Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

Dogum Sonu Döneme Uyum ve Degerlendirme




KLINIK

Dogum sonrasi depresyon , dogumdan sonraki 2.-3. haftadan sonra olgularin çogunda ilk 6 hafta içinde sinsice baslar, baslangiç dogumdan sonraki bir hatta iki yila uzayabilir. Klinik tablo hafif depresif duygu durumdan melankoliye kadar degisebilir. Siklikla bedensel yakinmalar özellikle asiri yorgunluk vardir. Hastalarda bebeklerini yeterince sevmedikleriyle ya da bebegin beslenmesiyle, uykusuyla ilgili endiseler , bebege siddet uygulamayla ilgili obsesyonel tarzda düsünceler, özkiyim düsünceleri, konsantrasyon güçlügü, bellek zayifligi,agir anksiyete , panik ataklar, kendiliginden aglamalar, istahsizlik, uykusuzluk yakinmalari olur. Belirtiler 500 dogumda bir ve ilk dogum yapanlarda daha sik görülüp, siklikla yeni dogan bebekle iliskilidir. Çogu kadin mutlu olmalari gerekirken çökkün duygulara sahip olduklari için suçluluk duyarlar. Belirtilerini ve çocuga yönelik olumsuz duygularini tartismak istemezler.

Dogum sonrasi depresyonun bulgulari dogum yapmayan kadinlardaki depresyondan farkli degildir, ancak normal involüsyonel fenomenden (kilo kaybi, uykusuzluk vb.) ya da dogum sonrasindaki ilk günlerde %50-80 siklikla görülen annelik hüznünden ayirt edilmesi güç olabilir. Dogum sonrasi depresyonu dogum sonrasi hüzünden ayirmak için yapilan bir çalismada; istah degisikligi, yorgunluk, uyku bozuklugu, cinsel isteksizlik gibi belirtilerin dogum sonrasi hüzünde de görülebildigi; suçluluk duygulari, duygu durumun baskilanmasi, aktivitelere ilginin azligi, , çocugun bakiminda güçlükler, kendine güven azligi, konsantrasyon güçlügü ve intihar düsünceleri sadece depresyonda görülmektedir. Bununla birlikte dogum sonrasi depresyonda ailesine karsi sevgisizlik ve bebegine karsi zit duygular daha ön plandadir.

ETYOLOJI

1-Biyolojik Göstergeler: Gonadal steroid hormonlarin düsüsü ile karamsarligin ortaya çikisi arasinda yakin iliskinin olmasi, nedensel bir iliskinin olabilecegini düsündürmüstür. Daha önce dogum sonu depresyon saptanan kadinlarin gonadal steroidlerin duygu durum stabilitesini bozucu etkilerine karsi duyarli olduklarina dair dolayli bir kanit elde edilmistir.

2-Genetik: Her ikisi de dogum yapmis 838 ikiz kardesin dahil edildigi bir Avusturalya çalismasinda postpartum depresif belirtilerdeki varyansin %38, depresyonun ise %25 oraninda genetik etmenlerle açiklanacagi saptanmistir.

3-Bagisikli Sistemi: Meen ve arkadaslari dogum sonrasi dönemdeki 91 kadinda ve gebe olmayan 22 kadindan olusan kontrol grubunda enflamatuar yanit sistemi markerlari kullanarak erken dogum sonu duygu durumu degerlendirmislerdir. Dogum sonu 1.ve 3. günlerde antienflamatuar kapasitedeki azalmayla anksiyete belirtileri arasinda bir iliski oldugu saptanmistir. Clara hücre proteini (immunsupresif) dogum sonu depresif kadinlarda düsük bulunmustur.

4-Nörotransmitter Sistemleri: Tetrahidrobiyopterin; fenilalaninin tirozine dönüsmesinde, tirozin ve triptofanin hidroksilasyonunda önemlidir. Bu maddeler serotonin, NE, dopamin üretiminde önemlidir. Depresif hastalarda tetrahidrobiyopterin artar. Bununla birlikte çalismalarda dogum sonu 7. günde triptofan, methiyonin, folat, tirozin, vit.B12 düsük saptanir. Serum kolesterol düzeyleri gebelikte yükselmekte ve dogumu izleyen günlerde azalmaktadir. Bu hizli düsüsün dogum sonu ilk dört günde depresif duygudurum ile iliskili oldugu saptanmistir. Ancak bu konudaki çalismalar çeliskilidir.

5-Psikososyal etmenler: psikoanalitik kuram dogum sonrasi depresyonda bagimsiz kendiligin kaybi üzerinde durmaktadir. Dogum sonrasi yogun ambivalans ve kayip duygusu yasarlar.

Nicolson ; çocuk sahibi olmanin kadin için bir kazanç olmakla birlikte, vücut imajinda degisme, entelektüel yetilerde kayip algisi , meslege iliskin beklentilerin kaybi gibi degisikliklerin yasandigina dikkat çeker.

Brown; 11 yasindan önce anne kaybi, üç ya da daha fazla çocuk sahibi olma, yakin iliskilerinin olmamasi ve kadinin bir mesleginin olmamasinin önemli oldugunu vurgular.

DOGUM SONRASI DEPRESYONLU ANNELERIN ÇOCUKLARI

Dogum sonrasi depresyon saptanan annenin bebegine zarar verme riskini degerlendirmek son derece önemlidir. Depresif annelerin %41’inin bebeklerine zarar vermeye yönelik düsünceler tasidiklari rapor edilmistir. Rapor edilenlerin yarisi geçici düsünceler düzeyinde kalirken , %21 tekrarlayan düsünceler seklindedir. Bu düsünceleri sorgulamak gereklidir. Obsesyonel düsüncelerle de sik karsilasilir. Bunlar kontrol etme obsesyonu ile iliskilidir ve agresif bir yapi gösterir.

Dogum sonrasi depresyon saptanan kadinlarin bebeklerinin bilissel ve duygusal gelisimlerinin olumsuz yönde etkilendigi günümüzde belgelenmistir. Sinclar ve Murray tarafindan çocuklarin okul çagina geldigi dönemde yapilan degerlendirme sonucunda daha fazla davranis bozuklugu gösterdikleri, bu etkinin düsük sosyal sinifa ait ailelerin erkek çocuklarinda daha belirgin oldugu ortaya çikmistir. Ayni çocuklarin yaratici oyunlar yerine basit fiziksel oyunlari seçtigi, oyunda diger çocuklardan gelen sosyal girisimlere olumsuz yanit verdigi belirlenmistir. Dogum sonrasi depresyonun çocuklarin uyum yetenegi üzerine olumsuz etkiler yaptigi bilinmekle birlikte, genel popülasyonda saptanan davranis çesitliligi göz önüne alindiginda bu etkilerin boyutlarinin oldukça küçük oldugu hatirlanmalidir.

TEDAVI

Kadinda dogum sonrasi depresyon tanisi konulunca; bireysel ya da aile psikoterapisi, farmakolojik tedavi ve sosyal servislerin desteginden yararlanilabilir. Ayni zamanda planlanmamis gebelikler ya da issizlik gibi risk etkenleri aile planlamasi yöntemleri ya da is olanaklarinin saglanmasi ile azaltilabilir.

Pek çok doktor gebe ya da süt veren kadinlara psikotropik ilaçlar yazmak konusunda kararsiz kalmaktadir. Fetusa ve bebege dogrudan bir zarar gelmesini engellemek düsüncesiyle olayin önlem boyutunu abartarak yanilgiya düsme egilimi vardir. Bu egilim annenin tam tedavi alamamasina neden olmaktadir.

Wisner ve arkadaslari 1993 yilindan bu yana yayinlanmis 4 arastirmayi incelemisler.

Bu arastirmalar gebelik boyunca antidepresan ilaç kullanan anne ve bebekleri, antidepresan ilaç kullanmayan grupla karsilastirilmistir. Buna göre trisiklik antidepresan ve SSRI alanlarda fetüsde ölüm riskini arttirdigina ya da dogum defektlerine yol açtigi yönünde delil yoktur. Ancak bu ilaçlarin dogum agirligi üzerine olan etkilerine dikkat etmek gerekir.

Gebeligin ilk 3 ayinda fluoksetin kullanan 367 kadini içeren incelemede bu ilacin teratöjenik olmadigi yorumu yapilmistir. Yoshida ve arkadaslari zamaninda dogan saglikli bebeklerin TSAD kullanimindan olumsuz etkilenmedigini, SSRI grubu ilaçlar hakkinda az bilgi bulunmasina ragmen caydirici tavir almamak gerektigini savunmuslardir. Ilaç tedavisinden saglanan yararlarin zararlardan daha agir bastigi yolundaki kanitlar artmaktadir.

Hafif depresyonda tedavi psikoterapi ve özellikle destekleyici yaklasim agirliklidir. Annenin egitilmesi ve aile desteginin saglanmasi önemlidir. Vejetatif belirtiler için antidepresan ilaçlar yararli olabilir.

Major depresyonda EKT’nin kullanilmasi önerilir.

Geçmiste affektif epizod geçiren kadinlarin dogumdan sonra proflaktik lityum ya da antidepresan ilaç almalari önerilmektedir. Emzirme döneminde lityum kontrendikedir ve TSAD lar dikkatli kullanilmalidir. Atak sirasinda anne bebek iliskisini en yüksek düzeye çikaracak, anne bebek için tehlikeyi en aza indirecek sekilde düzenlenmelidir.

DOGUM SONRASI PSIKOZ

Dogum sonrasi psikoz, dogum yaptiktan sonra 3-4 hafta içinde çogunlukla baslar. Daha erken ortaya çikmasi etyopatogenezde ani hormon degisiklikleri ve aile öyküsünün yüklü olusu gibi organik faktörlerin öncelikli oldugunu düsündürür. Postpartum depresyonda ise bu tür organik etkenlerin yaninda çocuk dogurmanin psikolojik ve bireysel anlamina iliskin psikolojik faktörler ve psisik uyum süreçleri önemlidir. Bozukluga yakalananlarin çogunda daha önce psikiyatrik hastalik tanimlanmazken, olasiligin en yüksek oldugu grup; bipolar bozukluk öyküsü olanlar, daha önce dogum sonrasi psikiyatrik bozukluk geçirmis kisiler ve ailede dogum sonrasi psikiyatrik bozukluk öyküsü bulunanlardir. Bozukluk tüm gebeliklerin % 0,1-0,2’sinde ortaya çikar, sonraki dogumlarda yineleme riski 1/3 oldugu bildirilmektedir.

Dogum sonrasi psikozda östrojenlerin MSS de dopaminerjik geçisi etkiledigi gösterilmistir. Dogumdan sonra bunlarin hizla düsmesi, predispoze kadinlarda psikoz ataklarindan sorumlu olabilecegi görüsü vardir.

Manik belirtiler siktir. Tipik belirtiler arasinda ajitasyon, huzursuzluk ve öforinin de gözlendigi oynak duygu durum, uyuyamama, aglama nöbetleri, konfüzyon sayilabilir. Belirtileri bebekle ilgilidir.

Tedavi uygulanmayanlarin %10 kadarinda özkiyim ve bebegini öldürme görülür. Obsesyonlar siktir ve genelde bebegini öldürme veya zarar verme dürtüsü çevresinde odaklanir.

TEDAVI

Dogum sonrasi psikotik olan kadinlar bebeklerine zarar vermek isteyebilirler. Bu nedenle hastaneden kaçmalarini veya ani öfkelenmelerini önlemek gereklidir. Organik incelemeleri tam olarak yapilmalidir. Aile terapisi verilebilir. EKT tek basina ya da antipsikotik ilaçlarla birlikte uygulanabilir. Ilaç tedavisi sirasinda emzirme yasaklanmalidir. Ajitasyon için yüksek güçlü bir antipsikotik verilebilir. Haloperidol kullanimi siktir.

Bipolar bozuklugu olan kadinlarda dogum sonrasi psikoz sikligi yüksek oldugu için, son 3 ayda ya da dogumdan sonra lityum proflaksisi düsünülebilir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
  Aranan Kan: AB RH -
ankara özel etimed hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05535258594

ankara özel etimed hastanesin de yatmakta olan hastz için acil kan aranıyor

Tarih: 8/5/2018 11:51:17 PM
destegül taş
  Aranan Kan: 0 RH -
Selime Seyil 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 5308726097

Çapa’da bulunan kan merkezine 0 rh(-) kan verebilecek kişilere  ihtiyaç vardır. Çevrenizde 0 rh(-) kan grubuna sahip kan verebilecek kimseler varsa benimle irtibata geçebilir. 05308726097

Tarih: 7/17/2018 1:49:40 AM
Feyzullah NEFES
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası