Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


PTSD Hastalarinin Hipokampusu Inceleme Altinda

Ilk kez beyin tomografisi (CT) veya manyetik rezonans (MRI) çektiren hastalar, beyinlerinin somut görüntüsü karsisinda saskinliklarini gizleyemezler. Anatomi dersinde beyin konusunu isleyen tip ögrencileri de kadavra beynini ilk kez ellerine aldiklarinda tuhaf bir duyguya kapilirlar. Insani insan yapan bu önemli, önemli oldugu kadar da karmasik organ gizemini hâlâ koruyor.

Insan vücudunun gelisimi, beyin gelisimini tamamlayip, yetiskin bir insan beyni haline geldikten çok sonra sona erer. Bu nedenle yetiskin bir insaninin beyninde meydana gelen degisiklikler, bilim adamlarinin her zaman ilgisini çekmistir. Kronik alkoliklerin beyni incelendigi zaman, beynin bir bölümünün alkolün etkisi ile dagilmaya basladigi görülür. Bu arada zehirli organik maddelere maruz kalan bir kisinin beyninin bir baska bölümünde bozukluklarin basladigi anlasilir. Son günlerde tüm dikkatler beynin zarar gören bir üçüncü bölümüne çevrilmis durumda. Bu bölümün strese bagli olarak atrofiye oldugu (organlarin gidasizliktan erimesi, zayiflamasi)düsünülüyor.

18 yasinda, normal kosullarda büyüyen bir çocugu alin, askeri üniforma giydirin; savasin tam ortasina birakin; her çesit zulmün ve vahsetin kol gezdigi kanli çatismalara sokun; birliginden geriye kendinden baska kimse kalmasin; en yakin arkadasi gözlerinin önünde çirpina çirpina can versin. Bu ve bunun gibi ortamlardan çok az sayida insan hiç etkilenmeden, ruh sagligi bozulmadan çikar. Ortalama bir insanin böyle bir durumdan etkilenmemesi mümkün degildir. Bir süre karabasanlarla bogusur. Geri döndügünde savas alanlarinda neler yasadigini anlamakta zorlanan yakinlarina yabancilasir. Bütün bunlari sansi varsa kisa sürede atlatir. Bu insanlarin büyük bir kismi yillarca aci çeker ve eski haline dönemez .Birinci Dünya Savasi sonrasinda bu fenomene adi verildi. Bu sokun etkisi altindaki insanlar, kapinin sert bir sekilde çarpmasindan bile ürkerek kendilerine siginacak bir delik ararlar. Bu olguya Ikinci Dünya Savasin'dan sonra ''savas yorgunlugu'' adi verildi. Agdali psikiyatrik terimlerin yaygin oldugu zamanimizda ise bu hastaliga ''post-traumatik stress disorder-travma sonrasi stres hastaligi-PTSD'' deniyor. Ve hastaliga yalnizca savaslar degil, tecavüz, çocuklukta maruz kalinan cinsel tacizler, Auschwitz toplama kamplarinda yasamak gibi talihsiz olaylar da neden olabiliyor.

Amerikan Psikiyatri Birligi'ne göre PTSD hastalarinin sikayetleri sunlardir: Geriye dönüsler (bellege kayitli olaylari yeniden yasamak), kâbuslar, uyku bozukluklari, duygusuzluk, asiri duygusallik, zevk alamama, gereksiz ürkme-siçrama refleksi, bellek ve dikkat ile ilgili sorunlar. Bunlarin içindeki son iki semptom beyin-görüntüleme çalismalarina öncelik verilmesine yol açti.Bellek sorunlarin kaynagi mikroskopik olabilir. Birkaç kritik nöronün üretim veya tüketim asamasinda ortaya çikan sorunlar, nörotransmiter'lerin içinden geçtigi enzimlerle ilgili sorunlar veya hücrelerarasi bilgi alisverisinde reseptörlerde görülen bozukluklar mikroskopik olusumlardir, Son yillarda bazi sinirbilimciler, resmi bütünüyle görmeye karar verdiler ve PTSD hastalarinin MR'larini çekip, beyinlerinin çesitli kisimlarini titizlikle ölçmeye basladilar. Bu ölçümlerde hastanin cinsiyetini, yasini, egitimini, ailede baska PTSD hastasi olup olmadigini da dikkate aldilar. Son günlerde birbirinden bagimsiz olarak bu konuda arastirmalar yapan Yale, Manchester, Harvard, New Hampshire, California Tip Fakülteleri'nden bilim adamlari PTSD hastalarinin beyinlerindeki hipokampus denilen bölümün normalden küçük oldugunu bildirdiler.

Bu ortak bulgu bilim dünyasini derinden sarsti. Beyinde uzun süreli anilarin depolandigi, bilinçli bellegin yer aldigi hipokampus bugüne dek pek çok arastirmaya konu oldu. Hipokampus'u ameliyatla çikartilan HM olarak anilan ünlü hastanin bellegi bir daha geri gelmemek üzere yok olmustu. Alzheimer hastaliginin da hipokampus'u tuttugu çoktandir biliniyor.PTSD hastalari üzerinde gerçeklestirilen son arastirmalarda, bu hastalarin beyinlerinde yalnizca hipokampus'un atrofiye oldugu, beynin geriye kalan kisimlarinda herhangi bir degisiklik olmadigi görüldü. Ne var ki hipokampus'taki hasar göz ardi edilemeyecek kadar büyüktü. Harvard Tip Fakültesi ve Manchester Tip Merkezi'nden Tamara Gurvits, Roger PitmanRockwell Lightve çalisma arkadaslari, savas kurbani PTSD hastalarinin hipokampus'larinin bir tarafindaki küçülmenin yüzde 25'lere ulastigini kaydettiler. Bilim adamlari bu kaybi, kalbin dört odacigindan birinin travma nedeniyle ortadan yok olmasi ile bir tutuyorlar. Yale Tip Fakültesi'nden Dr.Bremner ve çalisma arkadaslari bu kaybin bellegi ciddi biçimde etkiledigine dikkat çekiyorlar.Glukokortikoid hormonlari 'Sinirbilimciler atrofiye olmus hipokampus ile PTDS hastalari arasinda yakin bir iliski oldugunu iddia etmekle birlikte, bunun nedenleri hâlâ sert tartismalara yol açiyor. Bremner'in basi çektigi bir grup bilim adamina göre bu nedenlerden biri glukokortikoid hormonlari (böbrek üstü bezi korteksinin salgiladigi ve kortikosteron, kortizon ve kortizolden olusan hormonlar) denilen steroid sinifi hormonlardir. Fiziksel veya psikolojik stres sirasinda, kisinin adrenal bezi (böbrek üstü bezi) bu hormonlardan bol miktarda salgilar. Glukokortikoid'ler av pesindeki leopardan kaçmaya çalisan geyik yavrusu için yasamsal önem tasir. Hormonlar geyigin bacak kaslarina ekstra enerji gitmesini saglarken, büyüme ve üreme gibi o an için gereksiz etkinlikleri geçici olarak durdurur. Siddetli fiziksel stres durumlarinda yasamsal öneme sahip olan bu hormonlar, kronik psikolojik stres durumlarinda yüksek tansiyon gibi strese bagli bozukluklara yol açabilir.

Hipokampus'ta bol miktarda glukokortikoid reseptörleri bulundugu için beynin bu bölgesi söz konusu hormonlara karsi asiri duyarlidir. Glukokortikoid'ler kemirgen ve primatlarin hipokampi'sindeki (hipokampus'un çogulu) nöronlara zarar verebilir. Bu konuya açiklik getirmek amaciyla gerçeklestirilen deneylerde, denekler degisen sürelerde bu hormonlara maruz birakildi. Glukokortikoid düzeyi bir-iki günlük bir süre için yükseltiginde, deneyin oksijen ve glukoz eksikligine dayanikliligi azaldi. Bu süre birkaç haftaya çikartildiginda, glukokortikoid'ler hipokampal nöronlar arasindaki dala benzer uzantilarin büzülmesine ve kurumasina yol açti; ancak glukokortikoid düzeyi eski haline döndürüldügünde dallar yavas yavas büyüyerek normal durumuna geldi. Son olarak glukokortikoid düzeyi uzun süre yükseklerde seyrettigi zaman (ay veya yil) hipokampal nöronlara ciddi zararlar verebilecegi görüldü.Bu çalismalar klinik doktorlarinin cesaretini kirdi, çünkü pek çok hastalik bugün yüksek dozda glukokortikoid'lerle tedavi ediliyor; üstelik bu tedaviler aylar, yillar sürebiliyor. Ayrica nörolojik kriz dönemlerinde vücudun kendisi bu hormonlardan tonlarca üretiyor.

Bu durumda asiri dozda glukokortikoid'ler insan hipokampi'sine zarar verir mi, vermez mi? Belki Tavuk-yumurta Cushing Sendromu adi verilen hastalikta (glukokortikoid'lerin asiri salgilanmasindan dolayi meydana gelen durum, obezite, killanma, hipertansiyon, polistemi, osteoporoz ve glikozüri gibi belirtilerle kendini gösterir) çesitli tümörler astronomik düzeyde glukokortikoid hormonlari üretir. Michigan Monica Starkman (Lewinsky degil) ve arkadaslari bu hastaligi tasiyan kisilerin beyin MR'larinda, hipokampi'lerinin atrofiye oldugunu ortaya çikartti. Beynin geri kalan kisimlarinda herhangi bir sorun görülmüyordu. Ancak hastanin kaninda asiri düzeyde glukokortikoid hormonlari, hipokampi'de küçülme ve bellek sorunlari tespit edildi.

Tümör çikartilip, glukokortikoid düzeyi normale dönünce hipokampus'un eski boyutlarina indigi izlendi. Bu gelismeler hipokampus boyutlarinda meydana gelen küçülmenin geriye dönüsü oldugunu göstermesi açisindan ilgi çekiciydi. Cushing Sendromu ile PTSD hastalari arasinda bu açidan bir paralellik kurulabilir mi? Halihazirda kimse, PTSD hastalarinda hipokampus'un nasil küçüldügüne iliskin kesin bir sey söyleyemiyor.

Arastirmacilarin bu baglamda beynin görüntüleri yerine beyin dokusunu incelemesi gerektigi ileri Alternatif bir model New York Mount Sinai Tip Fakültesi'nden Rachel Yehuda ve arkadaslari tarafindan gelistirildi. Travma sonrasi problemler çikmadan önce hastanin glukokortikoid düzeyi ölçüldü. Ölçümler herkesi sasirtti, çünkü hormon düzeyi normalin üzerinde olmadigi gibi, normalin altindaydi. Arastirma derinlestirilince, beynin, glukokortikoid'lerin düzenleyici etkisine karsi daha hassas oldugu sonucu ortaya çikti. Buna bagli olarak salgilama daha düsük düzeyde seyrediyordu. Böylece, sendrom, travma sirasindaki asiri stres hormonlariyla degil, travma sonrasindaki hormonlara asiri duyarlilik ile açiklanabiliyordu.Dogal olarak bu sonuçlar, travmanin beynin küçülmesine yol açtigi savinin tümüyle yaniltici olabilecegi seklinde de yorumlanabilir.

Bir çesit ''tavuk mu yumurtadan çikar, yoksa yumurta mi tavuktan'' ikilemini çagristiran bu durumu açiklamak için su senaryodan yola çikalim:Bir gurup askeri cehennemi bir savasin tam ortasina birakalim. Bunlarin arasinda ancak yüzde 15 ile 30'nda PTSD görüldügünü varsayalim. Simdi öyküyü tersine çevirelim ve küçük hipokampus'lu kisilerin PTSD geçirme olasiliginin daha yüksek oldugunu iddia edelim. Belki de küçük hipokampus'lu kisiler bilgileri yanlis algiliyor; bellege yanlis isliyor ve daha sik kâbus görüyor. Simdi, bazi arastirmacilar küçük hipokampus'un mu PTSD'ye yol açtigini yoksa PTSD'nin mi hipokampusu küçülttügünü arastiriyor...


www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası