Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Gelismede Meydana Gelen Anormallikler




Çogu çocukta dilde eriskin akilcilik düzeyde 7 - 8 yas dolayinda ulasilir, böylece bu yaslarda dil becerisi ile ilgili degerlendirme tipik olarak sözel zeka degerlendirmesiyle birlesmis olur. Wechsler ölçegi, Stanford Binettesti veya Slosson testi gibi testlerin puanlari zekayi gösterdikleri kadar dil becerisini de gösterirler. Ayrica dilin algilanma ve ifade edilmesi ile dili kullanma becerisi faktörlerini degerlendiren özgül testlerde vardir.

Motivasyon

Çocuga yeni becerileri ögrenmek için ne kadar zaman ve yardim verilire de onun bunlari kullanmasini belirleyen temel faktörün motivasyon olduguna iliskin giderek artan oranda çalismalar olmakla birlikte motivasyonun klinik degerlendirilmesi konusu üzerinde pek fazla durulmamistir. Basari motivasyonu ile ilgili yapilan çalismalar iki ana motivasyon tipi oldugunu göstermistir. Bunlarin birinde orta derecede güçlükte islerin yapilmasiyla ilgili bir meydan okumayla basariya ulasma vardir, digerinde ise basarisizliktan korunmak amaciyla yalnizca çok kolay islerle ugrasilir. Ikincisinde basarisizlik sansi yok gibidir, ilkinde de basarisizliktan dolayi, bir teshir söz konusu degildir. 5 – 7 yas dolaylarinda yasanan önemli bir degisik, toplumsal ve dis kaynakli ödüllendirme ve takdir edilmeye bagimli motivasyondan beceri kazanmayi esas alan içrel motivasyona geçis olmasidir. Bazi çocuklarda bu degisim ya çok az düzeyde olur yada hiç olmaz. Bu nedenle de bu çocuklar beceri kazanmayi ve yarismayi temel alan alismis akademik ortamda basarili olamazlar. Bu çocuklar genellikle basarisizliktan uzak kalmaya motive olmus çocuklardir ve bu çocuklar dis kaynaklardan denemek için bile destek almaya ihtiyaç duyarlar. Motivasyon yönünden olgunlasmama nadiren en önemli sorun düzeyinde çikar. Ancak öte yandan bir çocugun herhangi bir egitim programina nasil cevap verecegi, nasil bir gelisme gösterecegini belirleyen temel faktörlerden biridir.

ZEKÂ ve BASARI ARASINDAKI FARKIN DEGERLENDIRILMESI

Bir seyleri yapabilme, becerebilmeyle ilgili sorunlarin ayirici tanisi genel yeterlilik ölçümlerine dayanan beklenen basari düzeyi ile akademik performansin belirli alanlarinda gerçek basari düzeyi arasindaki farkin degerlendirilmesini gerekli kilmaktadir. Asagida sinif esdegeri standart puanlara dayanilarak gelistirilmis olan IQ ile basari arasindaki farkin derecesini ölçmeye yönelik iki yöntem sunulmaktadir.

ABD Egitim Bürosu, basari ve IQ arasindaki farki, basari beklenen sinif düzeyinin %50’sinin altindaysa önemli olarak tanimlamaktadir. Yas ve zeka ile uyumlu olarak hesaplanan en düsük basari düzeyi su formülle bulunmaktadir.

Yas[ ( IQ/300)+0,17] – 2,5 = Yas ve zeka ile uyumlu en düsük sinif esdegeri puani

Bu formüle göre IQ’ su 100 olan 8 yasindaki bir çocugun yas ve zeka düzeyi ile uyumlu en düsük sinif düzeyi puani 1,5 olarak hesaplanmaktadir. Eger bu çocugun basari test puanlari 1,5 sinir düzeyinin altindaysa önemli bir fark oldugu söylenir. 1,5 ya da üzerinde sinif düzeyi puani varsa fark önemli degildir.

Asagidaki formülde de zeka testiyle basari testi arasindaki dogrudan korelasyon kullanilarak önemli farki (D) gösterecek en küçük fark hesaplanabilmektedir.

D= 1,96 SD √1-r2 SD = Basari testindeki puanlarin standart sapmasi

r = IQ ve basari testi puanlari arasindaki korelasyon

Bu formülle Slosson testi gibi bir testten elde edilen IQ puani ile WRAT’den elde edilen standart puan karsilastirilabilir. Slosson testinin uygulama kitapçigi WRAT ile korelasyon katsayisinin 0,72 oldugunu bildirmektedir. WRAT uygulama kitapçiginda da WRAT puanlarinin standart 15 oldugu bildirilmektedir. Bu hesaplamaya göre, p = ,05 veya daha iyi güvenilirlik derecesinde, bu iki test arasinda önemli bir fark oldugunu söyleyebilmek için IQ ve basari test puanlari arasinda 20 puanlik fark bulunmasi gerekmektedir.

Her iki yaklasim türünde de beklenen ve gerçek basari düzeyleri arasinda bir miktar fark bulunmasi normal varyasyon olarak kabul edilmektedir. Öte yandan önemli fark diyebilmek için alisilmisin üstünde bir fark bulunmasi gerekmektedir. Her okul bölgesi bu farkin boyutlariyla ilgili kendi sinirlarini koyabilme serbestisine sahiptir. Böylece çocuklarin özel hizmetlerde yetismesi için gereken olanak saglanmis olabilir.

MIZACA BAGLI DURUMLAR ve GELISIMSEL SORUNLARA TEPKILER

Çogu çocukta 5 – 7 yas ve 10 – 13 yaslarda en önemli gelisimsel degisiklikler ortaya çikar. 5 – 7 yas döneminde çocuklar okula baslar operasyonel düsünce gelisir. Ögrenme ve düsünmede çagrisimla baglantili düsünme yerine sözcüklerin kullanilmasina geçilir. 10 – 13 yas döneminde puperteye geçis, orta okula baslama ve formel – operasyonel düsüncenin gelismesi ortaya çikar. Her iki dönemde de zeka ile ilgili büyüme egrilerinde çökmeler görülür ve bu dönemlerde olan gelisimsel degisikliklere özel davranis sorunlari kümelerinde belirgin artislar olur. Bu sorunlar arasinda dinlendirici olmayan uyku, rahatsiz edici rüyalar, fiziksel ürkeklilik, huzursuzluk, asiri bagimlilik ve kiskançlik sayilabilir. Bu dönemlerin birinde görülen duygusal çalkantinin diger dönemde ortaya çikabilecek duygusal çalkanti ile ilgisi olabilir de olmayabilir de. Bunun her iki dönemde de olmasi ileride ciddi uzun dönemli sorunlar çikacagi anlamina gelmez.

Genellikle bu döneme özgü reaksiyonlarda ve mizaca bagli durumlar arasinda üst üste geçme söz konusudur. Bunlar arasinda utangaçlik, asiri duyarlilik, ketumluk, içine kapaniklilik vardir. Bu döneme özgü reaksiyonlar ve mizaca bagli ana-baba ile çocuklar arasindaki çatismalardan kaynaklaniyor olabilir. Ancak bunlar ciddi emosyonel bozukluk oldugunun göstergesi sayilmazlar. Bunlar genellikle destekle halledilebilir, çocugun tedavi görmesi gerekmez.

ÖZGÜL ÖGRENME BOZUKLUKLARI

Tani Ilkeleri

• Tahmin edilen zeka düzeyi ile bir veya daha fazla konudaki basari arasindaki önemli farkliliklar olmasi

• Bir veya daha fazla akademik alanda zeka ile orantili basari düzeyi olmasi

• Duyusal yetersizlige ait belirtinin olmamasi

• Davranis sorunlarinin bulunmasi veya siklikla bulunmamasi

Genel Bilgiler

Akademik basarinin herhangi bir alaninda özgül sorunlara rastlanabilir. Ancak en sik görülen sorunlar okuma ve imla konusundadir. Daha seyrek olmakla beraber yine de sik görülen sorunlar arasinda aritmetik ve yazi yazma alanindaki sorunlar sinirlanabilir. Zeka genellikle orta veya ortanin üzerindedir. Ancak tani koyduran tipik özelligi belli bir alanda beklenen basari düzeyi arasinda fark olmasidir.

Tanimlayici Siniflandirma

A. Okuma ve Imla Bozukluklari (Gelisimsel Disleksi): Disleksi en sik görülen özgül ögrenme bozuklugudur. Erkek çocuklarda kizlardan üç kat daha fazla görülür. Vakalarin %34’ünde özellikle erkek akrabalar arasinda aile öyküsü vardir. Özgül okuma bozukluklari ile birlikte görülen gelisimsel sorunlarin basinda konusulan ve dil sorunlari ile bunlarin sonucunda ortaya çikan sorunlar yer alir. Özgül okuma bozuklugu olan çocuklarda sakarlik, koordinasyon bozuklugu, yön ve sag sol karisikligi, geçici yönelim bozuklugu, renkleri isimlendirme ve resimleri tanimada güçlük gibi degisik gelisimsel sorunlar görüldügü bildirilmistir. Bunlar konusma ve dil sorunlarindan daha az önemli olup okuma bozuklugundan çok zeka ile ilgili olabilir. Vakalarin en az üçte birinde konusma ve dil gelismesinde gecikme öyküsü vardir. Bu gecikme, 18 aya kadar “anne”, “baba”, “bay bay” disinda anlamli sözcük kullanamama seklinde olur. Bazi çocuklarda nörolojik kusur ya da sag ve sol hemisferin degisimli olarak kullanilmasi gibi durumlarin birlikte bulunmasi gösterilmis olsa da bu tür nörolojik arastirma ve incelemelerin tedavi veya prognoza pek katisi olmamistir.

Geleneksel olarak özgül okuma bozuklugu, uygun duyu organlari, uyumlu yönlendirmeler, orta derecede zeka ve sosyokültürel olanaklar bulunmasina ragmen okumayi ögrenmeme olarak tanimlanmaktadir. Bu tür, olmayani dista tutarak taniya gitme girisimi “beklenmeyen” okuma basarisizligi ile zeka geriligi, kültür veya egitime bagli yetersizlik, duyu organi bozuklugu ya da emosyonel bozukluk gibi daha genel veya daha yaygin görülen faktörlerde açiklanabilen okuma basarisizligi arasinda ayrim yapmaya yöneliktir. Bu yaklasimla okuma sorunu olan çocukluklarin çogu için özgül okuna bozuklugu tanisindan uzaklasma söz konusudur. Okuma sorunlari zeka düzeylerin normalin biraz altinda olmasina, ekonomik yönden yetersiz ailelerden gelmemelerine ya da emosyonel veya davranissal problemleri olmasina baglanabilmektedir. Ancak yine de bu geni grubun içindekilerden çogu zihinsel yaslarindan beklenenin altinda okuma basarisi gösterirler ve ayrica nörolojik durum, bilissel fonksiyonlar ve diger basari alanlariyla ilgili olarak geleneksel anlamda özgül okuma bozuklugu olarak tanimlanan grupta pek kolay ayrilamazlar. Bunlara ek olarak, gerçek ve beklenen basari arasinda önemli bir fark bulunmasi genetik çalismalara tani konulmus genetik disleksi gibi yüksek düzeyde özgül etyolojik gruplara ait olmanin tek göstergesidir.

B. Matematik Bozukluklari (Gelisimsel Diskalkuli): Matematik bozukluklari öncelikli olarak gelisimsel gerstman sendromuyla (diskalkuli, sag sol yönelim bozuklugu ve parmak agnozisi) baglantili olarak çalisilmis ve siklikla da okuma bozuklugu kapsaminda dönüsülmüstür. Ancak sinirli da olsa aritmetik basarisi konusunda gerçek ve beklenen basari arasinda önemli farkliliklar gösteren çocuklar üzerinde yapilan çalismalar, özgül bir matematiksel beceri yetersizligi sendromunun var oldugu bu durumun toplumunun %6’sini etkiledigi düsünülmektedir. Gelisimsel bozukluklar, sonradan ortaya çikan bozukluklardan, gelisimsel bozukluklarda beyin hasar ve nötrolojik bozukluklar görülmemesiyle ayirt edilebilir.

Çesitli formlar tanimlanmamis olup bu formlarin matematiksel islemler konusunda sözellestirme, yazma, okuma, anlama ve genel anlamda islem yapma güçlügü gibi özellikleri belirlenmistir. Güçlükleri sayisal test performansi ile sinirli olan kisilerde nörolojik anormallik pek görülmez. Öte yandan sayilari okuyamayan ya da yazamayan kisilerdeki bozukluk aritmetik yaninda okuma ve yazmayla ilgili daha genel bir bozuklukla da iliskili olabilir. Bu yüzdendir ki matematige özgül ögrenme bozuklugunu göstermek hiç de kolay degildir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası