Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


ÜLKEMIZDE KANSERDE KLINIK ARASTIRMALARA KATILIM SAGLANAMIYOR!

Onkoloji son yillarda kanser hücresinin moleküler ve genetik özelliklerini daha yakindan arastirmaktadir. Bu özelliklerin hastaligin klinik seyriyle ve tedaviye cevabi ile iliskisi üzerinde durulmaktadir.

Kongremizde de özellikle meme kanserli hastalarda, kolon kanserli hastalarda ve lenfoma hastalarinda hastaligin moleküler ve genetik özelliklerini arastiran çalismalar sunulmustur.

Bu degerli çalismalarin yaninda azligi dikkat çeken; tedaviye yönelik klinik arastirmalardir.

Bu çalismalarin azligi Türk Onkolojisinin önemli sorunlarindan biridir. Bu sorunun kökenleri incelendiginde Türkiye’deki yasa ve yönetmeliklerin engellemeleri, yanlis bilgilendirilen halkimizin klinik arastirmalara karsi tutumu bu eksikligin nedenleri olarak karsimiza çikmaktadir.

Türkiye gelismis ülkelerin ilaç firmalarinin arastirmalarini yürüttügü bir 3. Dünya ülkesi degildir.

Türkiye dünya ölçeginde çok uluslu, çok merkezli klinik arastirmalari yürütebilecek saglik standartlarina sahiptir.

Unutulmamalidir ki; bugünün standart tedavisi dünün arastirma ilaciydi. Bu arastirmalara katilan binlerce kisi olmasa bugün tedavide bu noktalara gelinemezd.

Klinik arastirmalarda yer alan hasta kobay degildir.

Kanser tedavisinde ülkelerin demografik özelliklerine göre tedaviye yanit ve yan etkiler konusunda farklar olabilmektedir.

Bu nedenle Türk Insaninin kanser tedavisine yanit ve özellikle de yan etki profilinin arastirmalarla belirlenmesi gerekmektedir.

Özellikle bu sebeple halkimizin bu konudaki ön yargilarini kirmak amaçlarimizdan biri olmalidir.

Nüfusuna oranla yapilan klinik kanser arastirmalari açisindan Türkiye yakin cografyasinda bulunan Yunanistan, Bulgaristan gibi ülkelerden oldukça geridir. Bu açigin kapatilmasi için bu konudaki yasal engellemelerin kaldirilmasi ve toplumun dogru bilgilendirilmesi çok önem tasimaktadir.

KONGREDEN KISA KISA…

Kongremizde; meme kanseri, mide-bagirsak kanserleri, akciger kanseri, lenfomalar ve sik görülen diger solit tümörlerle ilgili çok degerli çalismalar bildirilmistir.

Bu çalismalarin çogu hastalarimizin klinik özelliklerini ve tedaviye yanitlarini degerlendiren gözlem çalismalaridir.

Meme kanseri : Kadinda en sik görülen kanser türüdür. Asiri kilo ve egzersizden uzak bir yasam meme kanseri riskini artirmaktadir.

Akciger kanseri : En sik görülen kanser türü olmakla birlikte, en sik erkeklerde görülmektedir. Kadinda son 5 yilda 15 kat arttigi gözlemlenmektedir.

Mide kanseri : Türkiye’ deki en sik 5 kanserden biridir.

Lenfomalar : Kan kanserleri içinde en sik görülen kanser türüdür. Kemoterapi ile yüksek oranda tedavi edilebilir.

Kalin bagirsak kanseri : kadinda ve erkekte hizla artmaktadir. Beslenme tarzindaki degisiklikler (fast food tarzi, tütsülenmis ve yagda pisirilmis yiyeceklerin tüketilmesi), teknolojinin getirdigi daha az hareketlilik bu artisin önemli nedenlerindendir.

Prostat kanseri : Erkekte sik görülen kanser türüdür. Erken teshis ile tedavisi tamami ile mümkündür.

Meme kanseri, akciger kanseri ve mide kanseri ile ilgili kongremizde konusulan degerli bildiriler ekte paylasiminiza sunulmustur.

2. Tibbi Onkoloji Kongresi genel kongre bilgisi

Düzenleyen : Tibbi Onkoloji Dernegi

Katilimci sayisi : 954

Sözel bildiri sayisi : 44

Poster çalismasi : 85

Konferans sayisi : 22 + 1 interaktif konferans

Kongre Organizasyon : 3Gen Turizm Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Sti.

Medya Iliskileri : Arti Deger Stratejik Iletisim Dan. Ltdi. Sti.

Konaklama otel sayisi : 2 otel 703 oda

Çalisan personel :152 kisi

Sponsor firma : 70 adet

Bilgi için : Sulecan Dalbudak Toközlü 0532 731 04 64 sulecan@artideger.org

2. TIBBI ONKOLOJI KONGRESI BASIN TOPLANTISI

Tarih : 29Mart 2008

Saat : 12:00

Salon : Izmir

Yer : Susesi Otel Antalya

KONUSMACILAR VE KONULAR :

Açilis konusmasi ve genel kongre bilgisi

Prof. Dr. Ahmet Demirkazik (Ankara Ü. T.F. Tibbi Onkoloji BD)

Klinik kanser arastirmalari – ilaç arastirma

Prof. Dr. Haluk Onat (Anadolu Saglik Merkezi)

Ilaca ulasmadaki sorunlar

Prof. Dr. Ahmet Demirkazik (Ankara Ü. T.F. Tibbi Onkoloji BD)

Meme kanserinde gelismeler

Prof. Dr. Pinar Saip

Akciger kanserinde gelismeler

Prof. Dr. Ali Arican (Inönü Ü. T.F. Medikal Onkoloji B.D.)

Mide kanserinde gelismeler

Prof. Dr. Gökhan Demir (Avrupa FNG Hastanesi)

Kalin bagirsak kanserinde gelismeler

Prof. Dr. Suayib Yalçin (Hacetttepe Ü. T.F.)

Prof. Dr. Feyyaz Özdemir (Karadeniz Teknik Ü. T.F. Tibbi Onkoloji BD)

Prof. Dr. Hakan Akbulut (Ankara Ü. T.F.)

Kanser Hastalarinin Ilaca Ulasmaktaki Sorunlari

Ciddi bürokratik engeller nedeniyle, kanser hastalari tedavileri için gereken ilaçlara zamaninda ulasamiyorlar. Birçok kronik hastalikta oldugu gibi kanser hastalarinda da hastalarin ilaci alabilmeleri için “heyet raporu” gerekmektedir. (Bu uygulama, dünyada pek örnegi bulunmayan bir yöntemdir.) Son yillarda, “bütçe uygulama talimatlarinin” bir yil içinde çok kere yenilenmesi ve düzeltilmesi nedeniyle mevzuatin takip edilmesi çok zorlasmistir. Hastaya uygulanacak kemoterapi ilacinin dozu, günleri, hangi araliklarla kaç gün verileceginin (bazi durumlarda hastanin boyunun, kilosunun) yazilmasi ve hastanin teshisinin yazilacak ilaç endikasyonlari ile tam uyum halinde olmasi gerektigi için; yapilacak en küçük hatada ya hasta ilacini alamamakta; ya da eczaci kurumdan ilacin bedelini alamamaktadir. Bu raporlarin hatasiz düzenlenmesi doktora bürokratik bir yük getirmekte (zaman kaybi) ve ayrica rapor çikarildiktan sonra yazilacak reçetelerin çok uzun olmasi nedeniyle zaman kaybi daha da artmaktadir. (Bir reçeteye 10 kalemden fazla ilaç yazilamadigi için ikinci reçete bile gerekmektedir.) Ilaçlarin hastanelerde bulunamamasi da ayri bir sorundur. (En büyük ödeyici SGK oldugu için özellikle üniversite hastaneleri SGK’ dan ödemelerini zamaninda alamadigi için ilaç da bulunduramamakta, yatan hastalar için bile hastane disina reçete gönderilmektedir.) Reçetelerde yapilabilecek en küçük hata, yine hastanin ilaca ulasimini engellemekte veya eczaci parasini SGK’ dan alamamaktadir. Sonuç olarak bu sistemde bürokrasiye bogulmus doktor, hasta ve eczacilar vardir. Bu durumun en kisa zamanda düzeltilmesi için düzenlemeler yapilmasi gerekmektedir.

Mide kanserinde gelismeler

Mide kanseri dünyada en çok cografik dagilim farki gösteren kanserlerden bir tanesidir.

Balkanlardan itibaren doguya gidildikçe sikligi artar. Japonya’da skiligi en yüksektir.

Mide kanseri sikligi Türkiye’de bati ülkelerinden 5-10 kat fazladir.

Mide kanseri erken teshis edildigi taktirde tedavi edilebilir bir hastaliktir.

Çogu kez önemsenmeyen eksime, yanma, siskinlik, agri gibi yakinmalarin altinda mide kanseri yatabilir. Bu tür yakinmalar varsa mutlaka endoskopi yaptirmak gerekir.

Türkiye’de mide kanserinin en sik oldugu Güney Dogu ve Dogu illerinde mide kanseri tarama arastirmalari yapilmalidir.

Akciger kanserinde gelismeler

Ülkemizde erkeklerde en sik görülen kanser olmasina karsin kadinlarda da sik görülmeye baslamistir. Son 10 yilda kadinlarimizda görülme sikligi 15 kat artmistir. Bunun en önemli nedeni kadinlarimizda sigara içim sikliginin artiyor olmasidir. Sigara akciger kanserlerinden ölüm nedenlerinin % 85-90’ indan sorumludur. Sigara içmeyen 1 kiside akciger kanseri görüldügü farz edildiginde sigara içen 13 kiside akciger kanseri görülmektedir.

Toplumsal bir saglik sorunu olmasina karsin, akciger kanserinin tedavisinde arzu edilen basarilar tüm çabalara ragmen elde edilememistir. Olgularin %25’ i cerrahi tedaviye uygun olup geri kalan olgular ileri evre hastaliga sahiptirler. Ortalama olarak 5 yillik sag kalim % 10-15 civarindadir. Ayrica, akciger kanserinin tedavi maliyetleri de oldukça önemlidir. Burada sigara içiminin kontrolü önem kazanmaktadir. Bati ülkelerinde sigara kullanimi ile iliskili yasal düzenlemelerden sonra akciger kanserli hasta sayisinda azalma gözlendigi asikardir. Ülkemizde de benze düzenlemenin yürürlüge girmesinden sonra sikligin azalmasi beklenmektedir. Kadinlarimizda akciger kanseri sikliginin arttigi göz önüne alindiginda, sigara içimi ile mücadelede kadinlarimiza biraz daha fazla görev düsmektedir.

Kalin bagirsak kanserinde gelismeler

Türkiye’de ve dünyada kolon kanseri, akciger ve meme kanserinden daha sik ölüme sebep olan kanser türü olup, son yillarda tedavisinde önemli asamalar kaydedilmistir. Artik yeni kemoterapi ajanlari ve biyolojik ajanlar ile yasam süresi hastaligi yayilmis hastalarda bile 2 yili asmistir. Ülkemizde bu kanserin tedavisi ABD ve Avrupa standartlarinda yapilmaktadir. Ancak bu kanser uygun tedavi edildiginde basari sansinin yükselmesinin yani sira korunmasi ve erken tanisi mümkün olan bir kanser olmasina ragmen bu konuda ülkemizde yeterli önlemler alinmasi geregi vardir.

Öncelikle yasam tarzi olarak saglikli beslenme, egzersiz ve asiri sismanliktan kaçinmak koruyucudur.

Özellikle ileri yasta kansizligi olan kisiler, bagirsak aliskanliginda farklilik meydana gelenler, büyük abdestinde kan görülenler mutlaka doktora basvurmalidir. Diskida gizli kan muayenesi ve kolonoskopik muayene 50 yasindan sonra tarama amaçli yapilmalidir. Ömründe bir kez kolonoskopi yapilan kisilerde kalin bagirsak kanserinde ölüm riski %80 azalmaktadir. Ailesinde kanser olanlar daha önce bu testi yaptirmalidir.

Meme kanserinde gelismeler

Meme Kanseri korunmasi, erken tanisi ve tedavi mümkün olan bir hastaliktir.

Günümüzde meme kanserininin erken tanisi ve tedavisinde önemli gelismeler olmasina ragmen kadin sagligini tehdit eden ve sik rastlanan bir kanser türüdür. Bu nedenle bu hastaliktan korunma en önemli birinci hedefimiz olmalidir hedefimiz olmalidir. Meme kanseri riskini erken adet görme, geç menapoz,fazla kilo, ailede meme ve yumurtalik kanseri öyküsü veya diger kanserlerin varligi, sigara ve alkol içimi ve menapoz sonrasi kullanilan hormon tedavileri arttirmaktadir. Meme kanserinden korunmak için yapacaklarimiz diger kalp, seker gibi hastaliklardan korunmak için yapacaklarimizdan farkli degildir. Meme kanserinden korunmak için beslenme ve yasam tarzimiz çok önemlidir. Beslenmemiz kirmizi etten fakir, kati yaglardan uzak, bol zeytinyagli, mevsimine uygun sebze ve meyve agirlikli olmali, hamur isi ve tatlilardan mümkün oldugunca kaçinmaliyiz. Gidalarimizi seçerken katki maddesi olmayan, hormonsuz, az kalorili olmalarina dikkat etmeliyiz. Yürüyüs, bol egzersiz, spor yapma günlük yasantimizin çocukluktan itibaren bir parçasi olmalidir. Sigara ve alkol kullanmamaliyiz

Ikinci en önemli nokta meme kanserinin erken tanisi mümkündür. Tüm kadinlar 40 yasindan itibaren yilda bir kez mamografi ve gereginde meme ultrasonografisi yaptirmalidir. Bu tarama programi devlet tarafindan ücretsiz olarak saglanmalidir. Meme kanserlerinin %5-10’u kalitsaldir. Ailesinde erken yasta meme kanseri varligi olanlar, ailede meme kanseri görülme yasindan 5-6 yil önce ilgili bir hekime basvurarak kendisi için en uygun erken tani yöntemini arastirmalidir.

Artik meme kanseri amansiz bir hastalik degildir. Meme kanserinin tedavisinde de günümüzde önemli gelismeler olmustur. Meme kanserinin tedavisi bir ekip isidir. Bu ekipte meme cerrahi, radyasyon onkolojisi (isin tedavisi) uzmani ve tibbi onkoloji uzmani bulunmali, hastalari birlikte tedavi etmeli ve yönlendirmelidirler. Özellikle erken evrede saptanan ve tedavi edilen hastalarin çogu tamamen iyilesmektedir. Ileri evrede saptananlarda ise uzun süreli tedavi gerektiren kronik bir hastalik haline gelmistir. Meme kanserinde tümörün büyüklügüne göre uygun hastalarda meme korunarak cerrahisinin yapilmasi mümkündür. Erken evre hastalarda bile hastaligin yayilma riski oldugundan görünmeyen hastalik oldugu varsayilarak tedavi vermekteyiz. Artik meme kanserinde hedefe yönelik yani tümörün özelliklerine göre tedavi yapilabilmektedir. Bundan sonraki amaç ise hem tümörün, hem de hastanin özelliklerine göre ilaçlarin gelistirilmesidir. Böylelikle hem yanetkiler açisindan hastaya en uygun hem de tedavi açisindan tümöre en uygun tedavi yapilabilecektir.
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası