Bu İçeriği Paylaş
7 Haziran 2014 Cumartesi

Diyabetik retinopati gözünüzü tehdit etmesin!

Kan şekerinde yaşanan ani yükseliş veya düşüşler, gözün sinir tabakasını zedeleyerek diyabetik retinopati hastalığına sebep olabiliyor.


Göze uygulanacak girişimler, kişiye ve göze ait faktörler dikkate alınarak belirleniyor. Erken tedavi edilmezse retinopatinin ciddi görme kayıplarına yol açtığını söyleyen Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuğrul Altan diyabet teşhisi konan hastaları hiçbir şikayetleri olmasa dahi her yıl göz muayenesi olmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Doç. Dr. Tuğrul Altan göz kusurlarının düzeltilmesi, lazer operasyonları ve retinopati hakkında bilgi verdi.
 
Diyabet; 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri. Şehir yaşamının getirdiği sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve yaşam süresinin uzaması diyabet sıklığında beklenenden daha da hızlı bir artışa neden oluyor.
 
Tedavi çeşitlilik gösteriyor
 
Diyabetik retinopatinin tedavisinde lazer fotokoagülasyon uzun yıllar altın standart olarak kabul edildi. Lazer tedavisi aslında ışık enerjisi kullanarak sinir tabakasını yakma işlemi. bu işlem görme kaybı riskini yarıya indiriyor ve etkisi genellikle kalıcı oluyor. Fakat sinir tabakasında oluşturulan etkiye bağlı olarak bir miktar fonksiyonel kayıp kaçınılmaz oluyor. Diyabetik makula ödeminde 2002 yılından itibaren kortizonlu ilaçların göz içine uygulanmasıyla tedavide önemli bir aşama kaydedildi. Bu ilaçlarla lazerle elde edilemeyen görme artışları sağlanıyor. Ancak katarakt gelişimi, göz tansiyonundaki artışlar gibi ciddi yan etkilerin ortaya çıkması ilacın etkinliğini sınırlandırıyor.
 
Yeni tedavilerin yan etkisi daha düşük
 
Tedavi seçeneklerine bir yenisi daha eklendi: Bu, damar büyüme faktörü karşıtı olan bir antikordur (Anti-VEGF). Bunun göz içine enjeksiyonuyla daha yüksek görme kazanımları ve korunması elde edilirken yan etkileri de kortizona göre çok daha az olmaktadır. Yakın zamanlarda yan etkisi daha düşük, etki süresi daha uzun göz içi kortizonların da piyasaya çıkmasıyla tedavi seçenekleri daha da artmıştır. Tedavi seçiminin yapılmasında muayene ve tetkik sonuçları olduğu kadar kişinin genel sağlık durumu, geçirmiş olduğu göz ameliyatları, daha önceki tedaviler gibi faktörler de etkilidir.
 

 
Bu içerik 3554 defa okundu.
* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
Üye Bilgi

  

Günün Diger Manşetleri
Çene ağrılarını hafife almayın Çene ağrılarını hafife almayın.. Çene ekleminde uzun yıllar ağrı, ses, tıkırtı ve sabah baş ağrısı çeken pek çok ..
ÇOCUKLARDA ALERJİK EGZAMA UYKUSUZLUĞA NEDEN OLABİLİR! ÇOCUKLARDA ALERJİK EGZAMA UYKUSUZLU.. Alerji, bir maddeye bireyin teması ile vücudunun anormal duyarlılık göstermesidi..
Çocuğum Hiperaktif' Deyip Geçmeyin Çocuğum Hiperaktif' Deyip Geçmeyin.. Uzman Psikolog Gani Eser Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) konu..