Bu İçeriği Paylaş
5 Şubat 2015 Perşembe

Kansere karşı reçete: İdeal kilo, sağlıklı beslenme, hareket

Günlük yaşantımızda yapacağımız birkaç küçük değişiklikle kansere karşı büyük kazanımlar elde edebiliriz. Genetik, çevresel ve kişisel birçok faktör çağın korkulu hastalığına zemin hazırlarken, yine de bazı kurallara dikkat ederek kendimizi önemli öl


Sağlıklı beslenme ve hareketsizlikten kaçınmak bu kuralların başında gelir. Kanserden korunmada tüm kanser otoritelerinin önerisi "ideal kilo + sebze ve meyveden zengin beslen + hareketli ol" olarak özetlenebilir. Çağın en büyük tehditlerinden biri olan obezite de kansere zemin hazırlar. Kilomuzu ideal kiloda tutmakta giderek daha başarısız oluyoruz. Ya enerji harcamaktan vazgeçtik ya da harcadığımızdan fazla yemeye başladık. Her iki durumda da sonuç fazla kilo. Günümüzde evde hazırlanıp yenen yemek sayısının da giderek azalması da tehlike yaratıyor.
 
Dışarıda yemek yağ ve kaloriyi artırır!
 
Ev yemekleri yerine dışarıda yenilen yemekler günlük yağ tüketimini ve kalori alımını artırır. Bu da hem obeziteye neden olması hem de fazla yağ tüketiminin kanserin oluşumunu hızlandırması nedeni ile tehlike oluşturur. İşlenmiş etlerde bulunan bazı koruyucu maddeler, kızartılmış besinler ve antioksidanlardan zayıf beslenme de kanser riskini artırıcı etki yapar. Özellikle çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanması için ailelerin üzerine çok büyük sorumluluk düşer. Evde beslenme alışkanlığının oluşturulması, kahvaltı etme, sebze ve meyve tüketiminin rutin olarak yapılması için evde yemek yapılması ve tüketilmesi çok önemli. Çalışan anne babaların bu açıdan işi zor. Akşamları dışarıdan hazır yemek tüketmek yerine evde yapılan yemekleri yemek, sebze ve kuru baklagilleri daha çok pişirmeye çalışmak, çocukların okul menülerini inceleyip eksiklikleri evde yapılacak öğün düzenlemeleri ile gidermek, fırsat buldukça ailece hareket etmeye çalışmak hem kendimizi hem de çocuklarımızı sağlıklı hale getirmek için atmamız gereken önemli adımlardan.
 
Kansere karşı beslenmenin püf noktaları
 
Kanserden korunmak için; tek tip beslenmekten kaçınarak her gün her besin grubundan tüketmek, karbonhidrat alımına dikkat etmek, et ağırlıklı beslenmemek, her gün en az 2 porsiyon sebze ve 2-3 porsiyon meyve tüketmek, yemeklerde yağı kısıtlamak, zeytinyağı kullanmak, düzenli beslenmek, beyaz un ve beyaz ekmekten kaçınarak tam buğday, tahıllı ve çavdara yönelmek, kuru baklagilleri eksik etmemek, işlenmiş et- tuz- kızartma ve şekerden kaçınmak, yoğurt ve kefir gibi probiyotik özelliği bulunan besinlerden tüketmek önemli.
 
Teknoloji önemli risk faktörü!
 
Teknolojideki baş döndürücü gelişme ise, hem cihazların yaydığı radyasyon hem de kişileri ekran karşısına bağlayarak hareket gerektiren aktivitelerden uzaklaştırması dolayısıyla önemli risk faktörü. Oysa ki hayatımızda küçük değişiklikler bile yaptığımızda daha fazla enerji harcayıp kilo alımını yavaşlatabiliriz. Örneğin her gün 1 saat TV seyretmek yerine 1 saat ayakta kaldığımızda 2 kg yağ kaybını sağlayabiliriz. Ya da hareketsiz bir hayata 20 dakikalık tempolu yürüyüşler eklediğimizde 1 yılın sonunda 5-6 kg yağ kaybedebiliriz. Hareketsizlikten en çok etkilenen kanserler sırasıyla kolorektal kanserler, akciğer kanseri, meme kanseri ve prostat kanseridir. ABD’de hareketsizlik ile kolon kanseri miktarı yüzde 22 oranında arttığı tahmin ediliyor. Hareketsizlik tek başına kanser oluşumunu tetiklemesinin yanı sıra obeziteye de neden olduğu için ikinci bir yönden daha kansere davet çıkarır. Çünkü dünyada hareketsizlik nedeni ile 20 yılda obez sayısı 3 kat arttı. Bu da hareketsizlik nedeni ile oluşan kanser sayısını daha da arttırıyor.
 
Hareket ve düzenli egzersiz şart!
 
İşe gidip gelirken en azından belli bir mesafesini yürümeye çalışmak, aracı uzak bir yere park edip yürümek, toplu taşıma araçlarını kullanmak, asansör yerine merdiven inip çıkmak, haftada en azından 3 gün yarım saatlik düzenli ve tempolu yürüyüş yapmak da çok önemli. Sağlıklı yaşam alışkanlığı kanser ortaya çıktıktan sonra da kişiye önemli kazanımlar sağlar. Kanser ortaya çıktıktan sonra da aynı hassasiyeti göstermek gerekir. Çünkü kanser tedavisi sırasında birçok sağlam doku da kemoterapi veya radyoterapi nedeni ile hasar görür. Bu hasarı en aza indirgemek ve iyileşme sürecini hızlandırmak için de sağlıklı beslenmek ve hareket şarttır. Egzersiz hem mutluluk hormonu salgılanmasını artırır hem de ağrı kesici özellik taşır.

 
Bu içerik 4023 defa okundu.
* Bu işlemi gerçekleştirebilmek için Üye Girişi yapmanız gerekli!
Yorum Yazın
 
İlgili diğer içerikler
Üye Bilgi

  

Günün Diger Manşetleri
Çene ağrılarını hafife almayın Çene ağrılarını hafife almayın.. Çene ekleminde uzun yıllar ağrı, ses, tıkırtı ve sabah baş ağrısı çeken pek çok ..
ÇOCUKLARDA ALERJİK EGZAMA UYKUSUZLUĞA NEDEN OLABİLİR! ÇOCUKLARDA ALERJİK EGZAMA UYKUSUZLU.. Alerji, bir maddeye bireyin teması ile vücudunun anormal duyarlılık göstermesidi..
Çocuğum Hiperaktif' Deyip Geçmeyin Çocuğum Hiperaktif' Deyip Geçmeyin.. Uzman Psikolog Gani Eser Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) konu..