Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Gelismede Meydana Gelen Anormallikler


Bilissel ve sosyal yeterliligin gelisimi ile ilgili anormallikleri ele alirken, yeterliligi, genellikle bir çocugun performans düzeyinin ayni yasta çok sayida çocugun performansinin degerlendirilmesi ile elde edilen normlarla karsilastirilmasi olarak tanimlamak gerekir. Yeterlilik ile ilgili diger standartlar da çocugun performans düzeyinin eriskin normlariyla karsilastirilmasi ve çocugun simdiki becerilerinin belirlenmis bir isin yapilmasi veya özel bir aktivitede bulunabilmesi için gerekli olan beceriler ile karsilastirilmasini içermektedir.

Gelisimsel yeterliligin ölçülmesi zeka ölçümünde kullanilan kavramlara dayanir. Zekayi belirleyen faktörlerden kalitim ve çevreden hangisinin daha etkili oldugu konusunda tartismalar devam ettigi halde yeterliligin degerlendirilmesi böyle bir tartismaya girmeden daha kolay yapilabilir. Beceri degerlendirilmesi su varsayimlara dayanir: 1) çocuklar büyüdükçe daha karmasik ve zor isleri yerine getirebilirler 2) birbirlerine yakin yastaki çocuklar degerlendirildiginde, bir yastan öteki yasa geçiste görülen gelismeler arasinda bir benzerlik vardir. Bir çocugun nedensel düsünme, soyut düsünme, yargilama ve planlama gibi çesitli beceriler gerektiren islerde performansini degerlendirerek ve ayni yastaki diger çocuklarla karsilastirarak okul performansini tahmin etmek genellikle mümkün olur. Bu tür degerlendirmeler zeka bölümü çalismalarinin temelimi olusturur. Ayrica sosyal davranislarla ilgili olarak da ipuçlari verebilir.

Zeka ölçümleri bazi özellikleri olan genel yeterlilik ölçümleri olarak düsünülebilir. Bu özellikler bir çocugun herhangi bir çevrede karsilastigi sistematik olmayan ancak belli bir kültür için kabaca ayni düzeyde olan ögrenme olanaklari karsisinda ne ögrendigini belirleyebilmeyi hedefler. Böyle bir çevreye karsi karsiya gelmemesinin genisligini, derinligini, çesitliligini ve çocugun bu karsilasmalardan yarar saglamasi için gerekli yetenegi sinirlayan herhangi bir sey çocugun belli bir zaman diliminde basarabilecegi ögrenmeye sinirlama getirilir. Çevre ile sistematik biçimde karsi karsiya gelmeyi saglayacak ya da karsilasmanin genisligini, çesitliligini veya derinligini arttiracak herhangi bir sey potansiyel olarak ögrenmeyi de arttiracaktir.

Hem biyolojik, hem de psikolojik faktörler, çocugun genel deneyimlerinin büyüme ve gelisme etkisini arttirabilir ya da engelleyebilir. Çocugun genel gelisimsel veya zihinsel durumunun diger çocuklarla karsilastirilarak degerlendirilmesi çocugun performansinin kaynagini aydinlatmaya yetmez. Bu nedenle, bir zeka testinin çocugun her zamanki durumunu yansitip yansitmadigini anlamaya çalismakta yarar vardir. Bu arada, düsük bir puan elde edilmisse bu durumu açiklayacak baska bir bilginin olup olmadigini da anlamaya çalismak gerekir. Genellikle standart zeka testinin gelistirildigi kültürden olmayan çocuklarda geçmis yasanti farkliliklari düsük puan alinmasina yol açar. Ancak bu tür açiklamalar, zeka testlerinden elde edilen gelecekle ilgili tahmin degerlerini degistirmez.

Özgül bilissel yeterliligin gelismesi ile ilgili olarak tanimlanan çesitli gecikme ve eksiklikler vardir. Bunlarin genel yeterlilikteki eksikliklerle ilgili olabilir veya olmayabilir. Bunlarin en önemlileri okuma, yazma ve aritmetik gibi temel akademik becerileri kazanmaktaki basarisizliklarla yakindan ilgilidir. Yeterliliklerle ilgili özgül ölçümler genellikle sistematik yönergelerin verdigi alanlardaki(müzik dersi, aritmetik dersi gibi) basari ölçümlerinden elde edilir. Yine bu özgül alanlarda da biyolojik ve psikososyal faktörler (örnegin “müzik yetenegi” veya “matematik yetenegi”) beceri gelistirmesini arttirabilir yada gelismeyi engelleyebilir. Özgül alanlardaki basari durumunun göreceli ölçümleri zeka ölçümleri ile paralellik, çocugun beklenen basari düzeyleri arasindaki fark da gelismeyle ilgili sorunlari olan çocuklarin ayirici tanisinda anahtar rol oynar.

Geleneksel olarak gelisimin sosyal ve duygusal yönlerden degerlendirilmesi yeterliliginin ayri bir boyutu olarak kavramlastirilmamistir. Ancak giderek daha açik bir sekilde farkedilmemektedir ki sosyal ve duygusal gelismenin bazi yönlerini degerlendirebilmek için sosyal yeterlilik kavrami son derece önemlidir. Bu durum özellikle davranis ve sosyal etkilesim açilarindan dogrudur. Bunun empati, dikkatini baska bir konuya çevirebilme yetenegi, aktivite düzeyi ve saldirganlik gibi örneklerini yasla birlikte düzenli bir sekilde gelisen ve geleneksel anlamda bilissel gelisme diye tanimlanan bazi durumlardan vermek mümkündür.

BILISSEL ve SOSYAL YETERLILIGIN DEGERLENDIRILMESINDE GENEL PRENSIPLER…

Gelisimsel degerlendirme sirasinda göz önünde bulundurulmasi gereken veriler sunlardir: 1) Genel ve özel alanlarda çocugun bilissel ve sosyal yeterliligin düzeyini gösterecek veriler. 2) Etyolojik tani koymaya yarayacak veriler. 3) ele alma konusunda plan yapmaya yarayacak veriler. Genellikle toplanacak veriler ele alma ile ilgili planlari çesitli disiplinlerden olusan bir ekip yapar. Bu en uygun ve en etkin yoludur. Ekipte çocuk ekimine ek olarak genellikle psikolog, bir sosyal çalismaci, bir egitim uzmani ve birde konusma ve dil uzmani bulunur. Ayrica siklikla hemsirelik, fizik tedavi, ugrasi tedavisi, oftalmoloji, odyoloji, beslenme, dis hekimligi gibi konularin uzmanlarindan da yardim alinir. Böyle organize bir ekip söz konusu degilse temel saglik hizmeti veren hekim, benzer bir sonucu degisik alanlarin uzmanlarindan konsültasyon isteyerek saglanabilir. Ayrica okul personeli gibi baska kaynaklari da devreye sokabilir. Temel saglik hizmeti veren hekim baska kaynaklardan pek fazla yararlanmadan da ilk degerlendirmede gerekli olan bilgileri toplayabilir. Asagida diger uzmanlardan sinirli yardim gelmesi ya da bu destegin hiç olmamasi durumunda temel saglik hizmeti veren hekimin yararlanabilecegi anket ve tarama testleri hakkinda bilgi verilmektedir.

Öykü

A. Tibbi Öykü : Tibbi öykü çocugun merkezi sinir sisteminde hasar yapma olasiligi bulunan hamilelik (Dogumun baslamasi ve sonlanmasi) dönemlerinde odaklanmalidir. Örnegin hamilelik sirasinda ilaç yada isin alma durumu; yeni dogan döneminde enfeksiyon, asfiksi ve yüksek bilirubin düzeyi olmasi gibi. Daha sonra ortaya çikabilecek, merkezi sinir sistemi hasari yada yaralanmasi, gelisme geriligi yada kronolojik hastalik, hastaneye yatirilma veya kötü muamele gibi olaylar da çocugun okul çagindaki performansini önemli ölçüde etkileyebilir. Yeni dogan dönemine ait kayitlar genellikle önemli bir bilgi kaynagi olusturur. Çünkü bu kayitlarda ana babanin unuttugu ya da hiç haberdar olmadigi bilgileri bulmak mümkün olabilir. Ayrica son zamanlarda yapilan çalismalarda dogum belgelerindeki bilgilerden ailelerin psikososyal yapilari hakkinda bilgi edinmeye, böylece ileride gelisme ile ilgili karsilasilabilecek hakkinda risk degerlendirilmesi yapilmaya çalisilmaktadir.

B. Gelisimsel Öykü: Gelisimsel öyküde çocukluk çaginin belli kilometre taslarinin geçildigi yaslar özellikle de konusma ve dil gelisimi ile ilgili yaslar hakkinda bilgi edinilmesi gerekir. 18 aydan önce “anne”, “baba”, ”bay bay” gibi sözcükler disinda anlamli bir söz söyleyememe ve 24 aydan önce kisa cümlelerle konusamama halinin, özgül ögrenme bozuklugu ile birlikte oldugu gibi genel anlamda yavas ögrenme ve zihinsel özürlü olma ile birlikte görüldügü bildirilmektedir. Özellikle zihinsel özürlü degerlendirilmesinde olmak üzere motor becerilerini de gelismesi de önemlidir. Fakat serebral palsi ve nöromukuler hastalik gibi durumlarda da motor gelismede gelisme veya sapma olabilir. Çocugun uyku düzeni, asiri aglama ve asiri hareketlilik gibi mizaç sorunlari ve daha genel sorunlari hakkinda bilgi edinmek de yararli olacaktir.

C. Aile Öyküsü: Çocuk hakkinda alinan bilgilere ailenin diger breylerinde merkezi sinir sistemi hastaligi, zihinsel özürlülük hali, epilepsi, okul sorunu ya da özgül ögrenme bozuklugu gibi durumlar olup olmadigi da eklenmelidir. Annenin ayrintili biçimde alinmis hamilelik öyküsü, varsa ölü dogum, ölüm ve diger sorunlar hakkinda bilgide yararli olabilecektir.

D. Egitim ve Ögrenme Öyküsü: Okul öncesi çagi çocugu hakkinda rastgele bir ortamda karsilastiklarindan neler ögrenilebildigi konusunda alinan bilgi son derece degerli olabilir. Eger çocugun devam ettigi bir okul öncesi egitim varsa bu okul öncesi program hakkinda, çocugun diger çocuklarla ve ögretmenle olan iliskiler hakkinda bilgi edinilmesi gerekir. Genellikle ögretmenler çocugun performansi ve okul çevresindeki davranislari hakkinda çok iyi bilgi verebilirler. Bu tür degerlendirmeler, daha sonraki devrelerle ilgili olarak testlerden elde edilebilecek tahminler düzeyinde bilgi verebilir. Bu degerlendirme okul öncesi dönem için bile geçerlidir.

Çocuk okul yasina geldikten sonra egitimle ilgili alinacak öyküde derslerden alinan notlara, egitim konusunda yapilan özel degerlendirme ve siralamalara, akademik performansla ilgili diger ayrintilarla baska program aktivitelerine katilma durumuna mutlaka yer verilmelidir. Bu bilgilerin alinabilecegi bir psikolog yada bir egitim uzmani bulunmuyorsa temel agirlik hizmeti veren hekimin bu bilgileri elde etmek üzere dogrudan okul personeli ile baglanti kurulmasi gerekir. Çocugun okul çevresindeki performansi ve davranislari hakkinda saglikli bilgi almak için okul hemsiresi, ögretmeni, sosyal çalismaci ya da diger ilgilere telefonla olsun görüsebilmek gerekir. Ögretmenlerden alinacak belli ögrenme sorunlarina yönelik anketleri de içeren yazili raporlar oldukça önemli ipuçlari verebilir.

E. Psikososyal Öykü: Aile sorunlari ve ana baba özellikleri genellikle çocugun bilissel ve sosyal yeterliligin gelisiminde etkili olur. Ayrica alisilmisin disinda çikan davranislarin görülmesinde de etkili olmalari söz konusudur. Genellikle öfkeli, reddedici,ileri derece otoriter ana babalarin çocuklari en fazla etkilenirler. Bu çocuklar 1 yas dolayinda oldukça fazla basarili görünseler de 4 yas dolayinda giderek artan bir gerileme gözlenebilir. Oldukça otoriter tutum içindeki ana babanin egittigi çocuklar siklikla daha iyi görünür. Ancak bu ana baba kati bir otorite uygulamayip kesin bir tavirla ve vermek istedikleri mesajlari açik bir biçimde ifade ederek yol gösterirler ve kurallar koyarlarsa çocukta yasla orantili bir sekilde artan bir yeterlilik gelismesi görülür. Bakim ve terbiye konusunda fazla ilgili olmayan, çocuguna yeterli yakinligi göstermeyen, ceza verme konusunda asiri gevsek ya da ileri derecede sert olan veya çocuklarina uygun denetimi vermeyen ana babalarin çocuklarinda erken dönemlerde saldirgan davranislar görülebilir ve bu davranislarin adölesans ve yetiskinlik dönemine de uzanmasi söz konusu olabilir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: 0 RH -
Selime Seyil 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 5308726097

Çapa’da bulunan kan merkezine 0 rh(-) kan verebilecek kişilere  ihtiyaç vardır. Çevrenizde 0 rh(-) kan grubuna sahip kan verebilecek kimseler varsa benimle irtibata geçebilir. 05308726097

Tarih: 7/17/2018 1:49:40 AM
Feyzullah NEFES
  Aranan Kan: 0 RH -
MARMARA ÜNİ. PENDİK EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05384994527

TROMBOSİT KANA ACİL ihtiyac var

Tarih: 7/11/2018 6:38:10 AM
ayten kaya
  Aranan Kan: 0 RH +
marmara pendik egitim arastırma hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 507 863 85 08

bir yakınıma cok acil kan gerekıyor, 0+ yogun bakıma alındı lutfen yardımlarınızı beklıyorum

Tarih: 7/10/2018 9:08:33 AM
elif okşaş
  Aranan Kan: AB RH -
Ankara Gazi Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05455490556

Gazi hastanesinde yatmakta olan hastz için acil AB rh (-) kana ihtiyaç vardır. İletişim : 05455490556

Tarih: 7/10/2018 3:36:10 AM
Mert Söylemez
  Aranan Kan: 0 RH -
Okmeydanı devlet hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: +905535070347

Okmeydanı Devlet Hastanesi Onkoloji bölümünde yatan hastz Acil Ameliyata alınacaktır. 0 RH - kana ihtiyaç lazımdır.

Tarih: 7/9/2018 4:34:53 AM
Serhat Ayhan
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası