz konudur. Amaç ya da mantik insanlarin saglik hizmetlerinden daha verimli yararlanabilmeleri ise, ana tema insan ise o halde bunun kamu-özel ayrimi olur mu? En basit örnek Devletin saglik kuruluslarinin kaç tanesinde deprem yönetmeligi uygunluk belgesi vardir ki… Özel sektörden bu talep edilmektedir. Buna benzer onlarca örnek vermek mümkündür. Öncelikle bu standardizasyon saglikli yapildiktan sonra etik degerler oturacaktir diye düsünüyorum.”

Etik sinirlari zorlayan uygulamalari ortadan kaldirmak ve etik disi davranislarin olusmasini önlemek amaciyla neler yapilmasi gerektigine dair Prof. Dr. Erdal Akalin da önemli uyarilari ve önerileri var. Prof. Dr. Akalin, “Öncelikle hastaya yararli olacak ortamin idamesinin saglanmasina ve ikinci olarak ise etik sorunlara neden olabilecek finansal konulari, öncelikle de performans sistemini, gözden geçirmek gerektigine” vurgu yapiyor ve sözlerine söyle devam ediyor:

“Hastaya yararli olacak ortamin idamesinin saglanmasi ve klinik karar verme sürecinde bagimsizligi korumak lazim. Hekimin, kisisel olarak etkileyebilecek faktörlerden bagimsiz hareket edebilme (idari baski, sosyal baski, mali baski, hukuksal baski, geri ödeme, protokol v.b. gibi baskilar) imkani olmasi sarttir. Kar amaçli kurumlarla, sigorta, medikal cihaz veya ilaç firmalari ile olan iliskiler sirasinda profesyonel sorumluluklar ve topluma olan hesap verebilirlik kavrami ön planda tutulmalidir. Finansal ödüllendirmeler her zaman etik endiselere yol açmaktadir. Hastanin ve toplumun ihtiyaci ön plana alinmadan verilen kararlar, hele beraberinde finansal ödüllendirme de getiriyor ise etik olarak kabul edilmesi çok zordur.

Ücretlendirme de ise sabit ücret ve kanita dayali kaliteli saglik hizmetinin ölçülmesi sonrasi terfi en etik ve etkin ücretlendirme yöntemidir. Maliyet kaydirmaysa, ödenmeyen veya ucuz olan hizmetlerin baska bir hizmetle degistirilmesi ve böylece finansal kazanç saglanmasi maliyet kaydirma olarak tanimlanmaktadir. Kisisel bir kazanç saglamasa bile etik olarak tartismali bir davranistir. Geri ödeme sorunlari, geri ödenmeyen bir islem yerine ödenen baska bir islemin ödenmesinin talep edilmesi etik olmayan davranislar arasindadir. Kaynaklarin uygun dagiliminin saglanmasi konusundaysa, kisitli olan saglik hizmeti finansal kaynaklarinin maliyet-etkin bir sekilde kullanilmasinin saglanmasi gerekir. Bu amaçla hekimlerin bir arada veya saglik kurumu yetkilileri ile birlikte maliyet-etkin saglik hizmeti rehberleri hazirlamalari, disaridan gelebilecek yaptirimlara tercih edilmelidir.”

Öncelikle ekonomik nedenlerin ortadan kaldirilmasi ve ekonomik kosullarin iyilestirilmesinin saglanmasi gerektigini vurgulayan Dr. Ayhan Cingi saglikta etik anlayisin saglamlastirilmasina yönelik önerilerini söyle siraliyor:

“Bazi etik degerlerin yok olmasinin altinda yatan en güçlü nedenlerin basinda ekonomik sikintilar ve pazarin daralmasi geliyor. Pazar, maalesef ehil olmayan kisi ve kuruluslar tarafindan daralmistir. Etik degerlere bagli olan da olmayan da bir sekilde sektörün içindedir. Dolayisiyla da denetimlerin mutlak suretle artirilmasi ve özellikle de basit, seviyesi düsük reklamlarin ve pazarlama faaliyetlerinin acilen kaldirilmasi gerekiyor.”

Tabip Odasi adina görüslerini aldigimiz Av. Verda Ersoy ve Dr. Orhan Odabasi da hekim, saglik çalisani ve hastane yöneticilerini merkeze koyarak öncelikle onlarin ideal etik davranislari sergilemesi gerektigine dikkati çekerek önerilerini söyle bildiriyorlar:

“Saglik hizmeti sunumunda ne sekilde yer aldiklarina bakilmaksizin hekim, hemsire, yönetici, acil tip teknisyeni, temizlik görevlisi gibi tüm ekip üyelerinin bu hizmetin niteligi ve insani degerler üzerine düsünmelerini, dogru tutum almalarini saglamaya yönelik egitim faaliyetleri düzenlenerek bu etkinliklere katilimlari için olanak taninmalidir. Bu noktada hastane yöneticilerine ayri ve özel bir görev düstügünü de belirtmek gerekir. Hastane yöneticileri, mesleki deontolojinin korunmasinin degerini bilerek verilen hizmeti buna göre organize etmeli, saglik personelini mesleki etik kurallara aykiri davranmaya itecek uygulamalardan bizzat kaçinmalidirlar.” Bir akademisyen gözüyle saglik politikalarina elestirel bir gözle yaklasan Prof. Dr. Nesrin Çobanoglu’nun çözüm önerisi ise “kalite anlayisiyla” bütünlük içinde: “Yasanan sorunlari görmezden gelen, üstünden atlayip, günü kurtarmaya çalisan anlik çözüm öneren yaklasimlarin bitmesi ve gerçekten sorunlari çözmeye odaklanan, yeni öneriler gelistirebilen yönetim yapilarina ihtiyaç vardir. Bunu saglayabilmenin ve yasanan etik sorunlara kalici çözümler getiren politikalarin gelistirilebilmesi için yönetime çalisanlarin katilimini saglayacak kurumsal yapilanmalarin, seffafligin, dürüstlügün, adaletin uygulamalarda görünür kilindigi kalite politikalari benimsenmelidir. Kalite, etiktir. Etik kalitedir. Saglikta kaliteli hizmet sunumu zaten etik açidan uygundur. Bununla ilgili en önemli kamusal sorumluluk, hizmetin farkli toplum kesimlerine farkli nitelikte sunulmasinin önlenmesidir.”

Farkli çevrelerden gelen görüsler; etik uygulamalarin yayginlasmasi ve yerlestirilmesi açisindan saglikta rol oynayan tüm paydaslara önemli roller düstügünde birlesiyor. Saglik Bakanligi ve baglantili olarak ilgili denetim mekanizmalarina, her kademedeki saglik sektörü çalisanlarina, çalistiklari kurumda saglik hizmetlerini organize eden hastane yöneticilerine görev düsüyor. Ama en önemli görev saglik kuruluslarinin tepe yöneticilerine ait… Saglik yöneticilerinin mesleki deontoloji ilkeleri kapsaminda hizmetlerini organize ederek, saglik çalisanlarini etik kurallari ihlal edici uygulamalardan sakinmalari konusunda yönlendirici ve denetleyici konumda olmalari gerekiyor. Ve elbette ayni yöneticilerin hastanelerinin yapilandirilmasinda etik ilkeler çerçevesinde bir sistem olusturmaya özen göstermeleri de ayri bir gereklilik. Maddi kaygi duymadan insan sevgisiyle ve insan olmanin geregiyle...

KAYNAKLAR:

1- ORHAN Fatih, (2007), “Saglik Hizmetlerinde Etik Boyut, Hastanelerde Çalisan Personelin Etiksel Sorunlara Yaklasimlarinin Belirlenmesine Yönelik Bir Alan Çalismasi” Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hastane Isletmeciligi Bilim Dali Yüksek Lisans Tezi

2- Hastane Dergisi, (2009), Hastaneler Nasil Tanitiliyor, S: 61 3- SERT Gürkan, Sert, R. Kaynak, T. Sert: Saglik Kurumlarunda Etik. Saglik Yönetimi Ed. A.Yildirim Kaptanoglu, Besir Kitabevi, Istanbul, 2011. s. 486- 493.4-Çobanoglu,

4- ÇOBANOGLU, N. (2003) Hasta Haklari Açisindan Hastanelerde Yönetim Etigi, Çagdas Tip Etigi, Ed A. D. Erdemir, Ö. Öncel, S. Aksoy, Nobel Tip Kitabevleri, Istanbul, s.179-203.

5-ÇOBANOGLU, N., (2001) Hastane Yönetiminin Hekim–Hasta Iliskisine Müdahalesinin Etik Boyutlari,1. Ulusal Uygulamali Etik Kongresi Kitabi, TÜBA destegiyle ODTÜ tarafindan basilmistir. s. 178 -189, Ankara.

6- ÇOBANOGLU, Nesrin, ÇOBANOGLU, Murat, (1998) Toplam Kalite Yönetimi Açisindan Hekimlerde Is Doyumu Arastirmasi Üzerine Tartisma, Saglik Yönetiminde Devamli Kalite Iyilestirme, Ed: M. Çoruh, Haberal Egitim Vakfi yay. Ankara, s. 79–90.

TTB bütünlüklü bir çaba gösteriyor

TTB Yüksek Onur Kurulu ve Kredilendirme Kurulu Üyesi Dr. Orhan ODABASI ve TTB Merkez Konseyi Avukati Verda ERSOY etik ile ilgili yaptiklari çalismalardan söyle bahsediyor:

Türk Tabipleri Birligi’ne yansiyan “Hekimlik Meslek Etigi Kurallarina” aykiri davranislar, oldukça genis bir yelpaze olusturuyor. Bilgi ve beceri ya da özen eksikligi, dikkatsizlik vb. kusuru ile eksik ya da yanlis tani ve tedavide bulunarak hastaya zarar vermek, hasta kayitlarini özenli tutmamak, tanitim kurallarina aykirilik, reçete ve benzeri belgelerde usulsüz uygulamalar yapmak, hastaliklarin tani ve tedavisinde bilimselligi kanitlanmamis yöntemler kullanmak, kendisine ya da ortagi oldugu saglik kurulusuna hasta yönlendirmeye yönelik davranislarda bulunmak bunlardan bazilari. Bu eylemlerin her biri için, geçmis ve bugüne iliskin çesitli durum ve neden analizleri yapmak mümkün elbette. Örnegin, önceki yillara göre tibbi hata iddialarina iliskin basvuru sayilarinda artis oldugu söylenebilir. Bu artisin nedenlerini, kisilerin sikayet etme bilinç düzeyleri veya üçüncü kisilerce sikayete yönlendirilmelerinde aramak tümüyle yanlis olmasa da konuya, tibbi hatayi doguran etkenler üzerinden yaklasim getirilmesinin anlamli olacagi düsüncesindeyim. Tibbi hata olgulari salt kisisel kusurla veya özensizlikle açiklanamaz. Bu bir halk sagligi sorunudur ve temelinde saglik sisteminin isleyisi yer almaktadir. Bugün hekimlerin genel olarak çalisma saatleri çok uzun. Kimi zaman, hekimin kesintisiz çalisma süresi 33 saate kadar uzayabilmekte. Yorgunluk, tibbi hatalarin dogmasinda önemli bir unsur olarak karsimiza çikiyor. Tibbi hatalarin önemli bir kismi da bilgi, beceri ve deneyim eksikliginden kaynaklaniyor. Iyi hekimlik, edinilen bilginin deneyim ile birlesmesiyle ortaya çikar. Pek çok tip fakültesinin alt yapisi hazir olmadigi halde egitimlerin baslatilmis olmasi, tip egitiminin niteligini son derece olumsuz etkilemistir, etkilemeye de devam etmektedir. Yeni mezun hekimlerin büyük bölümü yeterli bilgiyle donatilmadiklari gibi, beceri ve deneyim kazandiran egitim metotlari ile de ne yazik ki tanisamamaktadirlar. Bu nedenle bilgi ve deneyim sahada edinilmeye çalisilmakta, dolayisiyla tibbi hatalar da kaçinilmaz olarak ortaya çikmaktadir. Tibbi hatalarin dogmasinda donanim ve ekip üyesi yetersizligi de etkenler arasinda mutlaka anilmali. Zira teknolojiye dayali tibbin gelismesiyle donanim eksiklikleri, tanilama basta olmak üzere hastanin takip ve tedavisinde hatalara neden olabilmekte. Bu tür durumlarda hekimin eylemini elbette kosullariyla birlikte degerlendirmek gerekir. Yine etik kurallari zorlayan bir baska davranis olarak, sayisal açidan da önemli bir yer tutan tanitim kurallarina aykirilik üzerinde konusabiliriz. Saglik alaninda tanitim belirli siki kurallara baglanarak çerçevesi çizilmistir. Tanitima getirilen sinirlamalarin amaci, insan sagligi ve bu kapsamda insan haklarini korumak, insanlarin kar, rekabet ve benzeri amaçlardan kaynaklanan eylemlerden zarar görmelerini engellemektir. “Hekimlik Meslek Etigi Kurallari”nin 5. maddesinde de belirtildigi gibi hekimin öncelikli görevi, hastaliklari önlemeye ve bilimsel gerekleri yerine getirerek hastalari iyilestirmeye çalisarak insanin yasamini ve sagligini korumaktir. Bu çerçevede hekim, görevini yerine getirirken ticari kaygi güdemez. Bu, hekim sorumlulugunun bir parçasidir. Ayni sorumluluk hekimin görev yaptigi saglik kurulusu için de geçerlidir. Reklam ise ticari amaçla yapilir. Reklam, bir mal ya da hizmetin talebini artirmak, ya da insanlarin mal ya da hizmete talebini yaratmak üzere yapilan her türlü yayin olarak da kisaca tanimlanabilir. Saglik alaninda reklamin yaratacagi olumsuz etkileri öngören yasa koyucu bunu yasaklamayi uygun görmüs ve bunu mümkün olan en açik bir biçimde kaleme almistir. Zira Anayasa’da kamusal bir hak olarak taninan saglik hizmetleri, sosyal adalete uygun bir sekilde ifa edilmelidir. Bu alanda ticari reklamin varligi, saglik hizmetini ticari bir meta haline dönüstürür ve hizmetin geregi gibi ifasini engeller. Aksi bir anlayis, saglik hizmetinin kamusal niteligi ve toplum yasamina dogrudan etkilerini yok sayar ve Anayasa’da düzenlenen “devletin temel amaç ve görevleri”ne de açikça aykiri düser. Buna karsin bugün ne yazik ki siyasiler de saglik hizmetlerini ticari bir alan olarak görmekte ve devlet politikalari böylesi yanlis bir anlayisla olusturularak uygulamaya konulmakta. Saglik alaninda yapilan reklamlar, bu alanin ticarilestirilmesinin görünen bir yüzü aslinda. Az önce de belirttigim gibi, her bir etik ihlali geçmisten bugüne ele almak ve felsefe, sosyoloji, psikoloji bilimleri ile de birlikte degerlendirerek kaynagi hakkinda yorum yapmak mümkün. Kuskusuz her bir ihlalin kaynagini belirlemek, bu ihlallerin en aza indirilmesini saglamak bakimindan yararli olur. Türk Tabipleri Birligi, mesleki deontolojiyi korumakla görevli bir meslek kurulusu olarak etik ihlalleri saptamakta, basta Saglik Bakanligi olmak üzere ilgili tüm kurumlar nezdinde girisimlerde bulunmakta, çözüm önerilerini de dile getirmektedir. Öte yandan Anayasa ve 6023 sayili Türk Tabipleri Birligi Kanunu’ndan aldigi yetki ile kamusal görevi kapsaminda, kendi yetkili kurullari araciligiyla etik ihlalleri saptamakta ve uyulmasi gereken meslek etigi kurallarini ihlal edenleri sorusturmaktadir. Sonuçta disiplin cezasi vermekteki amaçlari gözeterek, gerektiginde hekimlere uyari, para ve 6 aya kadar geçici süreyle meslekten men cezasi vermektedir. Her türlü meslek grubunda oldugu gibi saglik hizmetinin sunumunda yer alan hekim disindaki diger saglik personelinin de mesleki deontoloji bakimindan kabul edilemeyecek davranislari olabilmekte. Kamu görevlisi olanlarin bu statü nedeniyle karsi karsiya kaldiklari yaptirimlari bir tarafa birakirsak, yasa ile kurulmus ayri bir meslek kurulusu bulunmayan paramedikal meslek mensuplarinin eylemlerinin çogu zaman mesleki deontoloji bakimindan denetimsiz kaldigi söylenebilir. Ancak konuya salt denetim ve yaptirim odakli bakmak dogru olmaz. Türk Tabipleri Birligi etik sinirlari zorlayan uygulamalarin iyilestirilmesi için bütünlüklü bir çaba göstermektedir. Var olan ve kurulmakta olan tip fakültelerinde mezuniyet öncesi tip egitiminde “Tip Tarihi ve Etik Anabilim Dallari”nin kurulmasi için konuyu gündemde tutmaktadir. Tip fakültesi ögrencilerine iyi hekimlik degerlerini erken dönemde tanitabilmek için kitaplar yayinlamakta, alanin özgün eserlerinin çevirisini yaptirmaktadir. Mezuniyet öncesi tip egitimi raporlari ile mezuniyet öncesi tip egitiminin niteliginin yükseltilmesine, ögrenen merkezli uygulamalarin yayginlasmasina destek vermektedir. Tip egitimi bulusmalarinin ana temalarindan biri tip egitiminde iyi hekimlik degerlerinin tanitilmasi ve yayginlastirilmasidir. Türk Tabipleri Birligi sürekli yayinlarindan “Sürekli Tip Egitimi Dergisi” araciligiyla “Ne Yapmali? Ve Siz Olsaydiniz” sayfalari ile Yüksek Onur Kurulu örnek dosyalarindan gelistirilen olgularla farkindalik yaratilmasi amaçlanmaktadir. Türk Tabipleri Birligi web sayfasinda “Disiplin Sorusturmasi ve Kovusturmasinda Yasal Çerçeve ve Yöntem” (www.info.dr.tr/hu ) bölümünde etik sinirlari zorlayan uygulamalarin tabip odalarina iletilmesi ve izlenmesi için yöntem bilgisi sayfasi olusturulmustur. Bu sayfada süreç bilgisi yani sira tanimlarda yer almaktadir. Tabip odalari yönetimleri ve onur kurullari ile güncel konularda deneyim paylasimlari belirli sistematikle gerçeklestirilerek ülke genelinde tanim ve uygulama standardi saglanmasi hedeflenmektedir. Türk Tabipleri Birligi olarak, dosya hazirlanma ve inceleme süreçlerinde önem kazanan bilirkisilik konusunda bir egitim ve deneyim paylasimi programi yapilandirarak bu alandaki gereksinimin karsilanmasi planlanmaktadir. Saglik hizmeti sunumunda ne sekilde yer aldiklarina bakilmaksizin hekim, hemsire, yönetici, acil tip teknisyeni, temizlik görevlisi gibi tüm ekip üyelerinin bu hizmetin niteligi ve insani degerler üzerine düsünmelerini, dogru tutum almalarini saglamaya yönelik egitim faaliyetleri düzenlenerek bu etkinliklere katilimlari için olanak taninmalidir.

Saglik Ekonomisi ve Etik Çözüm Önerileri

Hacettepe Üniversitesi Emekli Ögretim Üyesi Prof. Dr. Erdal AKALIN sunlari aktariyor:

Hekimlerin etik çalismasi ile ilgili olan önemli konular profesyonalizmi zorlayan faktörler olarak siralanabilir. Bunlarin iyilestirilmesi hem hekimleri ve hastalari, hem de tüm saglik kurumlarini rahatlatacaktir. Ancak bu konularda bir degisiklik olmaz ise sorunlar büyüyerek devam edecektir. Profesyonalizmi Zorlayan Faktörler arasinda sunlar gelmektedir. Dis faktörler; Tibbi ticaret (commercialism): Tibbi hizmetlerin az veya fazla kullanimini öngören tüm davranislar, Tüketiciye yönelme (consumerism): Hasta-doktor iliskisinde “Pazar” kurallarinin ön plana çikmasi, Bürokrasi: Hasta ile doktor arasina yönetim ve yönetimin politikalarinin girmesi, Sanayilesme: Tibbi hizmette standartlarin uygulanabilirligi (rehberler, v.b.) Iç faktörler; Etik kurallara uymada güçlük, klinik otonominin azalmasi, Öz-denetimde sorunlar. Bu sorunlarin etik çözüm önerileri iki ana baslik altinda toplanabilir: Öncelikle hastaya yararli olacak ortamin idamesinin saglanmasi gerekmektedir. Ikinci olarak da etik sorunlara neden olabilecek finansal konulari, öncelikle de performans sistemini, gözden geçirmek gerekir. Etik Çözüm Önerileri arasinda ise, hastaya yararli olacak ortamin idamesinin saglanmasi ve klinik karar verme sürecinde bagimsizligi korumak gelir. Hekimin kisisel olarak etkileyebilecek faktörlerden bagimsiz hareket edebilme (idari baski, sosyal baski, mali baski, hukuksal baski, geri ödeme, protokol v.b. gibi baskilar) imkani olmasi sarttir. Hasta bilgilerinin gizliligi ve özelligi, Hasta bilgileri seffaf bir sekilde elde edilmelidir, hastanin onayi ile alinmalidir, kullanilmasi hasta izni olmadan kesinlikle mümkün olmamalidir, bu bilgiler güvenli bir sekilde saklanmalidir. Finansal konular ve çikar çatismasi açisindan bakildigindaysa; saglik çalisanlari ve saglik kurumlari bazen, kazanç saglamak veya kisisel avantaj elde etmek için profesyonel sorumluluklarini tehlikeye atabilirler. Kar-amaçli kurumlarla, sigorta, medikal cihaz veya ilaç firmalari ile olan iliskiler sirasinda profesyonel sorumluluklar ve topluma olan hesap verebilirlik kavrami ön planda tutulmalidir. Finansal ödüllendirmeler açisindan finansal ödüllendirmeler her zaman etik endiselere yol açmaktadir. Hastanin ve toplumun ihtiyaci ön plana alinmadan verilen kararlar, hele beraberinde finansal ödüllendirme de getiriyor ise etik olarak kabul edilmesi çok zordur. Ücretlendirme de ise sabit ücret ve kanita dayali kaliteli saglik hizmetinin ölçülmesi sonrasi terfi en etik ve etkin ücretlendirme yöntemidir. Maliyet kaydirmaysa, ödenmeyen veya ucuz olan hizmetlerin baska bir hizmetle degistirilmesi ve böylece finansal kazanç saglanmasi maliyet kaydirma olarak tanimlanmaktadir. Kisisel bir kazanç saglamasa bile etik olarak tartismali bir davranistir. Geri ödeme sorunlari, geri ödenmeyen bir islem yerine ödenen baska bir islemin ödenmesinin talep edilmesi etik olmayan davranislar arasindadir. Kaynaklarin uygun dagiliminin saglanmasi konusundaysa, kisitli olan saglik hizmeti finansal kaynaklarinin maliyet-etkin bir sekilde kullanilmasinin saglanmasi gerekir. Bu amaçla hekimlerin bir arada veya saglik kurumu yetkilileri ile birlikte maliyet-etkin saglik hizmeti rehberleri hazirlamalari, disaridan gelebilecek yaptirimlara tercih edilmelidir.

KAYNAKLAR:- L Emanuel, Ethics and Health Care Service,Essential Issues for Leaders; EmergingChallenges in Health Care. JCAHO, 2001.

-ABIM, ACP-ASIM, EFIM, Medical professionalism in the new millenium, Ann Intern Med 2002.

-Canadian Medical Association. Professionalism in Medicine, 2001

Kalite, etiktir. Etik kalitedir.

Gazi Üniversitesi Tip Fakültesi Tip Etigi ve Tip Tarihi Anabilim Dali Baskani Prof. Dr. Nesrin ÇOBANOGLU bir akademisyen olarak görüslerinde sunlara yer veriyor:

Hekim –hasta iliskisinin özerkliginin göz ardi edilmesi, hizmetin niteliginin ücret ödemelerine yansitilamamasi en temel sorundur (Performans sistemi bu sorunu çözememistir). Hasta haklarinin karar mekanizmalarinca benimsenmesi ve uygulamaya yansiyacak biçimde içsellestirilmesi önemlidir. Konuyu hekim, hemsire, diger saglik personeli ve hastane yöneticileri açisinda degerlendirecek olursa bu baglamda, hastane etik kurullarinin islev görmesi gerektigini düsünüyorum. Hastane, ayni amaç dogrultusunda çalisanlarin sistemli olarak, bir araya geldikleri yapidir. Yönetim, hastane içinde ayni amaç dogrultusunda çalisanlarin eylemlerini esgüdümler. Bunu görev, yetki ve sorumluluk ekseninde çalisarak yapar. Yönetimin sorumlulugu etik bir olgu olarak belirir. Bireyin grupla etkilesimi hem grubun hem bireyin davranisinda degisiklige yol açar. Toplumun etik yönelimi kisilerin birbiriyle uyum saglama çabasinin ortak sonucudur. Dengeyi saglamada etkin güçler, toplumsal örgütlenmeler, sinifsal birlesmeler, seçkin bireylerin örnek yönlendirici tavirlarinin... olusturdugu sosyal iliskilerin denetimindeki iktidar iliskileridir. Güçlü, iktidari elinde tutan otoriteyi, iyi diye tanimlamaktan veya insanüstü bir otoritenin dünyayi mutlak iyiye götürecegi yanilgisina da düsmekten kaçinmaliyiz. Birey olarak dogrularimizi her zaman yönetime iletmeliyiz ve dogru buldugumuz eylemine katilimla, yanlis buldugumuz eylemini elestirerek daha demokratik bir yapinin yerlesmesi için etkili rol üstlenmeliyiz. Bu nedenle erke ve yönetimin eylemlerine iliskin elestiri, bireye yönelik elestiriden daha önemlidir. Daha fazla kisiyi etkileyecek olan “iyi” ye ulasilmasi ancak katilimla saglanabilir. Bu elestirel ve nesnel degerlendirmeleri yapiya yansitarak, gelecekteki eylemlerin niteligine iliskin saptamalarda bulunmak her hastanede öncelikle yönetiminin sonra da her üyesinin sorumlulugudur. Bunun saglanmasi için yönetimin ilgili hastane kurullarindan görüs almasi sorunlari daha uygun biçimde çözmenin yollarindandir. 1995-96 yillarinda Ankara’da yasanan önemli bir hastanenin bashekiminin bir hemsireyi dövmesi üzerine yazdigim bir yaziyi ayrica ek olarak bilgi için alintiliyorum. Ankara’daki bir hastanenin Bashekimi ve ne yazik ki doktor hemsireye tacizini tokatlayarak sürdürüyor. Eminim karsisinda bir erkek hasta bakici olsa ayni islemi yapamayacakti. Kadin dövmenin, asagilamanin egitimle çözümlenebilecegine inananlardan biri olarak, egitimli kötü örnekleri çok üzücü buluyorum. Üstelik amir konumunda olup, astinin begenmedigi davranislarini degistirmeye, hesap sormaya denetim kapsaminda yetkili olarak hukuki çerçevede yönetimin ceza erkini kullanabilecek bir erkek profesörün, asti olan kadini dövmesi hiç bir gerekçeyle savunulamaz. Mesleki degerlerimizi çok önemsiyorum ve bu nedenle, kötü eylemlerin örnek olmamasi için zamaninda elestirilmesinin bir hekim sorumlulugu oldugunu düsünüyorum. Bu tür davranislar, Tabip Odalari tarafindan sorusturma açma disinda, kanimca eylemin genel niteligi açisindan da kurumsal olarak kinanmalidir. Karsisindaki bireyi mesleki konumu ile degil, cinsiyet rolüyle degerlendiren ve erkek kimligini mesleki konumunun üstünde gören bir ilkellikle, meslek ugrasi sirasinda görevini yapmaya çalisan bir kadini döven kisinin hekimlik mesleginin etik gereklerine deontoloji tüzügü kapsaminda uygun olmadigi açiktir. Etik ilkeler açisindan tartisilamayacak kadar “kötü eylem” niteligindeki bu eylem, yasal olarak ve mesleki uygulamalarin denetimi kapsaminda da suç olusturmaktadir. Ama bu olayda, dayaga karsi çikarak bashekimi protesto eden hekim ve hemsireler hakkinda sorusturma açilmisti. Bu yönde Saglik Bakanligi ve Türk Tabipleri Birligi’nin faaliyetleri ile ilgili olarak her ikisinin de saglik bakim uygulamalari ve verilen hizmetin etik niteligini denetleyebilme açisindan yetersiz kaldigini düsünüyorum. Hastanelerde/saglik hizmetlerinin sunumunda etik sinirlari zorlayan uygulamalarin iyilestirilmesi için yapilmasi gereken çalismalara gelince; yasanan sorunlari görmezden gelen, üstünden atlayip, günü kurtarmaya çalisan anlik çözüm öneren yaklasimlarin bitmesi ve gerçekten sorunlari çözmeye odaklanan, yeni öneriler gelistirebilen yönetim yapilarina ihtiyaç vardir. Bunu saglayabilmenin ve yasanan etik sorunlara kalici çözümler getiren politikalarin gelistirilebilmesi için yönetime çalisanlarin katilimini saglayacak kurumsal yapilanmalarin, seffafligin, dürüstlügün, adaletin uygulamalarda görünür kilindigi kalite politikalari benimsenmelidir. Kalite, etiktir. Etik kalitedir. Saglikta kaliteli hizmet sunumu zaten etik açidan uygundur. Bununla ilgili en önemli kamusal sorumluluk, hizmetin farkli toplum kesimlerine farkli nitelikte sunulmasinin önlenmesidir.

Tibbi ve etik kurullarimiz var

Medical Park Hastaneler Grubu Kalite Direktörü Güler ÇAKMAK etik hizmet verme adina hastanelerinde yaptiklari çalismalari söyle anlatiyor:

Hastanelerimiz, hasta haklari bildirgemize göre hizmet kalitesini yürütmektedir. Hastanelerimizde; hastalarimizin, dogru tani ve tedavi yürütmeleri ve islemlerini zamaninda güler yüzlü ve saygin bir ortamda alma haklari vardir. Hasta ve yakinlarimizin aldigi tüm saglik hizmeti, etik degerler çerçevesinde korunarak verilir. Hizmette kasit, ihmal, taciz, dolandirma, yanlis beyan ve yanlis uygulamalara izin verilmez. Hastanelerimizde hastalarimizi korumak için tibbi ve etik kurullarimiz ile hasta haklari, hasta güvenligi komitelerimiz kurulmustur. Tüm hasta hizmetinde aksamalar veya gelistirilecek uygulamalar, buralardan etik ve hasta haklari kurum kalite yönetim sistemi uygulamalarindan geçer. Çalismalarimiz; uluslararasi JCI akreditasyonu, Saglik Bakanligi HKS standartlari, hasta haklari yönetmeligi ve hasta güvenligi tebligi çerçevesinde yürütülmektedir. Saglik Bakanligi ve Türk Tabipler Birligi de bu alanda sürekli hekim egitimleri vermekteler. Ihmal, kasitli hasta bilgileri sizdirma, kasitli tibbi zarar ya da beklenmedik tibbi hatalar durumunda kurullar çalisir ve disiplin kurullari devreye girer. Hekim, hemsire ve diger saglik çalisanlarina, ilk is basi oryantasyon egitimlerinde hasta haklari ve etik degerler egitimi verilir. Tibbi arastirmalar, organ ve doku bagis/nakilleri gibi alanlarda bu süreç daha derinden takip edilir. Medikal çalisanlarin etik kurallar çerçevesinde hizmet üretmeleri için; denetim, sikayet alma ve degerlendirme, hekim performanslarini izleme, üye kabulü, ret / kabul etme gibi caydirici süreçler konmaktadir.

Rekabet etik anlayisi zorlar

Saglik Yöneticileri Dernegi 2.Baskani ve Sonomed Görüntüleme Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ayhan CINGI su degerlendirmelerde bulunuyor:

Bence saglik hizmetlerinde etik anlayisi zorlayan etkenlerin basinda rekabet kosullari gelmektedir. Günümüzde hasta odakli hizmet sunumu yapilirken, daha dogrusu yapilmasi gerekirken özellikle son yillarda artan rekabet kosullari nedeniyle etik degerlere verilen önem, duyulan saygi bir miktar gerilerde kalmis gibi görünüyor. Elbette ki bunun da altinda ekonomik kaygilar yatmaktadir. Öncelikle piyasada pazar payini artirmak isteyen özel saglik kuruluslari birbirleriyle ve hatta artik bugün kamu ile de rekabet içindedir. En basit örnek bazi saglik kuruluslarinin etigi iyice bir kenara iterek yaptiklari reklamlardir. Bilgilendirme ile reklam arasindaki çizgiyi tamamen kaldirip promosyonlarla adeta bir mal satarcasina yapilan reklamlar etik anlayisin zaten ayaklar altina alindiginin en önemli göstergesidir bence. Hele internet araciligi ile ve SMS’lerle son günlerde gelen mail ve mesajlar, tabiri caizse isi iyice ayaga düsürmüstür. Görüntüleme ve tani merkezi olarak etik anlayisiyla ilgili sunlari söyleyebiliriz. Hastalarin, özel sigortali olan bir akrabalari ya da yakinlarinin özel sigortalarini kullanarak çekim yaptirmak istemeleri gibi etik disi taleplerle mücadele ediyoruz. Demek ki bunu yapan yerler olabiliyor ki bu tür taleplerle karsilasabiliyoruz. Etik anlayisimiz içine giren bir diger önemli konu da baska merkezler ve baska meslektaslarimizla ilgili olumsuz görüs bildirmemek.Bazi hastalar ellerinde çesitli çekimlerle MR,BT vs .. gelirler. Bizim kendi çekimimiz sonucu yaptigimiz yorum diger merkezlerin yorumlariyla tamamen farkli bile olsa “Arkadaslarimiz O sekilde yorumlamis..saygi duyariz..Bizim yorumumuz da bu sekilde..” seklinde görüs bildiririz. Zira su günlere( hekimlerin çalisma kosullarinin her geçen gün agirlasmasi)gelmemizin en önemli nedenlerinden biri de hekimlerin hekimlere verdigi zararlardir diye düsünüyorum. Esasen bir saglik kurulusunda etik konusu; o kurulustaki tüm personelin ayni duygu ve düsünceyle etik degerlere bagliligi ile benimsendiginde gerçek anlamda amacina ulasir. Her ne kadar hizmet sunumunda ana belirleyici olarak hekimler görülse de, hekim disi personelin yapacagi en küçük etik disi uygulama ve çikar çatismasindan kaynaklanan bir davranis bütün kurumu etkileyecektir. Isin özü yine hasta kaynakli hizmet sunumuna gelmektedir. Yani tüm kademedeki personel, hastaya odaklanip öncelikle hasta haklarini gözeterek, karsisindaki kisiye deger vererek davrandiginda etik degerler de yerine kendiliginden oturmus olur. Ancak öncelikle buna tepe yönetimin yürekten inanmis ve etik kurallarin neler oldugunu tüm ekibe iyi anlatmis ve benimsetmis olmasi gerekir diye düsünüyorum. Son yillarda Saglik Bakanligi Etik konusunu içeren yasa da çikarmistir. Bu konuda en somut örnek de ilaç firmalarinin oldukça siki denetlenmesi ve etik disi uygulamalarin önüne geçilmesini saglayan hükümlerin getirilmesidir. Türk Tabipler Birliginin belki bu konuda daha etkin ve kararli yaklasimlar içinde olmasi gerekir diye düsünüyorum. Sirket olarak etik konusu zaten sik sik gündemimize gelmekte ve personel tarafindan benimsenmis durumdadir. Ayrica da diger görüntüleme merkezleriyle zaman zaman bir araya gelip bu konuda daha baska neler yapabilirizi degerlendirmekteyiz. Ülkemizde maalesef kamu ile özel arasinda etik anlayisinin farkli oldugunu düsünüyorum. Daha dogrusu devletin saglik hizmeti sunumunda kendisinin etik davranmadigini net olarak görebiliyoruz. Söyle ki özel saglik kuruluslarindan istenen pek çok kosulun kamunun saglik kuruluslarinda olmadigini biliyoruz ve görüyoruz. Dolayisiyla burada bir çifte standart söz konusudur. Amaç ya da mantik insanlarin saglik hizmetlerinden daha verimli yararlanabilmeleri ise, ana tema insan ise o halde bunun kamu-özel ayrimi olur mu? En basit örnek Devletin saglik kuruluslarinin kaç tanesinde deprem yönetmeligi uygunluk belgesi vardir ki özel sektörden bu talep edilmektedir. Buna benzer onlarca örnek vermek mümkündür. Öncelikle bu standardizasyon saglikli yapildiktan sonra etik degerler oturacaktir diye düsünüyorum. Etik sinirlari zorlayan uygulamalari iyilestirmek için öncelikle ekonomik nedenlerin ortadan kaldirilmasi gerektigini, ekonomik kosullarin iyilestirilmesinin saglanmasi gerektigini düsünüyorum. Zira bazi etik degerlerin yok olmasinin altinda yatan en güçlü nedenlerin basinda ekonomik sikintilar gelmektedir. Pazarin daralmasi gelmektedir. Pazar, maalesef ehil olmayan kisi ve kuruluslar tarafindan daralmistir.Etik degerlere bagli olan da olmayan da bir sekilde sektörün içindedir. Dolayisiyla da denetimlerin mutlak suretle artirilmasi ve özellikle de basit, seviyesi düsük reklamlarin ve pazarlama faaliyetlerinin acilen kaldirilmasi gerekmektedir.

kaynak: http://www.hastanedergisi.com/haberdetay.asp?id=3
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası