Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


OKULLAR AÇILIYOR YA ÇOCUKLARIMIZIN SAGLIGI…!

Amerikan Hastanesi uzmanlari, çocuklari okula baslayacak olan ebeveynleri ve tabii ögretmenlerimizi, okul öncesi ve okul döneminde bekleyen sorunlar konusunda bilgilendirerek uyariyorlar.

Okul Korkusu

Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü
Pedagog Güzide Soyak

Okullarin açilma zamani geldiginde, okula yeni baslayacak çocuklari olan her anne ve baba ilkokul siralarinda karsilastigi korku ve heyecan karisimi duyguyu hatirlayarak o dönemi adeta yeniden yasamaktadir. Ev ortami gibi rahat bir hayattan, kurallarla dolu okul hayatina adim atmaya hazirlanmak, her çocuk için problem teskil etmektedir. Farkli elbiseler, yeni arkadaslar, çesit çesit defterler, rengârenk kalemler, türlü oyunlar, çocuklar için yeni bir dünyaya adim atmak anlamina gelmektedir.

Çocuklarindan önce ebeveynlerinin bu duruma hazir olmalari gerekmektedir. Zira çocuklarin bu dönemde karsilasabilecekleri problemleri önceden kestirmek ve bilinçli bir sekilde onlarla bas edebilmenin yollarini aramak önemlidir.

Okul korkusu nedir?

Okul korkusu, okul çagi içindeki çocugun okula gitmeme yönünde direnmesi, arkadaslarini kabul etmemesi ve aglamak gibi tepkiler gelistirmesidir. Okul korkusu, kizlar ve erkeklerde esit oranlarda görülmektedir. Bu korku, çocugun egitim alacagi ortama uyum saglamasini engellemektedir. Çocuklar için korku, yasama adapte olabilmenin, kaygi veren durumlarla bas edebilmenin yöntemlerinden biridir. Okul korkusu, hizli ele alinip gerekli müdahaleler yapildigi takdirde çabuk atlatilabilmektedir.

Her yeni durumun uyum sorunu yasatiyor olmasi normaldir. Anneden ayrilik deneyimini ilk defa anaokulu döneminde yasayan çocuklar, bu dönemde okulun içine girmeye ikna olmakta zorlanirlar ve tedirgin olurlar. Normal gelisim gösteren bir çocukta bu durum kabul edilebilir; ancak sorun, okula baslamakla ilgili degildir. Anne ve çocuk arasindaki bagimli iliski kapsaminda annenin çocugun bireysellesmesine izin vermemesi, bir bakima annenin de çocuga bagimli olmasi, ev içinde baskili–kaygili ortamlarin olmasi, yeni bir kardesin gelmesi, çocugun bu süreci henüz anlayamamis olmasi, anne ve babanin çok kaygili kisiler olmalari, aile içinde bir yakinin kaybi ve hastaliklar gibi birçok faktör de etkili olabilmektedir.

Çocugun okula baslamadan önceki dönemde arkadas deneyimlerinin niteligi, duygularini ve düsüncelerini anlatmada desteklenmis olmasi, bu dönemdeki zorluklari atlatmada önemli deneyimler olusturmaktadir.

Bagimli, iliski kuramayan, arkadaslari ile oyunu reddeden, anne ile iliskisi saglikli organize edilememis bir çocugun okula baslarken sorun yasamasi beklenilebilmektedir. Bu çocuklarda ilgi ve enerji kaybi, sinirlilik, içe kapanik olma durumu, nedensiz aglama, bas ve karin agrilarindan yakinma gözlemlenebilmektedir.

Okula karsi negatif duygular beslememeleri için çocuklara, okul ile ilgili gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okula baslama dönemi öncesinde anne çocugu farkli arkadasliklar kurmasi için cesaretlendirebilir ayrica çocugun güven duyabilecegi baska aile bireyleri kendi okul deneyimlerini çocuga aktarabilirler. Okulun ögrenme eyleminin disinda çocuga keyifli gelebilecek yönlerinin de anlatilmasi faydali olabilir. Çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlar olarak, anne-babalara genel olarak, çocugun bireysel becerilerini gelistirmesini, kendi basina giyinip soyunabilmesini, yardimsiz yemek yeme gibi becerileri kazanmis olmasini öneriyoruz. Ayrica her anne baba, çocugunu her dönemde etkin bir sekilde dinlemeli ve kaygilarinin olabilecegini kabul etmelidir.

Bu korkuya yakalanan çocuga aile ne yapmali?

Çocugun okula gitme ile ilgili bütün kaygilari dinlenmeli, okul ile ilgili duygu ve düsünceleri anlamaya çalisilmalidir. Okul korkusunun çocuktan oldugu kadar okul ve ögretmen tutumlarindan da kaynaklanabilecegi, unutulmamasi gerekir. Okula gitme ile ilgili aile bireyleri ortak tutum içinde olmali ve çocugun okula gitmemesine izin verilmemelidir. Her anne ve baba çocuguna kaygilarini anladigini, bu kaygilarin zamanla geçecegini ve okulda ögrendiklerinin kendileri için de önemli oldugunu vurgulamalidir. Ayrica uzun vedalasmalardan, kisisel kaygilarin yansitilmasindan kaçinilmalidir. Ev içinde de çocugun anne–babaya bagimli olmasi azaltilmaya çalisilmali, kendi basina buldugu ugraslar konusunda destek olunmali, tek basina da oynayabilecegi oyuncaklar ve oyunlar alinmalidir. Ebeveynler, okullar baslamadan önce okul alisverisini çocuk ile birlikte yapmalidir. Anne-baba dikkatli olmali ve bu dönem içinde olabilecek bütün sorunlardan yayinlar vasitasi ile haberdar olmalidir. Çünkü problemi çabuk fark etmek ve dogru müdahale etmek çözümü de çabuk getirmektedir.

Ögretmenler ne yapmalilar?

Bu dönemde ögretmenlerin duyarli olmalari gerekmektedir. Ögretileni yapamiyor olmasinin çocukta kaygi uyandiracagi unutulmamali ve öncelikli olarak ögretmek kaygisi tasinmamalidir. Önce çocugun sikintisinin ne oldugu sorulmali ve bu konuda yardim edilebilecegi anlatilmalidir. Kati tutum, bu sorunlari artirmaktadir. Ögretmen, çocuga okula gelmesi gerektigini ve onun ögrenmesini önemsedigini anlatmalidir.

Okul korkusu, anaokuluna baslanan 3–5 yas döneminde yogun yasanabilmektedir. Ilkokula baslangiç, yine bu korkunun görüldügü ikinci dönemdir. Daha yüksek siniflarda 12–14 yas döneminde de ortaya çikabilmektedir.

Bu dönemde çocugun bireysel gelisimine de önem verilir,, anne–çocuk iliskisi dogru organize edilirse tekrar ortaya çikmayabilir. Ancak çocugun eve bagimliligi desteklenir, okula gitmeme ile ilgili istekleri desteklenilirse tekrar bu sorunlar yasanabilmektedir.

Anaokulunda ilk gün stresi nasil atlatilir?

Her okula baslayan çocuk ayni tepkiyi göstermez. Anaokuluna baslayan çocuklarin zaman ve uzaklik kavrami tam oturmadigi için ilk kaygilari bu yönde olur.

• Evimize ne kadar uzakliktayim?
• Annem beni alacak mi?
• Bu çocuklari tanimiyorum.
• Ihtiyaçlarimi kime söyleyecegim, yardim ederler mi?
• Ev kuralsiz bir yerdi. Her seyi kuralla yapacak olmak sikici.

Çocuk, bu sorularin cevaplarini yasayarak ögrenecegi için kaygilari da yüksek olmaktadir. Ilk gün okulda 1–2 saat kalmak, annenin onu ne zaman alacagini saat üzerinden göstermesi, ögretmenle tanistirip, nasil yardimlar isteyecegini anlatmasi çikacak sorunlari azaltabilmektedir. Ilk birkaç gün çocugun görebilecegi bir yerde oturup oradan ayrilmamak da yararli olabilmektedir.

Adaptasyon süreci

Daha önce okula gitmemis bir çocuk için 10 günü asan ve hiç azalmayan uyum sorunlari varsa anaokuluna gitme durdurulmalidir. Çünkü çocuk okula gitmek için henüz hazir degildir. Daha önce anaokuluna gitmis çocuklarda uzun tatil sonrasinda okula dönüs güç olabilir ama okul tanidiklari bir yer oldugu için, burada yasanan kaygi daha kisa sürede atlatilabilmektedir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocugun anaokuluna gidip gelmesi saglanmali ve çocugun evde kalmasina izin verilmemelidir.

Çocuga ilgisiz olmak ya da asiri derecede ilgi göstermek çocugun duygusal ve bilissel gelisimini geciktirmekle birlikte ögrenme ve uyum sorunlarini yasamasini kaçinilmaz kilmaktadir.

Ödev sorumlulugu kazandirilmali

Her anne baba çocuklarinin ödevleri ile ilgilenmelidir. Çünkü onlarin sorunlarina yardimci olmak, beraber sorunlarin üstesinden gelmek çocuklarin hoslarina gitmektedir. Ödevlerinde anlamadiklari yerlerde yardim isteyebilecekleri söylenmeli, yol gösteren kisi olunmalidir. Okula baslanilan ilk birkaç hafta, okuldan evde yapilmasi için herhangi bir ödev verilip verilmedigi sorulmalidir. Ancak ödevi yapmasi için israrci olunmamalidir. Yapmadan gittigi takdirde ögretmenine nedenlerini kendisi anlatmalidir. Çocuk okuldan geldigi ilk 2 saat içinde ödevlerini tamamlamalidir.

Çocuklarda Hatali Beslenme

Amerikan Hastanesi Diyet ve Beslenme Bölümü
Diyetisyen Zuhal Güler Çelik

Okullarin açilmasi ile birlikte çocuklarin beslenmesi büyük önem kazanmaktadir. Bu dönem ileriki yillar için saglikli beslenmenin temelini olusturacak bir dönemdir. Çocugun okul çaglarinda edindigi beslenme aliskanliklari gelecekte de süreklilik göstermektedir. Bu dönem de çocuk kadar anne ve babanin da beslenme konusunda bilinçli davranmasi gerekmektedir.

Hatali beslenme aliskanliklarinin çok sayida nedeni vardir. Bunlarin basinda çocuklarin besin gereksinimlerinin bilinmemesi, ailenin beslenme aliskanliklari ve okul çagindaki çocuklar için en iyisini yapmak isteyen annelerin kendi bilgilerine göre en iyi bildigi besinlerden çocuguna fazla miktarda yedirmek istemeleri gelmektedir. Bunlarin disinda fiziksel aktivite azligi; özellikle ailenin aksamlari veya evde oldugu günler içerisinde televizyon- bilgisayar karsisinda oturmalari, çocuklari ile oyun oynamamalari, yürüyüsler yapmamalari, sözlerden daha kalici izler birakan olumsuz mesaj ya da mesajlar birakabilmektedir. Ayrica ögün atlama, seker, tuz ve yag içerigi yüksek yiyecek-içecek tüketimi özellikle ileri yaslardaki beslenme aliskanliklarini kötü yönde etkilemektedir. Bu hatali beslenme sekli, özellikle çocukluk dönemindeki sismanlik (Obezite) riskini artirmaktadir.

Çocuklarin beslenmesinde bu dönemde görülen en sik degisiklik kahvalti yapmamaktir. Kahvalti günün en uzun açligi olan gece açligini takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alinabilmesi için en önemli ögündür. Bu konuda yapilmis bazi çalismalar da bulunmaktadir. Bu arastirmalarda, kahvalti yapan çocugun sinif içerisindeki basarisinin daha fazla oldugu, problem çözme yeteneklerinin digerlerine göre daha gelismis oldugu, kavrama yeteneklerinin daha iyi oldugu gözlenmis, bazi arastirmalarda ise kahvalti yapan çocuklarin beslenme yetersizliginden olusan hastaliklara daha az yakalandiklari rastlanmistir. Yine bu arastirmalarin sonucunda kahvalti yapmayan çocuklarin daha sisman olduklari belirlenmistir.

Yetersiz ve yanlis beslenme çocuklarin sagligini etkiliyor

Aile içerisinde ve okulda beslenme bilgisinin yetersiz verilmesi, okul yemeklerinin sevilmemesi ve çocuklarin % 90’inin kantinlerde hamburger, tost, kizarmis patates, cips kola gibi yag ve karbonhidrat bakimindan yüksek olan fast-food besinleri tüketmeleri; günlük almalari gereken vitamin ve özellikle kalsiyum minerali bakimindan yoksun beslenmeleri büyüme ve gelismelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bunun yani sira besin endüstrisinde özellikle bu yas gruplarina yönelik reklamlar / kampanyalar (çikolata, fast-food, cips gibi abur cubur besinler) hatali beslenme aliskanliklarinin kazanilmasina neden olmaktadir. Böylece erken yaslarda kazanilan aliskanliklarin ileriki yaslarda degistirilmesinde zorluklar yasanmaktadir. Çocuklarin okul ve evde çesitli yiyecekleri tüketmeleri ve temel beslenme ilkeleri konusunda bilgilendirilmeleri çok önemlidir. Özellikle; ögünlerin atlanmamasi, kahvaltinin önemi, ara ögünlere önem verilmesi, okul yemeklerinin fast-food yemeklerinden daha saglikli oldugu konusunda çocuklarin bilinçlenmeleri ileriki hayatlarinda yasam kalitelerini artiracaktir.

Okul çagi çocugunun beslenmesi ve bu dönemde beslenme aliskanliklarinda meydana gelebilecek degisiklikler bu nedenle çok büyük önem tasimaktadir. Hem daha saglikli hem de daha basarili nesiller yetistirmede ailenin ve ögretmenlerin beslenme konusunda bilinçlendirilmesi ve egitilmesi bu sebeple önemlidir.

Örnek kahvalti:
Taze meyve suyu, peynir, domates-salatalik, ekmek, pekmez, yumurta

Örnek beslenme çantasi:
Kuru meyveli veya cevizli ev yapimi kek veya ev yapimi peynirli pogaça, ayran veya meyve suyu


Sirt Çantasi

Amerikan Hastanesi
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Sefi Dr. Önder Çerezci

Okula giden çocuklarda sirt çantasi, sirt agrisi için risk faktörü olusturmaktadir. Sirt çantasi, agirligi ve uygun olmayan pozisyonda tasinmasi sonucu bu agriya adeta davetiye çikarmaktadir. Bu yüzden okul öncesi her anne babanin, çocugunun boyuna ve agirligina uygun çanta seçimini yapmasi büyük önem tasimaktadir.

Omurga hastaliklari gelismis toplumlarda en sik karsilasilan ve sakatliga yol açan problemlerden birisidir. Yapilan çesitli çalismalar sonrasinda okul çagi çocuklarinda bel agrisi görülme sikliginin % 70 oldugu görülmüstür. Bu oran oldukça yüksektir. Bilinen bir baska gerçek de genç yasta bel agrisi çekenlerde, daha ileri yaslarda da bel agrisi yasanma riskinin arttigidir. Iste bu nedenle okul çagindaki çocuklarin ve gençlerin, erken dönemlerden itibaren bel agrisindan korunmalari konusunda gerekli egitimlerin verilmesi ve ergonomik olarak dogru ekipmanlarin seçilmesi gerekmektedir.

Omurganin tekrarlayan statik yüklenmesi sadece eriskinlerde degil ayni zamanda çocuklarda da bel agrisi için risk faktörüdür. Eriskinlerde agirlik tasinmasinin omurga üzerindeki etkileri biyomekanik ve fizyolojik olarak degerlendirilmis olup, çalisma sartlarinda bir takim düzenlemeler yapilmaya çalisilmis, hatta bazi ülkelerde omurgaya binen yükün nasil olmasi gerektigi kanunlarla düzenlenmistir. Sirt çantasi, okul çagi çocuklarinda en sik karsilasilan yüklenme nedenidir. Agir sirt çantasi tasimak, okul çocuklarinin gelismekte olan eklem, kas ve ligaman yapilarinda zorlanmalara neden olarak belde kas gerginligi mekanizmasini tetikleyebilir, bozuk yürüyüs, kötü postür ve hatta ciddi kronik bel agrilarina yol açabilir.

Bu nedenle çocuklarin tasidiklari sirt çantalarinin agirliklarinin hesaplanmasi ve gereginden fazla yüklenmemeleri önem kazanmaktadir.

Sirt çantasi çesitli nedenlerden dolayi sirt ve bel agrisina neden olmaktadir. Özellikle agirliklarina bagli olarak; mekanik olarak omurganin asiri yüklenmesi ve uygun olmayan pozisyonda tasinmasi sonucu ortaya çikan postür bozuklugu gibi durumlar sirt ve bel agrisi olusturmaktadir. Ayrica agir yüklenme, vücuda uygulanan yükün pozisyonu, yükün sekli ve büyüklügü, tasima süresi, çocugun fiziksel ve ruhsal durumu bir araya gelerek agriya neden olmaktadir.

Sirt çantasinin sekli, tasima biçimi ve çantanin agirligi postür ve kalp-solunum sistemi üzerinde de önemli etkilere sahiptir. Ayni zamanda postür bozuklugunun da solunumu etkiledigi göz önüne alinacak olursa, bu konu daha da önemli hale gelmektedir. Birçok okul çantasi vücut agirliginin yaklasik %10’u veya daha fazlasidir. Hatta bu agirligin bazen vücut agirliginin %20’sinin üzerinde oldugu belirlenmistir.

Kötü durus, bilgisayar karsisinda yanlis oturma, okul siralarinin uygun olmamasi gibi, bu yas grubunu tehdit eden baska faktörler de vardir. Ancak sirt çantasi da tek basina dogrudan durus seklini bozarak sirt agrisina neden olmaktadir. Bunun yaninda solunum sistemi ve kalp-damar sistemi üzerinde de olumsuz etkileri oldugu bilinmektedir.

Neler yapilmalidir?

• Sirt çantalari ve içindeki agirliklarin toplami çocugun vücut agirliginin % 10’nundan az olmalidir.
• Agirlik çanta içerisinde uygun dagitilmali ve daha agir esyalar sirta ve bele yakin gözlere konmalidir.
• Sirt çantalari uzun süreli tasinmamali, uzun süre ayakta kalinacaksa çikarilmalidir.
• Ortopedik/ergonomik (iki genis ve destekli omuz askisi ve bel kemeri bulunan, hafif) çantalar tercih edilmeli, asla ekonomik tasarruf yapma yoluna gidilmemelidir.
• Sirt çantasi her iki omuzdan asilarak düzgün sekilde tasinmalidir.
• Agir çantalarda kalça kayisi kullanilmali, kayislari genis ve yumusak çanta tercih edilmelidir.
• Sirt çantasinin her iki kayisi birlikte kullanilmali ve belin 5 cm. yukarisinda duracak sekilde, saglam bir biçimde tespit edilerek ayarlanmalidir.
• Doktorun önerdigi sirt adalelerini gelistirici egzersizlerin yapilmasi saglanmalidir.
• Tekerlekli sirt çantalari tercih edilmelidir.
• Ögrencilerin okulda kilitli dolaplari olmali, eve sadece ihtiyaçlari olanlari tasimalidirlar.
• Ögretmenler ve veliler, agir çanta ve agir kitap tasima sorununu konusmalidirlar.
• Tüm kitabi tasimak yerine sadece ilgili kisimlarin fotokopisi çekilebilir.
• Aile bireyleri olarak çanta temizligi yapilmali ve ihtiyaç duyulmayan malzemeler çantadan çikarilmalidir.
• Çocuk sik sirt agrisindan yakinirsa doktoru ile mutlaka konusulmalidir

Ayrica dogru kaldirma teknigi kullanilmali ve çocuklara agir çantalari dizden egilerek kaldirmalari gerektigi ögretilmelidir.

Bu konuda gerek okul yöneticileri ve ilgili merciler, gerekse çocuklar ve aileler egitilerek; saglikli nesillerin yetismesinde katkida bulunulmalidir.

Amerikan Hastanesi
Kulak Burun Bogaz Bölüm Sefi Doç. Dr. Tan Ergin

Profesyonel is hayatinda yogun olarak sesini kullanan ögretmenlerde; ses kisikligi, ses tellerinde sisme (ödem), nodül ve polip gibi hastaliklara sikça rastlanmaktadir.

Sigara kullanimi, kronik üst solunum yollari enfeksiyonu ve reflü hastaligi, ses kisikligi sorununu ön plana çikaran etkenleri olusturmaktadir. Ortamda tebesir tozu gibi bogaz ve ses tellerini irite edecek faktörlerin bulunmasi da sorunlari artirmaktadir. Özellikle yüksek tonda uzun süreli konusmalarin yapilmasi, ses tellerinde sismeye (ödem) ve küçük kanamalara yol açmaktadir. Ilerleyen durumlarda ise ses tellerinde nodül veya polip gibi iyi huylu ancak sürekli ses kisikligina yol açabilecek rahatsizliklarla karsilasmak mümkün olmaktadir.

Ses hastaliklarina karsi koruyucu önlemler alinabilmektedir. Bir kisminda cerrahi müdahalenin gerekebilecegi bu tür hastaliklarla karsilasmamak için ses kullanimina dikkat edilmeli, uzun süreli konusmalarin yapildigi durumlarda zaman zaman konusmaya kisa aralar verilerek su içilmelidir. Tüm diger saglik problemleri gibi bu tür rahatsizliklardan korunmak için sigaradan mutlaka uzak durulmalidir. Bir haftayi asan ses kisikliklarinda ise bir KBB uzmanina basvurarak sorun ortaya konmali ve tedavi edilmelidir.
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası