Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Sizofreni


Sizofreni saglik sorunlari arasinda en ön siralarda yer alan hastaliklardandir. Dünya nüfusunun yaklasik %1’ini etkiledigi ve hastalik belirtilerinin degisik derecelerde yasamboyu sürdügü düsünüldügünde sorunun önemi tüm berrakligi ile ortaya çikar. Sizofreninin trajik dogasi kisileri en üretken çaglarinda yakalamasidir. Hastalarin sosyal, mesleki, aile-içi iliskilerini son derece olumsuz biçimde etkilemesi sizofreniyi toplumsal ve ekonomik açidan bedeli en agir hastaliklar arasina sokmaktadir.

Sizofrenide Siklik ve Yayginlik: Çalismalar toplumda her 100 kisiden 1’inin sizofreniye tutulacagini göstermektedir. Hastaligin en sik ortaya çiktigi yas dönemleri erkekler için 15-25, kadinlar için 25-35’tir. Sizofreni çocuklarda ve ileri yaslarda ortaya çikabilmekteyse de 10 yasindan önce ve 50 yasindan sonra sizofreni baslangici son derece seyrektir. Hastalik dünya yüzünde tüm cografi bölgelerde, tüm sosyokültürel gelismislik düzeylerinde yaklasik ayni sikliklarda gözlenmektedir.

Sizofreninin Olus Nedenleri: Sizofreninin ortaya konabilmis, tek bir olus nedeninden söz edebilmek mümkün degildir. Günümüzde düsünülen, sizofreninin pek çok etkenden köken alan, bir hastaliklar kümesi oldugudur. Gerçekten de, yüzlerce sizofreni hastasi ele alindiginda bile birbirine tipatip benzedigi söylenebilecek iki-üç tanesini tespit etmek bile çok güçtür. Hastaligin olus nedenleri arasinda çesitli etkenler ön plana çikmis durumdadir: Ailesel yatkinlik yani kalitim, annenin gebelik sirasinda maruz kalmis olabilecegi enfeksiyonlar ya da zehirlenmeler, dogum sirasinda ortaya çikmis olabilecek zedelenmeler ya da bebegin oksijensiz kalmis olmasi, erken çocukluk döneminde çocugun yetistirilmesindeki olumsuz ana-baba tutumlari, ileri dönemlerdeki olumsuz sosyal kosullar ya da zedeleyici yasam olaylari en çok dikkate alinan olus nedenleri arasindadir. Tüm bu etkenlerden bir veya daha fazlasinin ortak etkilesiminin kisiyi sizofreniye yatkin bir birey haline getirdigi ve bu yatkinligin dogumdan itibaren tasindigi düsünülmektedir. Kalitimi ele aldigimizda son derece çarpici gerçeklerle karsilasiriz. Normalde toplumda sizofreniye yakalanma riski %1 iken, bu oran anababasindan biri sizofren olan çocukta 12 kat; hem annesi, hem babasi sizofren olan çocukta ise 40 kat artmaktadir. Sizofrenisi olan bireylerin birinci derece akrabalarinda sizofreni gelisme olasiligi normal topluma oranla 8 ila 10 kat daha fazladir. Tüm risk faktörleri bulunsa ve sizofreniye yatkinlik dogumdan itibaren tasinsa da bir grup kiside sizofreni yasamboyu belirti vermeden gizli kalabilmektedir. Ancak önemli bir grupta da evlenme, askere gitme, isten ayrilma, çok sevilen bir yakinin ölümü vb. gibi sarsici bir yasam olayini takiben hastalik tüm belirtileri ile ortaya çikabilmektedir. Bu durumu zaten dolu olan bardagin son birkaç damlanin eklenmesi ile tasmasi olarak düsünebiliriz.

Hastaligin Ortaya Çikisi: Sizofreni sinsi, yavas seyirli bir sekilde gelisebilmekte ya da ani, son derce gürültülü bir sekilde ortaya çikabilmektedir. Sinsi seyirde hastanin aylar, yillar içinde gitgide içe-kapandigi, çevresine karsi ilgisinin azaldigi, metafizik gibi tek yönlü ugraslara daldigi, gittikçe daha az yikandigi, temizligine, kisisel bakimina özensiz hale geldigi, odasindan hiç çikmamaya basladigi, adeta insan iliskilerinden kaçar hale geldigi, pek az konustugu, duygusal olarak soguklastigi ifade edilir. Ani, gürültülü baslayan sekilde ise birdenbire ortaya çikan çilginca, daginik davranislar; saçmasapan konusmalar; cümlelerde konu bütünlügünün saglanamamasi; tuhaf giyim tarzi; bir anda öfkelenip bagirip çagirma ya da nadiren de olsa saldirgan olabilme ya da kendine zarar verme gibi özellikler izlenir. Yavas, sinsi baslayan sizofreni genellikle ergenlik çaginda ortaya çikar. Bu hastalar hastalik öncesi dönemlerinde genellikle sessiz ve edilgen, az arkadasi olan, hayallere dalmayi seven, içedönük çocuklar olarak tanimlanirlar. Ergenlik ve erken eriskinlik dönemlerinde ise içine kapanik, toplumdan uzak yasayan, acayip ve alisilagelmisin disinda davranislar gösteren, sözlü iletisimde yetersizlikler gösteren, pek kendiliginden davranmayan, duygusal inis çikislarinda kisitliliklar gösteren kisiler olarak bilinirler.

Belirtiler: Sizofreni belirtilerini temel olarak iki grupta toplamak mümkündür. Bunlar pozitif ve negatif belirti gruplaridir. Pozitif belirtiler normal, saglikli bir bireyde bulunmamasi gereken, ancak sizofren bir hastada izlenen belirtilerdir. Bunlarin basinda sanri ya da hezeyan denen gerçekle bagdasmayan, ancak mantikli çaba ile degistirilemeyen yanlis inanislar gelir. Baskalari tarafindan takip edildigi, kendisine zarar verilecegi, televizyondan ya da radyodan mesajlar aldigi, hiç kimsede olmayan üstün niteliklere sahip oldugu, peygamberlik görevi üstlendigi, iç organlarinin çürüdügü, günesin dogmasina ve batmasina neden olduklari gibi inanislar sanrilara örnektir. Yine pozitif belirtiler arasinda hallüsinasyon adi verilen ortada hiçbir uyaran yokken sesler duyma, görüntüler görme, kokular hissetme gibi yasantilar sayilabilir. Acayip davranislar, tuhaf el ve yüz hareketleri, konusurken anlam bütünlügünü saglayamama ve saçmasapan konusma, tümüyle hareketsiz biçimde saatler boyu donakalma, ifade ettikleri konularla tümüyle zit bir sekilde duygulanma örnekleri gösterme diger pozitif belirtiler arsinda sayilabilir. Son derece üzüntü veren bir olayi anlatirken gülme ya da sebepsiz yere aglayip agitlar yakma uygunsuz duygulanim adi verilen bu duruma örnektir. Sizofren bir kisi ile karsilasan kisi onun duygu ve düsüncelerini anlamakta güçlük çektigini, onun düsünce yapisini yadirgadigini hissedebilir. Negatif belirtiler ise normal, saglikli bir bireyde bulunmasi beklenen, ancak sizofren hastada hastaligin dogasi geregi eksik kalan özelliklerdir. Sizofren hastalarin pekçogu adeta dis dünyaya kapilarini kapatmis gibidirler; kendi iç dünyalarinda çok fazla arkadaslik kurmadan yasama egilimi gösterebilirler. Toplumsal olaylara dikkatleri genelde azalmistir. Kisisel bakimlarina özenleri azalmis olabilir; örnegin pek az yikanabilir, giysilerini son derece seyrek degistirebilir, saç-sakal traslarina özensiz olabilirler. Bir eylemi baslatma, onu sürdürme ve sonuçlandirma, dikkatini bir konu üzerinde odaklama, enerjik hissetme, hayattan zevk alma, baska insanlara yakinlik duyabilme, yeni dostluklar kurabilme konularinda yetersiz kaldiklari çogu zaman gözlenebilir. Tüm bu olumsuz özellikler islerini, evliliklerini, sosyal yasantilarini olmasi gerektigi biçimde sürdürmelerine engel olabilir. Sizofren hastalarin hayatlarindaki yuva kuramama, bosanma, isten ayrilmak zorunda kalma gibi olaylar onlari ekonomik ve sosyal açidan daha kötü pozisyonlara sürükleyebilir. Sizofren hastalarin ortalama ömürleri normal nüfusa göre 10 yil kadar daha azdir; issizlik, evsizlik, alkol-made kullanma oranlari yüksektir. Hayatinin herhangi bir döneminde ciddi depresyon yasama riski sizofren bir hasta için %70 gibi son derece yüksek bir orandadir. Sizofren hastalarin yaklasik yarisi hayatlarinin herhangi bir döneminde intihar girisiminde bulunurlar ve ne yazik ki yaklasik 10 hastadan biri intihar sonucu kaybedilir. Sizofreninin bu son derece agir ve trajik dogasi hastaliga olabilecek en kisa sürede tani konmasini ve sorunun en etkin biçimde tedavisini gerektirir.

Tedavi ve Sonuçlar: Grup olarak “antipsikotik” adi verilen sizofreni ilaçlarindan ilki 1950 yilinda gelistirilmistir ve bu durum sizofreni tedavisine devrim getirmistir. Son yillarda çok daha etkin, yan etkileri çok daha az olan yeni antipsikotik ilaçlarin sentezi mümkün olmustur. Tüm antipsikotik ilaçlar “nörotransmitter” adi verilen beyin hormonlarinda iyilestirici düzenlemeleri yaparak sizofreninin hem negatif hem de pozitif belirtilerini ortadan kaldirabilmektedirler. Sizofrenide ilaç tedavileri psikoterapi adi verilen sözlü tedaviler ile bütünlestirildiginde en olumlu sonuçlari almak olasidir. Hastalarin üçte birinde hastalik hiçbir belirti kalmadan iyilesebilmektedir, büyük bir grup zaman zaman hafif zorlanmalarla birlikte aile-is-meslek-yasantisini basari ile sürdürebilmektedir. Sanssiz olan %10’luk grupta ise gittikçe bozulma ve hastaligin süreklilik kazanmasi söz konusu olabilmektedir. Hastayi oldugu gibi kabul edebilen, sorunlarini anlayis ve hosgörü ile karsilayan, ondan beklentilerini asagi çekebilen, asiri elestirici ya da özgürlügünü kisitlayici derecede koruyucu-kollayici-müdahaleci olmayan aile yapisi sizofreni tedavisinde hekimin en büyük yardimcisidir.

Dr. Serhat IPEKÇI - Ruh Sagligi ve Hastaliklari Uzmani - Burdur Devlet Hastanesi
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası