Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


EKLEM KIKIRDAKLARI YENILENEBILIYOR MU?

Insan ortalama ömrü ciddi olarak uzadi. Ülkemizde kadinlarda 76 erkeklerde ise 74 oldu. Amerika Birlesik Devletleri ve Japonya gibi ülkelerde ise 80 yasin üzerine çikti. Ömrün uzamasinin yaninda acaba bizim eklemlerimizi kaplayan kikirdaklarimiz da yenilenerek uzun yasama ayak uyduruyor mu? Bilindigi gibi eklem yüzlerini kaplayan hyalin kikirdak olarak isimlendirilen yapinin yenilenmesi son derece zordur. Içindeki hücre sayisi toplam kütlenin ancak %1 ini olusturmaktadir. Bu kondrosit adi verdigimiz hücreler ya yasamimiz esnasinda geçirdigimiz travmalar sonucunda kikirdagin yaralanmasi ile ya da yasin ilerlemesine bagli olarak azalmaktadir. Sonuçta kikirdagin yenilenmesi azken tamamen yok olur. Dolayisi ile eskiden daha kisa yasamlarda kullandigimiz ayni kikirdagi daha uzun sürede kullanmaya basladik. Günlük yüklenmeleri de hesaba kattigimiz zaman kikirdaklarin yipranmasi daha da artmaktadir. Osteoartrit dedigimiz maalesef halk arasinda yanlis isimlendirilen kireçlenme olusmaktadir.

Son 10 senedir spor yapmak çok yayginlasti. Bunun sonucunda spor yaralanmalari da artti ve özellikle diz kikirdak yaralanmalari çok güncel konu haline geldi. Özellikle genç yasta yasanilan kikirdak lezyonlari bölgesel olmakta ve iyi tedavi edildiginde ileriye dönük eklem bozuklugunu engellemektedir. Eger tedavi edilmezse zaman içinde tüm eklemi bozmaktadir.

Yillar önce eklemlerden geçirilmis cerrahi girisimler mesela menisküs ameliyatlari yillar sonra kikirdak lezyonlarina neden olmaktadir.

Son bir grupta yapisal ve genetik formatin neden oldugu özellikle 55 yas üstü bayanlarda daha fazla görülen kikirdak lezyonlari söz konusudur.

Bahsettigim tüm bu gruplar sonuçta kikirdaklarindaki lezyonlar nedeni ile çesitli sikayetlere sahip olacaklardir. Ortalama ömrün de uzadigi düsünülürse uzun seneler bu sikayetler devam edecek ve artacaktir sonunda da protez uygulamalarina gidilecektir.

Özellikle diz gibi yük tasiyici eklemlerdeki bu problemler kisilerin yasam kalitelerini düsürmekte ve onlari depresyona sokmaktadir.

Bilim dünyasi bu gerçegi görerek kikirdak lezyonlarinin ciddiyetini ve dogurdugu sonuçlari üzerine kikirdagin yenilenmesi konusunda arastirmalara baslamistir.

Önceleri eklemin yükünü azaltici egzersiz programlari, kilo verdirmeler, ilaç tedavileri uygulanmis ama problemin ilerledigi görülmüstür. Özellikle de tam kat kikirdak kayiplarinda kemik ortaya çikmakta ve kikirdak olusmamaktadir.

Birinci jenerasyon tedavi olarak özellikle sinirlari belli genç ve orta yaslardaki kikirdak eksikliklerinde mikrokirik yöntemi uygulanmaya baslanmistir. Bu yöntem artroskopik olarak diz eklemini hiç açmadan monitörde görerek uygulanmaktadir. Amaç kikirdagin olmadigi bölgede kemik iligini açarak buradan gelen kanin o bölgede yerleserek içindeki kök hücreleri de kullanarak yeni bir kikirdak olusturma felsefesine dayalidir. Ancak olusan yeni kikirdak orjinali gibi olmamakta ve dayanikliligi daha kisa sürmektedir. Uygulanabilir lezyonlar 2 cm kareye kadar büyüklükte olanlardir.

Daha büyük lezyonlarda ise mozaikplasti adi verilen yöntem uygulanmaktadir. Bu teknikte kisinin ayni ekleminin saglam bölgesinden 7-8-9-10 mm. çapli silindirik kikirdak ile birlikte kemik greftlerin alinarak kikirdak olmayan yere transferi yapilmaktadir. Dört santimetre kareye kadar büyüklükte olan lezyonlarda tercih edilir.

Bu iki teknik de endoskopik olarak yapilabilmekte ve hasta ayni gün evine gönderilmektedir. Ancak yeni kikirdak olmasi için kisi, 4-6 hafta o tarafina yük vermemelidir.

Eger lezyon daha da büyükse veya daha önce söyledigim teknikler basarisiz olduysa o zaman kontrosit kültür uygulamasi yapilabilir. Artik bu teknikler ikinci jenerasyondur. Burada yapilan saglam kikirdaktan bir parça alip bu parçadan laboratuarlarda kikirdak hücresi olan kondrositlerin üretilmesidir. Sonra bu kültür hücreleri ikinci ameliyatla ekleme kikirdagin olmadigi kismina nakledilir. Bu sivi ortamli oldugu için orada durmasini saglayacak kemik zari periostta kullanilmaktadir. Bu teknik daha da ilerletilmis olup sivi materyalin kaybolmasini da azaltmak için özel materyaller üretilmis ve üretilen hücreler bunlara emdirilmistir. Bunlara skafold adi verilmektedir. Sonra bu skafoldlar problemli bölgeye konmaktadir.

Ancak is bu kadarla da bitmemektedir. Daha iyilerini yapmak üzere üçüncü jenerasyon teknikler gelistirilmistir. Bu teknikte skafoldlar üzerine kondroprogenitör adi verilen yani bulundugu ortama göre yapi özelligini tasiyanhücreler konmus ve bunlar uygulanmaya baslanmistir. Bu hücreler kemik iliginden, adaleden, yagdan ve sinovyumdan elde edilmektedir.

Bu teknikler hep iki operasyon ile de yapilmaktadir. Birincide saglam doku alinip çogaltilmakta; ikinci operasyonda da olusturulan doku kikirdak yoklugunun oldugu bölgeye yerlestirilmektedir. Son çalismalar ise bu olayin tek ameliyatla nasil halledilecegi konusundadir. Birçok arastirma devam etmektedir. Yine bu tekniklerdeki diger bir yenilik skafoldlar üstüne dokularin yapiminda kullanilan vücut tarafinda salgilanan mediatör dedigimiz maddelerin yerlestirilmesidir. Gerçekten çok ileri bir teknolojidir.

Su ana kadar bahsettigim uygulamalar daha çok eklemin belli bölgesinde olan sinirli kalmis kikirdak defektlerinde uygulanan tekniklerdir. Bir de eklemin tamamini tutan ve tüm eklemde kikirdak kaybi ile giden hastaliklar vardir. Günümüzde ilerlemis bu hastaliklarda eklem protezleri uygulamalari basari ile yapilmaktadir. Ancak hastalar artik kendi eklemleri yerine artifisyal eklemler kullanmaktadirlar. Gen tedavisi ile bu tip kikirdak sorunlari da çözülecektir. Bununla ilgili çalismalar devam etmektedir. Ancak bu tekniklerde canli virüslerin ve onlara yüklenen DNA’larin kullanilmasi bazi sorunlar getirmektedir. Bu nedenle daha çalismalar hastalar üzerinde yaygin kullanima müsaade etmemektedir. Bu sorunlar giderildigi taktirde hangi kikirdak lezyonu olursa olsun tedavi edilebilecek herkes her zaman kikirdagini korumus veya yeniden yapmis olacaktir.

Sonuç olarak kikirdaklar yenileniyor mu? Belki kendi baslarina hayir ama yeni teknolojik gelismeler ve tedavi sekilleri ile evet yenileniyor.

Kaynak: www.florence.com.tr
Group Florence Nightingale
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası