Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


ASK BIR HASTALIK MI?

Yazinin devamini okumak istemeyenlere hemen son 4-5 senenin arastirmalari isiginda vardigim sonucu özetleyeyim: Hayir, romantik ask bir hastalik degil!

Bayramlar, dogum günleri ve yildönümlerinden sonra modern pazarlama tekniklerinin yasamimiza vazgeçilmez kutlamalar olarak soktuklari günlerin bence en sevimlisi “Asiklar Günü”, diger adiyla St.Valentine Günü. Nasil evlilik yildönümleri beraber geçmis ve geçmemis zamanlarin yeniden degerlendirilmesine, yilbaslari daha çok is ve sosyal yasamimizin gözden geçirilmesine, dogum günleri yaptiklarimizla yapmak istediklerimiz arasinda perspektif ayarlamalarina vesile oluyor.

Asiklar günü de, sevdiklerimizi ve sevemediklerimizi düsünmemize yol açiyor. Psikolojik anlamda bu özellestirilmis günler, bizim kendimiz ve yakin çevremizle ilgili farkindaliklarimizin keskinlesmesinde rol oynuyor. Sosyal farkindaligimizin artmasinda, çiçek- çukulata- yemek- tiyatro-mum-hafif müzik- tütsü - kirmizi iç çamasiri gibi hosluklarin katkisi var. Ama "Asiklar Günü", bence varligi ve yoklugu ruhumuzun balansini en derinden bozan öge olan ask hayatimizi yeniden irdelememizde çok yararli bir rol oynuyor.

Son yillarda dinamik görüntüleme tekniklerinin yardimiyla sadece beyin yapilarinin degil, islevlerinin de renkli resimler ve kliplerle belirlenebilmesi, iki kulagimizin arasindaki 1350 gramlik doku parçasinin fiziksel oldugu kadar bilinç ve davranis alanda da ne denli olaganüstü karmasik bir yapida oldugunu bir kere daha ortaya koydu. Insanlarin cinsiyeti, yumurta ile spermin birlestigi anda, cinsel tercihinin de üçüncü hafta içinde belirlendigine isaret eden güçlü arastirmalar var. Duygu ve davranislarimizin belirlenmesi ise erken çocuklu döneminde basliyor. Insanlarin asik olacaklari ve/veya es seçecekleri insan hakkinda beyinlerinde tasidiklari sablonlarin 3 ile 8 yaslar arasinda olustuguna isaret eden çalismalar var. Bizim ask sablonumuz, sadece yakinlarimizda olan anne, baba, kardes, bakici, akraba, ögretmen, arkadaslar tarafindan degil, sinema, TV, dergi vb kaynaklarda rastladigimiz ve etkilendigimiz "sanal kisilerle" ve davranislarla da belirleniyor. Beynin derinliklerinde birçok farkli alanda depolanan bu sevgili/es resmine uygun bir kisiye rastlayinca, simdi romantik ask dedigimiz bir “kimyasal heyelan” ortaya çikiyor beyinde. Basit bir tetiklenme degil bu! Ilk etkileri saniyeler, dakikalar içinde (yildirim aski), daha karmasik etkileri günler, haftalar içinde beliriyor ve beynimizde – zorlama bir ayirim yaparsak- bir çok farkli duygusal ve bedensel zincirleme tepkileri harekete geçiriyor. Bunlarin en önemlileri, otonomik sistemimizi canlandiran dopamin ve noradrenalin salgilarinin artmasi.

Testosteron hormonunun artmasiyla artan sex dürtüsünden farkli olarak bunlar, bedensel ve duygusal bir "ödüle ulasma" konusunda beynin ve vücudun hedefe kilitlenmesini ve ona erisebilmek için biyolojik anlamda “gaza basmasini” sagliyor. Kalp atislari hizlaniyor, ates basmalari, terlemeler oluyor, istah azaliyor, sevgili disinda hersey ve herkes giderek önem ve acillik kaybediyor, sevgiliye odaklanma saplantiya varacak düzeylere çikiyor, uyku kaçiyor. Asik olunan kisi, dünyanin en akilli, güzel, yakisikli, sevimli, güçlü, bilgili/bilge, kültürlü, güzel huylu essiz bir hazine olarak algilanirken olumsuz özellikler beyin tarafindan filtreleniyor, çarpitiliyor ve bastiriliyor.

Askin sadece gözü kör degil, ayni zamanda sagir, mantiksiz ve inatçi oluyor. Bu süreç içinde asik olunana ulasamama, sadece ulasma dürtülerini daha da arttirmaya, yanmaya tutusmaya yol açiyor. Tahmin edilecegi gibi, biyolojik bir sistemin yemeden içmeden uyumadan kisip metabolizmasini ve beyin faaliyetlerini en üst düzeyde tek bir kiside yogunlastirmasi çok uzun süreli olamaz. Bu noktada iki olasilik var: Birincisi sevgiliye ulasmak, birlikte olmak, birlikteligi sürdürmek ve bu mutlu sonun sonucu olarak “motorun turunu düsürmek”. Ikincisi, ilgiyi hastalikli bir saplanti haline getirmek, yikici ve zarar verici fikirleri giderek arttirmak ve sonunda sevgiliye ve kisiye zarar verecek akilhastaligi düzeyine vardirmak. Bazi kültürler bu tepkileri ödüllendirerek cinayet, intehar, yakma- yikmalar, kaçirmalar, tecavüzlerin kolayca ortaya çiktigi davranislari tesvik ederler. Bunlar siddet kültürü doguran, çaresizliklerin olumlu yoldan çözümlenememesi halidir. Eger sevgiliye ulasilirsa beyinde farkli hormonlar, oksitosin ve vazopressin gibi kimyasallar, çiftin “askin atesinden” çikip, zamanla “oda isisinda” bir sevgiye, güvene ulasmalarina , karsilikli saygi ve bagliliga kavusmus bir çift olarak çok uzun yillar beraber olmalarini sagliyor. Bu çiftlerde ask bitmiyor, derin bir sevgiyle yer degistiriyor. Ask konusundaki anlasilmazligin temelinde, sanirim, kavram kargasasi yatiyor. Seks, sehvet, arzulama, üreme dürtüsü, sosyal statü araci olarak seks alma ve verme, toplumsal baskinlik için elde etme, elde tutma ve elden çikartma gibi çok farkli duygusal durumlar için “ask” kelimesi kullaniliyor. Cuma alsamindan Pazartesi sabahina “asklar” yasaniyor, yenisi bulunana kadar seviyeli beraberliklere giriliyor, ve bunlarin hiçbirisi “romantik aski” tarif etmiyor.

Askin biyolojik önemi - ve bence temel islevi-, evrim süreci içinde ortaya çikan ve bizi akilli maymunlarin çok ötesinde yaratiklar haline dönüstüren beyin gelismesi ile ilgili. Bence romantik ask olmasaydi insan neslinin sürmesi mümkün olmazdi. Bizi nesli tükenmis maymunsu/insansi diger primatlarda ayiran en kritik evrimsel siçrama, üreme yasina gelmis insanlar arasinda ortaya çikan “mucizevi” ask duygusu ve bagliligidir. Atalarimizin dört ayaktan vazgeçip ayaga kalkmasinin bedeli olarak dogum kanalinin küçülüp uzamasina yol açan sürecin, bir yandan beynin büyüyüp özellesmesine olanak saglarken, tam gelismis büyüklükte bir beyni olan çocugun normal yoldan dogumunun olanaksiz hale gelmesi , nesil tüketecek bir sorun yaratti: Yüzbinlerce yil öncesinin magra kosullarinda aylarca gebe, sonra aylarca-yillarca aciz bir bebek bakmakla yükümlü olan bir annenin, kendisini ve yavrusunu koruyup besleyecek bir “partner” bulmaya VE elde tutmaya ihtiyaci var! Bu ikilinin, bizim simdiki babalik kavrami ve bilgilerinin olmadigi bir çagda, seks, sehvet, sosyal üstünlük kanitlama gibi katma getirileri olmadan birbirine ve yeni dogan bebege yillarca (yaklasik 3 yil kadar) “karsiliksiz” bakmalari ancak son derece güçlü ve özverili bir duygusal iliskiyle olur. Bu iliskiyi yönlendiren duygular ve bunlari yöneten fizyolojik sistemler, tipki gebelik, dogum, erkenlik, menapoz gibi dogal yasamin dogal süreçlerinden biri olan ASK’tir. Ne hastaliktir, ne anormallik. Her insanda biraz farkli ortaya çikan ve gelisen bir insanlik halidir. Son 20-30 bin senede evrimsel gerekliliginden uzaklasip daha çok duygu zenginlikleriyle bezenmis olsa da, ask yasanabilecek en karmasik ve iz birakan duygu deneyimlerinden biri. Üstelik bu özellikleriyle ask, önbeynimizin gelismesi sayesinde, üreme fizyolojisinin ve neslin sürdürülme dürtülerinin çok üstünde farkli bir düzeye çikmistir. Üstelik duygu yogunlugu yüksek olan bu tutkular, sevenler arasindaki, yas, sosyal statü, irk, din hatt cinsiyet gibi farkliliklarin da üstesinden gelebilecek bir güce ulasmistir. Montaigne’nin dedigi gibi “Her insanda insanligin her hali vardir”. Bu nedenle de insan sayisi kadar çesitli ask vardir. Askin "nörofizyolojisi" bir mucize sayilabilir. Her ask essizdir, kendi içinde herbirisi güzel ve saygidegerdir. Marifet yargilayici olmadan bu duyguyu dürüstce ve alabildigine yasamak, degerini bilmek ve biterse anisina saygi gösterebilmektir. Bir insan bir çok kere asik olabilir, ama ayni anda iki kisiye asik olamaz. Hiç de bilimsel olmayan bir gözlemimle bitirmek istiyorum: "Kaybetmekten korkmuyorsaniz asik degilsiniz!

Amerikan Hastanesi
Uyku Hastaliklari Ünitesi Sefi
Dr. Sabri Derman
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası