Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Bagisiklik ve Bagisiklik Çesitleri


I. Insanda Savunma ve Bagisiklik

Insan içinde yasadigi ortamda hastalik yapici organizmalarla(bakteri, mantar, virüs, birhücreli ve asalaklar) her an karsi karsiyadir. Bu mikroorganizmalarin vücuda girmesi çesitli yollarla engellenir:

- Agiz yoluyla giren mikroorganizmalar mide asitleriyle parçalanir.

- Deri, mikroorganizmalarin vücuda girmesini engeller. Ayrica ter ve yag salgilari da pek çok mikroba karsi antimikrobik etki yapar.

- Solunum yoluyla alinan mikroorganizmalar soluk borusundaki mukusla birlesip sillerin hareketi sayesinde öksürükle atilir ya da yutaga kadar getirilip sindirim kanalina geçer.

- Gözyasi içinde lizozimin denen antiseptik madde bulunur.

- Mukoza tabakalarinda gezici ve sabit makrofaj hücreleri ile lökositler bulunur.

Eger hastalik yapici mikroorganizmalar, bu koruyucu yapilari asip vücuda girerse bir dirençle karsilasir. Bunlara karsi insanda var olan koruma ve savunma yetenegine bagisiklik, bagisikligi olusturan yapilarin hepsine de bagisiklik (immün) sistemi adi verilir. Bagisiklik sistemini inceleyen biyoloji dalina ise immünoloji denir. Bagisiklik sisteminin hastalik etkenlerine verdigi cevaplar çok farkli olabilir. Bu cevaplar, organizmayi enfekte eden mikroorganizmalarin yok edilmesi ve zehir etkisi gösteren maddenin etkisiz duruma getirilmesi gibi degisik sekillerde olabilir.

II. Bagisikligin Tarihçesi

Hastaliklarda korunma konusunda, XV. yüzyilda Çinlilerin çiçek hastaligina karsi koruma saglamak için, hastalardaki çiçek yaralarinin kurutulup toz haline getirilmis kabuklarini burunlarina çektikleri bilinmektedir. Ancak, çiçek hastaligi döküntülerinin bu biçimde kullanilmasi, bazen koruyuculuk bir yana, hastaliga tutulmaya neden olabilir. Bagisiklik tedavisi, yani bagisiklik tepkilerinden yararlanilarak tedavi yöntemi, Edward Jenner’in ve Louis Pasteur’ün asilama çalismalarindan sonra ortaya çikmistir. Edward Jenner, inek çiçegi hastaligina yakalananlarin çok ender olarak insan çiçegine tutulduklarini gözlemlemis ve 1796’da küçük bir erkek çocuguna önce ilimli dozda inek çiçegi mikrobu, daha sonra da insan çiçegi mikrobu vermis, inek çiçegi virüsleriyle uyarilan bagisiklik sisteminin, insan çiçegine karsi da bedeni savundugunu belirlemistir. Louis Pasteur de 1879’da, uzun süre bekletilmis tavuk kolerasi kültürünün tavuklarda hastalik yapma gücünü önemli ölçüde yitirdigini, bekletilmis kültürle asilanan tavuklarin, taze bakteri kültürüyle de hastalanmadiklarini bulmustur. Zayiflatilmis ya da ölü bakterilerden, o mikroplarin yol açtigi hastaliga karsi direnç kazandirmasi amaciyla hazirlana ürüne asi, bunun bedene verilmesine ise asilama denir. Asilama kolera, difteri, kizamik, kabakulak, bogmaca, kuduz, tetanos, tifo, sarihumma ve çocuk felci gibi hastaliklara karsi uygulanir.

Jenner ve Pasteur’ün bu öncü çalismalarindan sonra, Paul Ehrlich, beden sivilariyla ilgili bagisiklik kavramini öne sürmüs (kuram, bagisikligi saglayan ana etkenlerin, hücrelerin üreterek kana salgiladiklari kimyasal maddeler, yani antikorlar olduklari düsüncesine dayaniyordu), Elie Metchnicoff da hücresel bagisiklik kuramini gelistirmistir (bu kurama göre, bedenin artik ürünlerini temizlemekle görevli akyuvarlar olan fagositler, yabanci maddeleri arayip bulurlar ve hastalik etkeni organizmaya karsi bedeni koruyan temel savunma sistemini olustururlar). Günümüzde her iki kuram da dogrulanmistir.

III. Bagisiklik Sistemini Olusturan Yapilar

Bagisiklik sisteminin organlari lenfoid dokulu organlardir. Bu organlar dalak, lenf dügümleri, bademcik, kirmizi kemik iligi, timüs bezi, karaciger ve bagirsaklardaki peyer plaklaridir.

a) Dalak: Dalak, karin boslugunun sol üst tarafinda, diyaframin altinda bulunan, yaklasik 200 gram agirliginda bir organdir. Dalagin orta yüzü üzerinde, kan damarlarinin girip çiktigi göbek (hilum) bulunur. Dalagin doku yapisinda; kan yapici özel bag dokusu (lenfoid), lenfoblast, lenfosit, retikulum hücreleri ve ince retiküler teller bulunur. Dalagin çevresi ise lenf dügümlerinde oldugu gibi ince bir zarla çevrilmistir. Dalagin asil görevi; kani süzmek, lenfosit ve monosit üretmektir. Makrofajlari vasitasiyla yasli ve ölü alyuvarlari, kan pulcuklari ve mikroplari parçalar. Ayrica kan bakiminda zengin oldugu için, gerektiginde depo ettigi kani dolasima verir. Kanda bulunan antijenlere tepki olarak, vücut savunmasi için lenfosit üretir. Dogum öncesi karacigerle birlikte kan da üretir. Dalak, hayatin devami için zorunlu bir organ degildir; ameliyatla alinmasi durumunda, islevleri diger lenfoid organlar tarafindan da gerçeklestirildiginden canli yasamaya devam eder.

b) Lenf Dügümleri: Dügümlerin etrafi, bag dokusundan yapilmis bir kapsülle çevrilmistir. Bu kapsülden dügüm içine uzantilar girer; uzantilarin arasi, retiküler doku denilen özel bir doku çesidi ile doludur. Bu dokuda lenfoblastlar, lenfositler ve retiküler doku telleri bulunur. Lenf dügümleri, hem kan yapici, hem de savunma isini gören organlardir. Dügümlerin içine giren mikroplar tutulur. Bu esnada dügümler sertlesir ve büyür; elle yoklanabilir hale gelir. Vücutta koltuk alti, kasik, çene alti, boyun, dirsek ve gögüs bölgelerinde bol bulunur.

c) Bademcikler: Bademcikler, yutak duvarina gömülmüs stratejik öneme sahip yapilardir. Lenf sivisi, bademciklerin içerisinde bulunan lenf damarlarindan boyun ve çene alti dügümlerine dogru akar. Bu esnada lenf damarlarinin duvarlarindan lenfositler salgilanir. Solunum ve sindirim sistemi vasitasiyla vücuda girebilen mikroplar, buradan salgilanan lenfositler tarafindan temizlenir. Aksi halde bu mikroplarin ciddi enfeksiyonlar olusturma tehlikesi vardir. Herhangi bir enfeksiyon durumunda bademcikler iltihaplanirlar.

d) Kirmizi Kemik Iligi: Kirmizi kemik iligi, agsi doku hücrelerinden ve çok sik bulunan kilcal damarlardan olusur. Kirmizi kemik iliginde bulunan retiküler hücrelerle, karacigerin yildiz seklindeki kupfer hücreleri, Retikula - Endoteliyal Sistemi olusturur. Bu sistem depo etmek, fagositoz yapmak ve antikor çikarmak suretiyle, vücudu zararli maddelere karsi korur. Toksik ve mekanik etkilerle uyarilan retikulum hücrelerinden histiyositler ya da makrofajlar amipsi hareketlerle uyarilan yerlere giderek burada mikroorganizmalari fagositoz ederler.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: AB RH +
ANKARA TOBB ETÜ HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 5432921579

15.11.2019 Cuma günü ameliyat olacak babam için iki ünite AB RH+ kana ihtiyacımız var. Gönüllü kan verebilecek kişilerin iletişime geçmelerini rica ediyorum.

Tarih: 11/12/2019 1:15:21 AM
Buket Nur Palabıyık
  Aranan Kan: 0 RH -
Antalya Medikal Park Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05333819859

Bebek hastaya acil LÜTFEN DESTEK VERELİM. 0 RH NEGATİF TROMBOSİT İHTİYACI VARDIR.

Tarih: 11/7/2019 3:47:48 PM
Dönmez Ailesi
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege Üniversitesi Hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05453276137

Lütfen destek. 0 Rh- negatif Sağolun.

Tarih: 10/29/2019 7:02:15 AM
Hanım Hanım
  Aranan Kan: 0 RH +
Bahçelievler Medikalpark Hastanesi 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05332510231

Destek olalım. Acildir. SAĞOLUN. 0 Rh POZİTİF TROMBOSİT

Tarih: 10/22/2019 7:45:37 AM
Orhan Bafralı
  Aranan Kan: A RH +
Altunizade Acıbadem Kit Bölümü 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05326140733

Her gün kan ihtiyacı var. A RH POZİTİF TROMBOSİT Sağolun

Tarih: 10/11/2019 3:22:00 AM
Didem Hanım
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası