Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Gelismede Meydana Gelen Anormallikler




Çocukluk çagindaki gelisimsel ve davranisla ilgili problemlerin çogu ya aile içindeki sorunlar yüzünden ortaya çikar ya da bu problemlerin dolayli da olsa aile iliskileri ile bir baglantisi bulunur veya çocuk yeni beceriler gelistirmek için gereksinim duydugu aile desteginden yoksun kalmistir. Bu nedenledir ki gelisimle ilgili bir degerlendirme yapabilmek için mutlaka iyi alinmis bir psikososyal öyküye gerek vardir. Ideal olarak bu hikayede, ailenin bilissel ve toplumsal gelismeyi ilerletmek konusundaki yeterliligi degerlendirebilmelidir. Bu degerlendirme mutlaka bulunmasi gereken özellikler arasinda, ana babanin dil ve kültür düzeyleri, sözel etkilesim becerileri, disiplinle ilgili uygulamalari (Davranislari sekillendirmek için olumlu pekistirici kullanip kullanmadiklari, fiziksel cezaya yer verip vermedikleri, terbiye konusunda sözlü açiklamalara, nedenleri anlatmaya özen gösterip göstermedikleri), kural koymadaki becerileri, umursamaz olup olmadiklari günlük uygulamalarinda gelismeyi etkileyebilecek davranislari kullanip kullanmadiklari, aile içinde dengesizlik ya da evlilikle ilgili sorun olup olmadigi, çocuga karsi kötü muamele yapiliyor olmasi, bilissel ve sosyal becerilerde yetersizlik bulunmasi, depresyon görülmesi, uyumsuzluk belirtilerinin varligi (Örnegin alkolizm, devamli issizlik, adli yada psikiyatrik problemler bulunmasi) ana babadan genel bir gerginlik hali olmasi ve ailede düzensizlik, karmasiklik bulunmasi gibi durumlar sayilabilir. Bu sayilan durumlar çocukta gelisimsel sorunlar ortaya çikmasina katkida bulunabilir veya bu sorunlarin siddetini arttirabilir.

Sadece çocugun muayene edildigi durumlarda, aile sorunlari ile baglantili davranis bozukluklarinin nötrolojik sistemin gelismesindeki degisikliklerden ya da genel gelisme, olgunlasma sorunlarindan kaynaklanan bozukluklardan ayrilmasi oldukça zordur. Bu zorluktan dolayidir ki olmayan taninin dista tutulmasi yoluyla taniya ulasma yoluna gidilmektedir, örnegin gözlemle tespit edilen ögrenme ya da davranis problemlerinin kaynaginda sosyal veya duygusal bir etken olup olmadigini anlamak için psikososyal degerlendirme kullanilir. Bu özellikle orta sinif aileler için pratik bir yoldur. Çünkü genellikle ailelerin stabil oldugu, çocuga yeterli destek ve uyarilari sagladigi varsayilabilir. Oysa düsük sosyo ekonomik düzeydeki ailelerden gelen çocuklarda, ki bu çocuklarin çogunda davranis sorunlari bulunur. Bazi olasiliklari dista tutarak taniya varmak oldukça yetersiz bir yaklasim türüdür. Bu çocuklarin en iyi sekilde degerlendirilmeleri özellikle çabuk halledilmesi gereken bir konudur, çünkü genellikle bu çocuklarin sosyal ve bilissel gelismelerine gecikme söz konusudur ve bu çocuklarda gelisimsel gecikmeyle davranis sorunlari birlikte görülür. Sonradan zihinsel ve duygusal bozukluk gösteren çocuklarin %90’i dogum sirasinda normal olarak dünyaya gelir yani bu çocuklarin yetersiz veya patolojik çevre kosullarinin ürünü olduklari söylenebilir.

Su anda, en sik kullanilan aile degerlendirme yaklasimi genel, kapsamli klinik sosyal öykü alinmasidir. Bu bilginin bir kismi temel saglik hizmeti veren hekim tarafindan alinan öykü sirasinda elde edilmektedir. Ancak çogunlukla, tam ve etkisiz bir öykü alina bilinmesi için sosyal çalismaci gerekir. Okul öncesi çocuklar için genellikle ise yarayan bir klinik sosyal öykü alma yöntemi Bradley ve Caldwell’in “HOME” görüsme degerlendirmesidir. Bu degerlendirme, çevrenin çocugun gelismesine katkida bulunan etkileri sistematik bir sekilde ölçmeyi hedefleyen ve üzerinde en kapsamli çalismalarin yapildigi bir yöntemdir. Ev ziyareti sirasinda uygulanmasi gereken bu görüsme teknigi, çocuklarindaki gelismeyi destekleme sansi fazla olmayan, ekonomik yönden sikintida olan ailelere yöneliktir. Bu görüsme teknigi egitilmis bir kimse tarafindan kullanilabilir ancak genel uygulamada sosyal çalismaci ya da hemsireler tarafindan kullanilmaktadir. HOME görüsme ölçeginin kisa formu olan “Evde Tarama Anketi”, uzun formda elde edilen bilgilerin çogunu saglamaya yeterlidir ve çocuk hekimi tarafindan klinikte ya da muayene sirasinda kullanilabilir. Henüz klinik kullanilabilirligi konusunda yeterli miktarda çalisma yapilmamis olsa da “Evde Tarama Anketi” hizmeti veren hekimler için ise yarar bir ölçek olacaga benzemektedir. Iki ölçegin de arta ya da üst sosyo ekonomik düzeydeki aileler için pek de yararli olmayacagi düsünülmüstür.

Fizik ve Nötrolojik Muayene

Tam ve eksiksiz bir fizik ve nötrolojik muayene yapilmasi son derece önemlidir. Bazi çocuklarda nötrolojik “silik belirtiler” görülebilir. Bu belirtiler arasinda, sakarlik, sag sol karistirmasi, temporal yönetim bozuklugu, “overflow” fenomeni, koreiform hareketler ve parmak agnozisi sayilabilir. “Silik belirtiler” genellikle okuldaki ögrenmeyle ve davranis sorunlariyla ilgili gibi görünseler de bu belirtilerin önemi tartisilmalidir. Çünkü bu belirtiler baska hiçbir sorunu olmayan çocuklarda da görülebilmektedir. Ayrica bir baska nokta da bu belirtilerin, fonksiyon bozuklugundan çok olgunlasmadaki gecikmeyi gösteriyor olmalaridir. PANESS (Physical And Neurolojic Examination for Soft Segns – “Silik Belirtiler” için fizik ve nörolojik muayene) adli standart nörolojik muayene biçiminde degerlendirilebilmesi için üzerinde epeyce çalisma yapilmis bir ölçek olup ilerisi için de umut verici görülmektedir.

Öte yandan, son zamanlarda minör fiziksel anormallikte çocuklardaki davranis bozukluklari arasinda iliski oldugunu gösteren çalismalarin artmis olmasi hekimleri, anormal avuç içi çizgileri, sindaktili, dik yatismayan saç, malforme kulak, deri “tag”, ve yüzdeki anormallikler gibi dismorfik özellikler konusunda daha dikkatli olmaya yönelmektedir. Bu özellikler genellikle zihinsel özürlü çocuklarda görülmekle birlikte ayni özelliklerin zihinsel özürlü olmayan çocuklarda görülüyor olmasi henüz tam olarak anlasilamamaktadir.

Duyu Fonksiyonu

Zihinsel özürlülük ya da gelisimle ilgili bir gecikme olabilecegi düsünülen her vaka görme ve isitme sorunlari yönünden iyice degerlendirilmelidir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda duyu kusurlari yanlislikla gerilik olarak degerlendirilebilir. Zihinsel özürlü çocuklarda genellikle özürlerine ek olarak bir de duyu kusuru görülebilir ve bu durum bu çocuklarin sorunlarini arttirir. Zihinsel özürlü olmayan, okul çagindaki çocuklarin çorunda görme ve isitme degerlendirmeleri oldukça güvenilir biçimde yapilabilir. Alisilmis tarama yöntemiyle genel degerlendirme yapilmasi ve taramada anormal sonuç görülmüsse ileri degerlendirme için ilgili uzmana gönderilmesi bu is için yeterlidir.

Okuma sorunlarinin nedeni olarak bir çok görme bozuklugunun varligi öne sürülmüs olmakla birlikte bunlarin çogunun yeterli düzeyde arastirma destegi bulunmamaktadir. Görme keskinligi sinirli derecede olsa da oldukça iyi düzeyde okumayi ögrenmek mümkündür. Çocugun genel gelismesi açisindan görme kusurlarinin düzeltilmesi gereklidir. Bununla birlikte kirma kusurlarinin nadiren ögrenme sorunlarina yol açtigi kabul edilmektedir. Ancak yakin mesafeye odaklanma güçlügü okumayi önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle bu konuya özel ilgi göstermek gerekir. Isitme kaybinin dil gelismesinde önemli etkisi vardir, bu nedenle de ciddi ögrenme ya da davranis sorunu ortaya çikabilir. Orta kulak iltihabi gibi nedenlerle ortaya çikan ve aralikli olarak kendini gösteren isitme kaybi, ögrenme güçlügüne yol açabilir. Geçmiste isitmeyen çocuklar siklikla zihinsel özürlü zannedilirlerdi. Yüksek frekansli seslerde isitme kaybi olmasi okulda ögrenilen seylerle ilgili gerekli ses ayrimini yapmayi güçlestirebilir. Bazi kisilerde de normal isitme olmasina ragmen konusma sesleri arasinda ayrim yapma konusunda sorunlar olabilir.

Emosyonel ve Sosyal Davranislar

Çocukla dogrudan yapilan görüsme, oynanan oyunlar, projektif testler belli düzeyde bilgi edinilmesini saglasa da, çocugun yeterliligi hakkinda yeterli bilgi alabilmek için ana baba ile yapilacak görüsme ve okul personelinden alinacak bilgiler son derece önemlidir. Bu bilgilerin çogu sosyal çalismacilar, psikologlar ve psikiyatristler tarafindan elde edilir. Evde ya da okuldaki sorunlu davranislar hakkinda hazirlanmis raporlarin degerlendirilmesi sirasinda çocugun davranislarindaki normalden sapma derecesini görebilmek için diger çocuklarin davranislarini da göz önünde bulundurmak gerekir. Normal çocuklarda yapilan genis çalismalar hemen bütün çocuklarda birkaç normalden sapmis davranis görülebilecegini ortaya koymustur. Gerçekten normalden sapmis davranislari olan çocukta bu durum çok siddetli sekillerde kendini gösterir. Öncelikle olumlu nitelikler hakkinda bilgi toplanmasi önemlidir. Çünkü bu olumlu özellikler hakkinda toplanan bilgilerin ruh sagligi konusunda olumlu ipucu olma sansi, olumsuz nitelikler hakkinda toplanan bilgilerin ileride olabilecek uyum bozuklugu konusunda bilgi verme sansindan daha güçlüdür. En önemli özelliklerinden üç tanesi, okul devamliligi yasitlari ile olumlu iliskiler ve suça egilim halinin görülmemesidir. Genel uyum ve kendi kendine yardim, kendi isini görebilme, genellikle okul öncesi çagi çocuklarin gelisimsel degerlendirmeleri kapsaminda ele alinir. Dört yas civarinda (soyut düsünme ve yargilamanin bilissel gelisme ölçüsü olarak düsünüldügü zaman geldiginde), zihinsel özürlülük halinin ayirici tanisi yapilirken genel uyum kapasitesi hakkindaki degerlendirmelere de yer verilir. IQ testlerinde basarili olamayan azinlik kültüründen gelen çocuklarin genel degerlendirmeleri yapildiginda o kadar da geri olmadiklari görülür.

Davranis ölçümü ile ilgili skalalar, örnegin dikkat eksikligi bozuklugu teshis elde edebilmek için kullanilan ACTERS ölçegi, okuldaki davranislarin degerlendirilmesi için oldukça önemli araçlardir. ACTERS ölçegi dikkat, hiperaktivite, sosyal yeterlilik ve karsi çikma davranislari ile ilgili alanlarda problem kümelerini belirlemeye yönelik olarak gelistirilmistir. Normal davranistan sapma derecesini belirlemek için de kriterler belirlenmistir. ACTERS ölçegi ögretmenler için hazirlanmistir. Ancak temel saglik hizmeti veren hekimler tarafindan da kullanilabilir. Bu ölçekle stimülan tedavide olan gereksinim ve ilaçlara verilen cevap gözlenebilir.

Genel davranislarla ilgili olarak ögretmenlerin derecelendirme yapabilmeleri için gelistirilmis bir ölçek, normalden sapmis davranislari belirleyebilmek konusunda yararli olur. Bu tür bir ölçekle hiperaktivite ve normalden sapma düzeyi kadar olumlu davranislarin sayisi ve derecesi de ölçülebilir. Bu özellikte çesitli ölçekler vardir ve bu ölçekler sayesinde okul öncesi çocuklar da degerlendirilebilir. Ayrica bu tür ölçekler ögretmenler için oldugu gibi ana baba tarafindan da doldurulabilir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: 0 RH -
Selime Seyil 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 5308726097

Çapa’da bulunan kan merkezine 0 rh(-) kan verebilecek kişilere  ihtiyaç vardır. Çevrenizde 0 rh(-) kan grubuna sahip kan verebilecek kimseler varsa benimle irtibata geçebilir. 05308726097

Tarih: 7/17/2018 1:49:40 AM
Feyzullah NEFES
  Aranan Kan: 0 RH -
MARMARA ÜNİ. PENDİK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05384994527

TROMBOSİT KANA ACİL ihtiyac var

Tarih: 7/11/2018 6:38:10 AM
ayten kaya
  Aranan Kan: 0 RH +
marmara pendik egitim arastırma hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 507 863 85 08

bir yakınıma cok acil kan gerekıyor, 0+ yogun bakıma alındı lutfen yardımlarınızı beklıyorum

Tarih: 7/10/2018 9:08:33 AM
elif okşaş
  Aranan Kan: AB RH -
Ankara Gazi Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05455490556

Gazi hastanesinde yatmakta olan hastz için acil AB rh (-) kana ihtiyaç vardır. İletişim : 05455490556

Tarih: 7/10/2018 3:36:10 AM
Mert Söylemez
  Aranan Kan: 0 RH -
Okmeydanı devlet hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: +905535070347

Okmeydanı Devlet Hastanesi Onkoloji bölümünde yatan hastz Acil Ameliyata alınacaktır. 0 RH - kana ihtiyaç lazımdır.

Tarih: 7/9/2018 4:34:53 AM
Serhat Ayhan
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası