Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


Sakatlar toplumunun genel sorunlari

Türkiye Sakatlar Dernegi tarafindan yapilan yazili açiklamada Sakatlar Toplumunun Genel Sorunlari ele alindi.

Türkiye Sakatlar Dernegi (TSD) ‘’Ülkemizdeki milyonlarca özürlünün sosyal, ekonomik ve kültürel sorunlari bütün çabalara ragmen henüz bir çözüme kavusmus degil.’’ dedi.

TSD, bu çözümsüzlügün temel nedenleri söyle siraladi;

1.) Devletin özürlülerle ilgili çesitli alanlari kapsayan birbiriyle paralel bütünlüklü bir politikasi yok.

2.) Özürlülerin guruplarina göre sayilari ekonomik ve kültürel durumlarinin bilinmemesi, bunun tespiti içinde ciddi bir arastirmanin yapilmamis olmasi,

3.) Bir çok yasal düzenlemenin olmasina ragmen bu düzenlemelerde paralellik yoktur. Yürürlükteki yasalarin sagladigi olanaklar özürlüler ve aileleri tarafindan bilinmemektedir. Düzenlemelerin çok degisik yasalara dagilmis olmasi bilgilenmeyi ve uygulamayi zorlastirmaktadir. Özürlülerin kayit altina alinarak yasam boyu danisma ve rehberlik hizmeti saglanamamaktadir.

4.) Konuyla ilgili yetkililer konuya yabanci olup görev sürelerini sorunlari tanimak ve anlamakla tüketmektedir, yasamlari sorunlarla mücadele etmekle geçen bu alanda uzmanlasan ve yüksek ögrenim gören özürlülerin bir türlü yetkili makamlarda görevlendirilmemesi mümkün olamamaktadir.

5.) Yerel yönetim birimi il özel idareleri ve belediyeleri uzun vadeli ve kapsamli planlamalar yerine günü birlik çözümlere yönelmektedir.

6.) Yazili ve görsel basin programlarinda konuya yeterince yer vermemekte ayrilan programlarda uzman görüslerinden ziyade sansasyonel haberlerle ve magazin haberleriyle doldurulmaktadir.

7.) Faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri çalismalarini 2908 sayili Dernekler Kanununa göre yürütmektedir. Bu da her açidan yetersiz örgütler ortaya çikarmakta, kaynak ve emek israfina yol açmaktadir.

8.) Gelismis ülkelerdeki çagdas uygulamalarin ve teknolojik gelismelerin izlenip, ülkemiz kosullarina göre uyarlanmasi saglanamamistir.

9.) Çikarilan yasalarin hazirlanmasi sirasinda sivil toplum örgütlerinin katilimlari yeterince saglanamamistir.

10.) Sivil toplum örgütlerinin kaynak ihtiyacinin kalici bir sekilde çözüme kavusturulamamasi nedeniyle, bu ihtiyaçlarini çesitli yardim kampanyalariyla saglamak zorunda kalmislardir. ve yardim toplama faaliyetleri sirasinda yapilan istismarlar önlenememistir.

11.) Özürlüler Idaresi Baskanligi’nin kurulmasina ragmen özürlülerle ilgili uygulayici birimler arasinda yeterli koordinasyon saglanamamistir.

12.) Özürlülerle ilgili akademik çalismalar, genelde uygulamadan kopuk, teorik düzeyde kalmistir.

Siralanan nedenlerden dolayi, sorunlarin çözümü iyi niyetli çabalara ragmen gerçeklesememistir diyen dernek yetkileri ‘’1475 sayili is, 657 sayili Devlet Personel Yasasinin özürlü çalistirma zorunlulugu ciddi para cezasi müeyyide ve tesvik öngörmesine ragmen kapsamdaki is yerlerinde 15000 özürlü isçi kotasi 40000 civarinda da özürlü memur kotasi henüz doldurulamamistir. Uygulanan para cezalarindaki tahakkuk ve tahsilat miktari olmasi gerekenin binde sekizi civarinda olup 3 uygulama sonunda toplanan miktar bes yüz milyar ( 900.000.000 ) liradan ibarettir. Söz konusu düzenleme Is- Kur’a ait bir hesapta toplanan para cezalarinin özürlülerin mesleki egitim ve rehabilitasyonlari ve meslek sahibi olmalari için kullanilmasini ön görmektedir.

Ne var ki uygulama yönetmenligi çikarilamamistir. On binlerce özürlünün issiz oldugu, mesleklerinin bulunmadigi düsünüldügünde, bu rakamla ciddi kapsamli meslek egitiminin ve meslek edindirmenin olanaksizligi ortadadir. Kendi isini kurmak isteyenlerin herhangi bir kredi destegi ve kolayligi olmadigi gibi, vergi indirimi ise bazi meslekler için yoktur. Egitim ve kariyer sahibi özürlüler, ön yargilarin etkisiyle uzmanlik alanlari disinda vasifsiz islerde ve kadrolarda istihdam edilmektedir. Özürlülerin çalismalari sirasinda verimi artiracak isyeri düzenlemesi, yardimci araç ve gereçlerin kullanimi hiç düsünülmemektedir.

Bu alana ayrilacak kaynak söz konusu olmamaktadir. Is verenlerin bu düzenlemeler için yapacaklari harcamalar özendirilmelidir. Özürlülerin egitimlerindeki yetersizlikler ve sakatligin çogu zaman ileri yaslarda ortaya çikmasi nedeniyle özellikle Devlet Personel Yasasi ve ilgili düzenlemelerin egitim ve yas durumuyla ilgili sinirlarin özürlü bireyler lehine genisletilmelidir.’’ seklinde konustu.

Türkiye Sakatlar Dernegi’nce yapilan yazili açiklamada egitim sorunlari, erisilebirlik, sosyal güvenlik ve sosyal yardim fonlari konularindan da su sekilde söz edildi;

Egitim Sorunlari

Özürlülerin egitimi konusunda gelismis ülkelerdeki uygulamalarla kiyaslandiginda, ülkemiz olmasi gereken düzeyin çok gerisinde kalmistir. Egitim olanaklarindan yararlanamayan özürlülerin sayisi konusunda gerçekçi bir tespit yapilmadan yillardir “Özürlülerin % 97’si egitimsizdir” gibi sürekli ayni rakamlar tekrar edile gelmektedir. Hangi bölgelerde ne kadar sayida özürlünün bulundugu, bunlarin ne kadarinin egitim çaginda oldugu bilinmeden özel okul açilmasi ve bu okullara yeterli sayida ögrenci bulunamamasi nedeniyle büyük bir kaynak israfi yapilmaktadir. Diger taraftan, planli bir personel politikasi olamadigindan, özürlülerle ilgili egitim kurumlarinda deneyimsiz kadro yigilmasi meydana gelmistir.

Okullarda uygulanan egitim programlari, egitim araç-gereçleri ve yetismis personel sayisi ihtiyacin çok gerisindedir.

Görme özürlülerin kullandigi Braill yaziyla yazilmis, sayi ve çesit yönünden gelismis ülkelerin ancak biri düzeyindedir. Bazi okullarda okul kütüphanesi bulunmamakta, bulunanlar ise çok az sayida breyi ve sesli kitaplar yer almaktadir. Genel kültür ihtiyacini karsilamak için kurulmasi 1998 yilinda bir protokolle kararlastirilan Ulusal Körler Kütüphanesi ve Matbaasi projesi için bugüne kadar hiçbir mesafe alinamamistir.

Egitimini, Körler Okullari disindaki okullarda sürdüren görme özürlülerin egitim sorunlari ise hala çözüm beklemektedir. Bu ögrencilerin, ders kitabi ve diger kaynak kitap ihtiyaçlarini karsilayacak gerekli olan özel araç-gereçleri saglayacak, yönetici ve egitimcileri aydinlatacak yeterli ve kalici uygulamalar yoktur. Bir çok ülkede birden fazla özüre sahip özürlüler için özel bir okul olmasina ragmen, ülkemizde henüz bu konuda hiçbir uygulama yoktur. Görme özürlülerin egilimleri ve yetenekleri dogrultusunda bir meslege yönlendirilmesi için uygulanan egitim programlari yetersizdir. Hangi meslek liselerinin, hangi bölümlerinde okuyabileceklerini gösteren bir düzenleme olamadigi için, görme özürlülerin en basarili olduklari müzik alaninda bile bu okullara girislerinde ciddi sorunlar yasanmaktadir. Bir çok ülkede görme özürlülerin basari gösterebilecekleri alanlarda özel meslek okullari olmasina ragmen, ülkemizde henüz böyle bir uygulama yoktur.

Okul öncesi özürlü çocuklarin egitimini ve ailelerin aydinlatilmasini saglayacak ülke çapinda yaygin hale getirilmis kalici çalismalara duyulan ihtiyaç yillardan beri karsilanamamistir.

Ciddi bir arastirma yapilmadan, bir çok yüksek ögrenim kurumu, özürlü ögrenci alimina kapali tutulmaktadir. Açik olan yüksek ögrenim programlarina devam eden özürlü ögrencilerin ders kitaplari ve yardimci kaynak ihtiyaçlari karsilanamamakta, bu ihtiyaçlar ögrenciler tarafindan çok ilkel yöntemlerle pahali bir sekilde giderilmektedir.

Erisilebirlik

Imar yasasi ve ilgili Yönetmenlik kamuya açik binalar ile kent mimarisinin, Türk Standartlari Enstitüsünce belirlenmis standartlara uygun olmasini ön görmektedir. Oysa, en gelismis kentlerde ve en modern kamu binalarinda bile, bu standartlarin uygulanmadigi, özürlülerin sosyal yasama katilimlari konutlarindan çiktiklari anda büyük zorluklarla karsilastiklari görülmektedir. Özürlüler, alisveris merkezleri, kütüphane, sinema, tiyatro gibi merkezlerden mimari engeller nedeniyle yararlanamamaktadirlar.

Ülkemizin toplu tasima sistemleri ve yapilari sakatlarin kullanimina uygun olmadigindan seyahat özgürlügümüzde kisitlanmaktadir. ( H )sinifi sürücü belgesi alabilen Ortopedik Özürlülerin 4458 sayili Gümrük Kanunun 167. Maddesi geregi gümrüksüz, vergisiz, özel tertibatli otomobil ithal edebiliyor, yurt içindede alabiliyorlar, ancak bu uygulama zihinsel özürlü, görme özürlü, sagir ve dilsizler bu yasadan faydalanamiyorlar. Söz konusu otomobil yasasinin yeniden ele alinarak çagdas ülkelerde uygulandigi sekilde düzenlenmesi saglanmalidir.

Milyarlik modern toplu tasim sistemleri özürlülerin ihtiyaçlari düsünülmeden projelendirilip, insa edilmektedir. Sonradan fark edilen ve rencide edici bu durum, yeni yatirimlara ragmen istenilen standartlara da ulasamamaktadir. Klasik toplu tasim sistemlerinden ise özürlüler baskalarindan yardim almadan yararlanamamaktadir. Gelismis teknolojik sistemler bu alanda kullanilarak özürlülerin hareket özgürlügü saglanmalidir.

Sosyal güvenlik ve sosyal yardim fonlari

Ülkemizdeki sosyal güvenlik sistemleri, pirim ödeme esasina göre düzenlenmistir. Büyük bir çogunlugu issiz ve mali gücü hiç olmayan özürlüler, bu sistemin disinda kalmaktadir. Sakatlik bir saglik sorunu oldugu için,özürlüler sürekli saglik destegine ihtiyaç duyan bir kesimdir.

Saglik giderleri, ortez, protez, tekerlekli sandalye, koltuk degnegi, akülü sandalye ve elektronik yardimci araçlar, Bag-Kur, SSK, emekli sadigina bagli olanlar sorunsuz karsilanmalidir. Sosyal Güvencesi olmayan yurttaslarinda Sosyal Yardimlasma ve Dayanismayi Tesvik Fonundan karsilanmasi fon kaynaklarinin yetersizligi ve bürokratik islemlerin uzun ve zaman alici bu olanagin sinirli da olsa kullanilmasini imkansiz hale getirmektedir. Sosyal güvenlik kurumlarinin ortez ve protezler için katki payi almalari, Maliye Bakanliginin da bu ihtiyaçlara bazen ödenek ayirmamasi sosyal güvenlik kavramiyla açikça çelismektedir. Bu ihtiyaçlarin üretim ve temininde vergi kolayliklari ve benzeri tesvikler getirilmelidir.

Çalisma olanagi bulamayan 2022 sayili yasa ile baglanan maaslar çok yetersiz olup, kapsami da çok dar tutulmustur. Bu yasadan yararlanabilmek için 18 yasini bitirmis olmak, bakacak kimsesi bulunmamak gibi kosullar aranmaktadir. Bu uygulama özürlüler arasinda adaletsizlikler yaratmaktadir.

Söyle ki ücret ve maas geliri elde eden vergi mükellefleri ve serbest meslek sahiplerinin bakmakla yükümlü oldugu özürlünün bulunmasi halinde 193 sayili gelir vergisi yasasinin 89. maddesine göre herhangi bir baskaca kosul aranmaksizin her ay için gelirlerinin iki yüz kirk milyon liralik kismi vergi disi tutarak belli bir destek saglamakta, yine Vakiflar Genel Müdürlügünün, Vakif Imaret Yönetmenligine göre maas baglanmasi çok zor kosulara baglanmis olup, bu olanaktan yararlanan özürlü sayisi parmakla sayilacak kadar azdir.

Çesitli yasa ve idari kararla özürlülere saglanan bazi mal ve hizmetlerden indirimli veya ücretsiz yararlanma olanagi 4736 sayili yasa ile tamamen kaldirilmis. Ayni yasanin Bakanlar Kuruluna verdigi yetkiye dayanilarak özürlülerin haklari iade edilmis ise de bu iadeler daha küçük nispetlerde ve alan daraltilarak uygulamaya sokulmustur.

Yasalastirma çalismalari

1999 yili sonunda toplanan birinci Özürlüler Surasinda özürlülerin sorunlarini çözüme kavusturmak amaciyla Özürlüler Yasasi adiyla bir yasanin çikarilmasi oy birligi ile kararlastirilmistir. Ilgili Devlet Bakanligi ve Özürlüler Idaresi Baskanligi konuyla ilgili bir çalisma baslatmis, bu çalisma gerekli inceleme ve hazirligin eksikligi nedeni ile yetersiz bir düzenleme olarak TBMM’ne sunulmus komisyonlarda görüsülen Hükümet Tasarisi Genel Kurul gündemine alinmistir.

Bu alandaki kapsamli düzenlemeler 1997- 54. Hükümet çikardigi 571, 572 ve 573 Sayili Kanun Hükmünde Kararnamelerle gerçeklestirilmistir. Yeni düzenlemeler TBMM’ne sevk edilen ve halen görüsülerek kanunlasmasi beklenen bu KHK’ler üzerinde yapilmasi gerekirken, 57, Hükümet belirtilen yeni tasariyi düzenlemistir. Bu yöntem Kanun Hükmünde Kararnameler ve degisik yasalarda yer alan ve uygulanan hükümleri tanimlari tekrarla sinirli kalmis idari kararla gerçeklestirilmis uygulamalari yasa hükmü haline getirmenin ötesine gidememistir. Yeni tasari Belediyelerin mevcut yükümlülüklerini tekrarlarken, merkezi Hükümete herhangi bir yükümlülük getirmemektedir. Bu hali ile mevcut girisim, siyasi popülizm olarak ortaya çikmis genel seçim kararinin alinmasiyla da kadük olmustur. (habersaglik)

www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: 0 RH -
MARMARA ÜNİ. PENDİK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05384994527

TROMBOSİT KANA ACİL ihtiyac var

Tarih: 7/11/2018 6:38:10 AM
ayten kaya
  Aranan Kan: 0 RH +
marmara pendik egitim arastırma hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 507 863 85 08

bir yakınıma cok acil kan gerekıyor, 0+ yogun bakıma alındı lutfen yardımlarınızı beklıyorum

Tarih: 7/10/2018 9:08:33 AM
elif okşaş
  Aranan Kan: AB RH -
Ankara Gazi Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05455490556

Gazi hastanesinde yatmakta olan hastz için acil AB rh (-) kana ihtiyaç vardır. İletişim : 05455490556

Tarih: 7/10/2018 3:36:10 AM
Mert Söylemez
  Aranan Kan: 0 RH -
Okmeydanı devlet hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: +905535070347

Okmeydanı Devlet Hastanesi Onkoloji bölümünde yatan hastz Acil Ameliyata alınacaktır. 0 RH - kana ihtiyaç lazımdır.

Tarih: 7/9/2018 4:34:53 AM
Serhat Ayhan
  Aranan Kan: AB RH +
Ankara üniversitesi tıp fakültesi Cebeci kampüsü'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05456849587

Acil lösemi hastası için ab(Rh+) trombosit kana ihtiyacımız var .Yardımcı olursanız seviniriz

Tarih: 6/29/2018 1:58:01 AM
Mustafa topçu
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası