Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


SIZOFRENI DAVRANISLARIN BÜTÜNLÜGÜNÜ BOZUYOR

Kelime anlami akil yarikligi olan sizofreni hastaligi, genç yasta basliyor ve insanin giderek iliskilerden ve gerçeklerden uzaklasarak kendine özgü bir içe kapanim yasamasina neden oluyor. VKV Amerikan Hastanesi’nden Psikiyatr Dr. Gülçin Ari Sarilgan sizofreninin kisilerin düsünüs, duyus ve davranislarinda önemli bozukluklara yol açan agir bir ruhsal hastalik oldugunu söylüyor.

Kisiligin bütünlügünü saglayan beyin bölgelerinin gelisimindeki aksakliklar düsünce-duygu ve davranislarindaki bütünlügü bozan sizofrenin sonucunda dissosiasyon yani bütünün parçalarinin çözülmesi dedigimiz durum ortaya çikiyor. VKV Amerikan Hastanesi’nden Psikiyatr Dr. Gülçin Ari Sarilgan sizofreninin belirtileri ve tedavisi ile ilgili sunlari söylüyor:

Sizofreni hastaligi genetik midir, zamanla mi ortaya çikar?

Sizofreninin olus nedenleri henüz kesin olarak aydinlatilamamistir. 20-30 yildan beri sizofreni giderek artan bir yayginlikla beynin bir gelisim bozuklugu olarak kabul edilmektedir. Erken baslangiçli sizofreniklerde kalitimin önemi daha da artmaktadir. Hastaligin olus nedeninin henüz kanitlanmamis bir beyin bozuklugu oldugu görüsü

kesinlik kazansa bile, bu rahatsizligin ortaya çikisinda ve zaman zaman görülen alevlenmelerde çevresel ve ruhsal etmenlerin varligi küçümsenmemektedir. Sizofrenin bütün dünyada herhangi bir eriskin toplulugunda yayginligi yaklasik %1’dir. Anne veya babadan birisi hasta ise çocuklarda hastalik riski % 13; her ikisinde de hastalik varsa bu oran %35-40’a çikmaktadir. Akrabalik uzaklastikça bu oranlarda düsme görülmektedir. Yapilan ikiz çalismalarinda konkordans (es hastalanma orani) çift yumurta ikizlerinde ise % 10-15; tek yumurta ikizlerinde %35 -47’dir. Görüldügü gibi bir risk etmeni olarak kalitimin yeri kesinlesmistir ancak genetik geçisin türü ve biçimi henüz tam olarak bilinmemektedir. Çok genli ve çok etkenli(polijenik ve multifaktöryel) bir geçis oldugu tezi savunulmaktadir.

Hangi yas araliginda daha çok görülmektedir?

Çogunlukla 18-25 yas araliginda her çesit psikolojik stresle baslayabilir. Nadir de olsa hastalik çocukluk çaginda (13 yas öncesi) da baslayabilir. Görülme sikligi eriskinde % 1 iken, çocukluk çaginda on binde 1-5 gibidir. Paranoid tip sizofreni ise daha geç, 30-40 yaslarinda ortaya çikabilir.

Hangi psikolojik hastaliklarla karistirilir?

Genellikle belirgin fiziksel bulgu vermeyen organik beyin sendromlari; bazi beyin hastaliklari (epilepsi gibi); toksik etkenlere (Amfetamin, LSD, kokain, esrar gibi maddeler) bagli ortaya çikan psikozlar; dissosiyatif bozukluklar (histeri benzeri); paranoid bozukluklar; agir duygulanim ve kisilik bozukluklari ile karisabilir.

Hastaligin belirtileri nelerdir?

Hastaligin baslangiç belirtileri: Çesitli obsesyonlar, metafizik-dinsel ugrasilar, korkular ile olabildigi gibi bazen bir depresyon ya da ileri derecede bir manik atak gibi baslayabilir.

Hastaligin ayirt edici (karakteristik) belirtileri: Düsünce ve algida bozulmalar (varsani ve sanrilar), konusmada düzen bozuklugu (sapmalar ve sözcük salatasi gibi), çok daginik ya da katatonik davranis; duygulanimda küntlesme; konusmanin ve istencin azalmasi gibi eksi (negatif)belirtiler. Hastada çalismaya, sosyal etkinliklere, kisilerarasi iliskilerine, kisisel görünüm ve hijyene karsi ilgi azalmasi görülür.

Hastaligin tanisi nasil konulur? Tedavisi nasil yapilir?

Hastaligin karakteristik belirtilerinden iki ya da daha fazlasinin kiside en az bir ay boyunca var olmasi gerekmektedir. Kisinin is yasaminda ya da kisiler arasi uyumunda önemli derecede dengesizlik veya bozulmalar olmalidir. Hastalik belirtileri en az alti ay boyunca sürmelidir ve bu alti ayin en az bir ayinda karakteristik tani belirtileri var olmalidir. Ortaya çikan tabloda baska bir ruhsal veya organik beyin rahatsizligi olmamalidir. Bu belirtiler ilaç/madde kullanmaya bagli olmamalidir.

Tedavi ilk atak geçiren hastayi genellikle psikiyatri klinigine yatirarak tetkikleri(beyin incelemeleri ve psikometrik testleri) yapmak önemlidir. Hastaligin tedavisinde Biyolojik tedaviler ve Psikososyal tedavilerin yeri vardir. Biyolojik tedavilerin basinda ilaç tedavileri gelmektedir. Ilaç kullanmayi reddeden hastalarda hastalik ataklari daha sik görülmektedir; bu nedenle bu tür hastalarda üç-dört haftada bir kas içine yapilan depo igne tedavilerinin yapilmasi önerilir. Ilaç tedavilerine dirençli, çok ajite ya da intihar egilimi olan hastalara elektrosok tedavisi yapilabilir. Günümüzde bu yöntem sizofrenide artik çok sik kullanilmamaktadir.

Sizofrenide psiko-sosyal tedaviler nelerdir?

Biyolojik tedavilerin yani sira psiko-sosyal tedaviler sizofreni tedavisinin çok önemli bir parçasidir. Çünkü ilaç tedavileri hastaligin sagaltiminda eksik kalmaktadir. Ülkemizde son yillarda giderek sayilari artan rehabilitasyon merkezleri, gündüz hastaneleri ve sizofreni derneklerinde psiko-sosyal beceri gruplari, psikoegitim gruplari, ugrasi terapileri(seramik, resim, el sanatlari, dikis, müzik ve bahçe çalismalari), sosyal faaliyetler(eglence saatleri, spor, sinema ve diger toplu faaliyetler) ve bireysel danismanlik (is, egitim ve barinma sorunlari ve sosyal haklari hakkinda) verilmektedir. Psiko-sosyal programa alinan hastalarda intihar oranlari düsmüs, hastalarin sosyal destek imkanlari artmis , aileleriyle yasadiklari çatismalar azalmis ve hastane yatis sayisi azalmis ve yatis süreleri kisalmistir.

Ilaç tedavisine baslanirsa ne kadar süre ile ilaç kullanilmasi gerekir? Ilaçlarin yan etkileri olur mu? Sizofreni hastaligi tedavi edildikten sonra tekrar eder mi?

Klinik deneyim ve gözlemler agir hastalarin ömürboyu; hafif ve orta dereceli hastalarin ise yillarca ilaç kullanmalari gerektigini göstermektedir. Ilaç alan hastalarin bir yil içinde tekrar hastalanma oranlari %16-23 iken hiç ilaç tedavisi almayanlarda bu oran %50-72’e çikmaktadir. Akut ataktan sonra idame tedavisi en az iki yil olmalidir. Birden fazla atak geçirenlerde ise ilaç tedavisi en az bes yil sürmelidir. Tedavide kullanilan ilaçlarin yan etkileri olmakla birlikte, son yillarda daha az yan etkili ilaçlar üretilmektedir. Bu konuda halk arasinda çok yalnis inançlar vardir ve bunlar sizofren hastalarini oldukça olumsuz etkilemektedir. Öncelikle kullanilan ilaçlar uyusturucu degildir tedavi edicidir. Bu ilaçlar beynin yapisini bozmaz ve diger organlara etkisi diger ilaçlardan daha fazla degildir. Yan etkileri; eski kusak ilaç tedavilerinde %30 oraninda ‘parkinsonizn benzeri bir tablo’ ortaya çikabilir. Bu belirtilerin görülmemesi için parkinsonizm önleyici ilaçlar tedaviye eklenir. Tedavinin baslangicinda daha çok görülen uyku hali daha sonra azalmaktadir. Agiz kurulugu, kabizlik, idrar tutuklugu, yerinde duramama hali, ani tansiyon düsmesi, kalp hizinda artis, cinsel isteksizlik veya cinsel islev bozukluklari, adet düzensizlikleri ve kilo alimi.

Sizofreni hastalarinin günlük yasantilari nasil olmalidir? Is veya okul yasantilarinda degisiklik yapmalari gerekli midir?

Hastaligin alevlenme dönemi tedavi edildikten sonra hasta er ya da geç topluma geri dönecektir. Ilaç tedavileri düzenlenen bir sizofreni hastasina hastaligi tanima, bilissel rehabilitasyon, ugrasi ve mesleki egitimler gibi bir takim psiko-sosyal destek programlari uygulanir. Tedavilerin amaci hastanin kendisinin sorumluluk almasini saglamak, onu yasamdan izole olmasina engel olmaktir. Toplum içinde uyum saglamayi ögrenemeyen, ‘disarida’ yasamayi beceremeyen hasta tekrar hastaneye yatmaktadir. Ancak yalnizca hastanin ve alilenin bilinçlendirilmesi yeterli olmamaktadir. Toplumda bu hasta grubuna karsi uygulanan ayrimciliga karsi dayanisma mutlaka saglanmalidir. Hem devlet hem de özel sektör destegiyle sizofreni hastalarinin çalisabilecegi is olanaklari yaratilmalidir. Hastalara mesleki iyilestirme ve ugrasi terapileri uygulandiginda hastaligin tekrarlama riskinin de azaldigi saptanmistir. Hastalarin bir çogunun çalismasina hastalik degil, çevresel sorunlar engel olmaktadir.

Sizofreni hastalarinin yakinlarina neler tavsiye edersiniz?

Aile bireyleri sizofreni tedavisinde en önemli rolü üstlenir. Her ne kadar hastayi psikiyatrist tedavi etse de, bakimini hastane personeli yapsa da, hasta hayatinin büyük bir kismi ailesiyle geçer. Bu nedenle ailenin, çevrenin ve tüm toplumun egitimi hastaligin tedavisinin çok önemli bir parçasidir. Sizofreni tanisi konan hastanin ailesi mutlaka hastalik hakkinda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Sizofreni aileleri hastaya nasil davranacaklari ve hastanin güvenini nasil kazanacaklari konusunda egitilmelidir. 1990’li yillarda sivil toplum kuruluslarinin artmasi ile sizofreni hasta ve yakinlarinin katilimiyla dernekler kurulmustur. Bu derneklerde hasta ve ailelere hastalik hakkinda egitimlerin verildigi programlar uygulanmistir. Yatagini toplamak, alisveris yapmak gibi gündelik hayatin parçasi olan etkinliklerin becerilerini gelistirmek amaçlanmistir. Ayni zamanda bu ortamlar hasta yakinlarinin da disari açildiklari, bir araya gelip sorunlarini paylastiklari bir yer olmustur. Dernegin girisimleriyle hasta, hasta yakinlari ve diger saglik profesyonellerini bir araya getiren sempozyumlar, kongreler düzenlenmektedir. Ayrica damgalanma ile mücadele kampanyalari ve sizofreni yürüyüsleri yapilmaktadir. Ailenin tibbi tedavi konusunda yapmalari gereken hastanin ilaçlarini takip ve temin etmektir, onlar hastanin tibbi tedavisinden sorumlu kisiler degildir. Hastaligin gidisinde ve tedavisinde aile içi duygusal ortamin çok önemli oldugu görülmüstür.

Sizofreni hastalarinin siddet egilimleri var midir?

Toplumda sizofreni hastalarinin her an suç isleme potansiyeline sahip olduklari gibi yalnis bir inanç vardir. Bu yalnis inancin olusmasinda basinda çikan yalnis haberlerin payi büyüktür. Sizofreni tanisi almis bazi hastalar siddet egilimi gösterebilir ancak siddet, sizofreni hastaliginin temel belirtilerinden biri degildir. Normal bireylerle karsilastirildiginda sizofrenlerin kavgaya karismak, silah kullanmak ve birine vurmak gibi siddet davranislarinin 2.4 kat fazla oldugu tesbit edilmistir. Sizofrenide siddetin nedenleri; alevlenme dönemlerinde görülen halüsinasyon ve hezeyanlar, sizofreni hastaligi ile birlikte madde kötüye kullanimi, nöropsikolojik anormallikler ve beyin hasari, antisosyal kisilik gibi siddete yönelik bir kisilik bozuklugunun olmasi ve kültürel faktörlerdir. Akut alevlenme döneminde ortaya çikan düsmanlik - zarar görme düsünceleri ile kendisine emir veren isitsel halüsinasyonlar(varsanilar) sizofrenide siddetin en önemli sebepleridir. Intihar riski sizofreni tanisi almis kisilerde genel nüfusla kiyaslandiginda 13 kat artmistir. Sizofreniye bagli tek ölüm sebebi belki de intihardir.

VKV Amerikan Hastanesi
Psikiyatr Dr. Gülçin Ari Sarilgan
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası